Kadınların Belleği Dizisi – 2 Yayınları

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, 2010 yılında 20. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, kadın tarihi üzerine çalışan ve eski harfli Türkçe bilmeyen araştırmacılar için Osmanlı Dönemi kadın dergilerini tanıtmak amacıyla, kişiler ve kurumların da desteğiyle “Kadınların Belleği Dizisi Çeviri Yazım Projesi”ni başlatmıştı. Bu proje kapsamında 8 dergi çeviri yazımı yapılarak yayımlandı.

2020’de 30. yaşını kutlamaya hazırlanan Vakıf, “Kadınların Belleği Dizisi 2- 30. Yıl Projesi”yle bir önceki projeden kalan 32 derginin çeviri yazımının yapılması için 2017’de çalışmaları başlattı. Gönüllü ve özverili çalışan bir ekiple ilerleyen projenin ilk yayınları Libra Kitap’tan çıktı.

Bu projeye değerli zamanlarını ayıran gönüllü çeviri yazımcılara ve yayımcı Libra Kitap’a teşekkür ederiz.

Kadınların Belleği Dizisi – 2 Yayınları 

Basım Yılı: 2019

Yayına Hazırlayan: Birsen Talay Keşoğlu

Çeviri Yazım: Birsen Talay Keşoğlu, Mustafa Keşoğlu

Yayıncı: Libra Kitapçılık ve Yayıncılık

ISBN: 978-605-2380-95-6

Yayın Hakkında: “Dergi, 1916 yılında faaliyete başlayan Bilgi Yurdu Dershanesi’nin yayın organı olarak 1917 yılında yayımlanmaya başlamıştır. 1918 yılına kadar 1,5 yıl süreyle yayın hayatına devam eden dergi, Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı için yenilgiyle sonuçlanmasından sonra yayınına son vermiştir. Bilgi Yurdu Dershanesi, Osmanlı İmparatorluğu içinde ilk özel kadın dershanesidir. Hedefi ise kadınları okur yazar hale getirmek, meslek sahibi yapmak ve ayrıca sağlıklı, eğitimli, topluma faydalı nesiller yetiştirecek anneler yaratmaktır.”

Kitabın “Giriş” bölümünden alınmıştır. (s. 14)

Basım Yılı: 2019

Yayına Hazırlayan: Birsen Talay Keşoğlu

Çeviri Yazım: Aylin Doğan, Feray Coşkun, Tarık Demir, Semih Evciman

Yayıncı: Libra Kitapçılık ve Yayıncılık

ISBN: 978-605-7884-00-8

Yayın Hakkında: “Firuze, 1924 yılında yayınlanmıştır. Başyazarlığını Muazzez Yusuf’un yaptığı dergiye Osmanlı kadın hareketinde yer alan kadınlar da yazılarıyla destek vermiştir. Ahmet Haşim Bey’in kadınlarla ilgi bir beyanının yarattığı tartışma ise dönemin atmosferini, kadınların üstesinden gelmek zorunda oldukları meseleleri göz önüne sermektedir.

Ev Hocası, 1923 yılında Ahmed Edip tarafından yayınlanmıştır ve derginin hedef kitlesi “az çok tahsil görmüş aileler ve eğitimine devam etmekte olan gençler”dir. Ahmed Edip, Türk Kadını ve Bilgi Yurdu Işığı dergilerinin de hem yazarı hem de sorumlu müdürüdür ve bu dergilerin tümünde bilimsel olma ve bilimsel verileri kadınlara, gençlere ulaştırmak gibi çok net bir amaç vardır.

Kadınlık Hayatı 1913 yılında yayımlanmıştır. Derginin sahibi ve sorumlu müdürü Emine Seher Ali Hanım’dır. Emine Seher Hanım, Kadınlar Dünyası dergisinin de baş yazarlarındandır. Bu dergi aracılığıyla kadınların taleplerini özgürce ifade edeceği bir mecra yaratmak istediklerini belirtmiştir.

İnsaniyet dergisi, 1882-1883 yılları arasında kadınlara yönelik olarak çıkarılmış aylık bir dergidir. İnsanlığın yarısının kadın olduğu ön kabulüyle çıkan bu dergi, kadının insan olup olmadığı tartışmalarını da bir kenara koymak için alan açmıştır. Ancak Mahmut Celalettin Bey derginin amacını açıklarken, “Muhadderata” yani Müslüman kadınlara hizmeti amaç edindiklerini de ifade etmiştir.

Erkekler Dünyası dergisi 1914 yılında tek sayı olarak, Mevlanzade Rıfat tarafından yayınlanmıştır. Mevlanzade Rıfat Kadınlar Dünyası dergisini yayınlayan Ulviye Mevlan’ın eşidir; Meşrutiyet yanlısıdır ancak 1908’de çıkarttığı Serbesti gazetesi ile İttihat ve Terakki’ye karşı ciddi bir muhalefet yürütmüştür. 1914 Osmanlı için bir dönüm noktasıdır ve modernleşme çabalarının oldukça yoğun yaşandığı döneme tekabül eder. Kadınların toplumsal yaşamın her alanında yer almasını sağlamadan modernleşmek imkânsızdır ve bu hedef doğrultusunda erkekleri de bu amaç etrafında toplamak için büyük çaba sarf edilmektedir.

Bu dergilerin tümünde görücü usulü evlilik, kadınların eğitim hakkının darlığı, toplumsal yaşamdaki kısıtlılıkları eleştirilerek, daha geniş haklar talep edilmiş ve bu engelleri aşmak için de dergiler yayınlanmış, dernekler kurulmuştur. Bu dergilerde bazen çok bazen az ama mutlaka erkeklerin seslerini de duyarız ancak çoğunda, bu erkek seslere yanıt vermeye, eşit hak mücadelelerini savunmaya çalışan kadınları daha yüksek tonla aynı anda duyarız. Erkek sesler, bir yandan kadının modernleşmesini ister ama bir yandan da bu özgürlük hareketinin “ifrata” kaçacağının ve kontrol edilemeyeceğinin korkusunu aynı anda yaşar.”

Kitabın “Giriş” bölümünden alınmıştır. (s.12)