Arşivlik / Sayı 3

Kimlik, İktidar ve Beden Politikası Olarak Saç / Nevval Sevindi 

Kadın saçının tarihsel ve kültürel yolculuğunu konu alan Kadın Saçı belgeselinin Pera Müzesi ilk gösteriminden.

Saç gerek sosyal ve kültürel gerek ideolojik açıdan birçok disiplin içinde ele alınmış, hayata dair tüm bağlamlarıyla da birçok sanat yapıtında hem malzeme hem de içerik olarak değerlendirilmiştir. Sosyolojik açıdan saçla ilişkilendirilen sembollerin ve sembolik eylemlerin toplumdan topluma çok sayıda anlamı bulunmaktadır ,kültürel geniş bir anlam dünyası var.

Kadınsılık için uzun saçların kesilmemesi, saçların örtülmesi, sevilen birinin kaybında yaşanan derin üzüntünün ya da dünyevi zevklerden feragat etmenin dışavurumu olarak saçların kesilmesi, kazınması gibi eylemler insanın ait olduğu kültürün  yansımalarıdır. Bu insanın dünyadaki yeriyle ilgili  ve başın da sembolik anlamıyla değerlendirilir.. Birçok toplumda baş, kutsaldır. Başa yüklenen kutsallığın nedeni ruhun başta yer aldığı inancıdır. Bu inanıştan dolayı baştaki saçlar da bir o kadar önemli ve kutsaldır. Bazı inanışlarda başın orta yeri ruhun çıkış noktasıdır.

Sosyal statü, rol ve sınıf farklılığının fark edilir olması saçta yapılan gösterişli modeller, aksesuarlar ve peruklarla sağlanmıştır. Peruk  kullanımı estetik kaygılardan çok temizlik için bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Peruğun kökeni İlkçağ’da Mısır medeniyetine  dayandırılır. O dönemin yıkanma alışkanlıkları ve suya erişim koşulları düşünüldüğünde saçların yıkanamamasından kaynaklanan hastalıklara davetiye çıkarması kaçınılmazdır. Saçta oluşacak olası hastalıkların önüne geçmek için Mısırlılar -Firavun ve eşleri de dâhil- saçlarını kazıtıp üstüne peruk takmışlardır. Aynı şekilde Avrupa’da 16. yüzyılda ortaya çıkan frengi salgını nedeniyle saçlarda bakteri oluşumu ve buna bağlı olarak saçın dökülmesi Avrupalıları, saçlarını kazıyıp peruk takmaya mecbur bırakmıştır.

Dünya üzerinde genel itibariyle saç, özellikle de uzun saç, kadın ile özdeşleştirilmiş ve kadının bir süs unsuru olarak görülmüştür. Saçın uzun, kısa, örgülü, perçemli  çeşitli halleri kadının medeni halinin de tezahürü olarak hayata geçmiştir.

Kadın saçının tarihsel ve kültürel yolculuğunu konu alan Kadın Saçı belgeselinin Pera Müzesi ilk gösteriminden.

Eski Türk toplumlarında kadınların ve erkeklerin saçlarının uzun olduğu tarihî kaynaklardan anlaşılmakta ve saç uzunluğunun güç ile eş değer görüldüğü, eski dönemlerde toplum hayatı içerisinde saça önem verildiği anlaşılmaktadır. En eski Türk inanışlarından Şamanizm’e göre saç canlıdır ve içerisinde bir ruh taşımaktadır. Ayrıca Şamanizm’in uygulayıcıları olan Şamanlar da uzun saçlıdır ve inanışa göre uzun saç onlara güç vermektedir. İlk şamanların kadın olduğu da bilinir.

Şamanizmin yanı sıra en eski Türk inanışlarından olan, her şeyde bir ruh olduğu inanışına dayanan iye inanışında da özellikle kötü ruhların saç tasvirleri dikkat çekicidir.

Cumhuriyet dönemi ile birlikte  Batı ülkelerinin saç modası geçerli olmuştur. Sosyal alanda saç şekillerinin kadın ve erkek hakkında (ön)yargılara neden olduğu ve bu (ön)yargıların tersine çevrilerek bazı dönemlerde görünür olma, farkındalık yaratma, karşı eylem ve söylemlerde bulunma  amacıyla protesto aracına dönüştüğü görülmektedir. Modern dönemin protesto eylemlerinde de saç önemli rol oynar.

Kadın saçının tarihsel ve kültürel yolculuğunu konu alan Kadın Saçı belgeselinin Pera Müzesi ilk gösteriminden.

“Saç” Belgeseline Dair

Bu genel  girişte altını  çizdiğim gibi saç antropolojik ve sosyolojik bir  semboldür. Kültürel olduğu kadar politik sembol de olmuştur.  Devlet zorbalığına karşı hippilerin uzun saçlı erkekleri, Rusya’da ve Almanya’da Dazlaklar,  türban ve peruk ilişkisi ve Türkiye’deki çekişme örneklenebilir. Bu geniş konuda Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Genel Kurul üyesi, senarist ve yazar Tülin Tankut  “Saç” belgeselini yaptı. Yapımcılığını da üstlendiği  belgeseli  Kadın Eserleri Kütüphanesi’nin 35. Yılına armağan etti. Uzun yıllardır birlikte çalıştığım değerli  üyemiz, gönüllümüz Tülin Tankut yönetmen Ozan Turgut ile birlikte çalışarak zor bir konuyu ekrana taşıdı.  Galası da Pera Müzesi Odatoryumu’nda  yapıldı. Kalabalık seyirci topluluğundan ilgi gören “Saç” belgeseli  feminist bakış açısıyla işlenmiş. Toplumsal Cinsiyet eşitliği ile demokrasi arasındaki bağın da üzerinde duran belgesel  bir saat sürüyor.

Kimliğin önemli unsuru  saç, bir çok alanda ele alınmış.  Sağlık,moda,kültür ve  sanat gibi alanlardan örneklerle saç belgeseli  geniş bir yelpazede geziniyor. Peruk  başörtüsü ilşkisine de tarafsız değinen bir tanık konuşması yanısıra kanser hastalığının sonucu olarak saçı dökülen kadınlarda kimlik kaybı, depresyon yaşamalarına da dokunan belgeselde kanser kadın saçı ilişkisi güncel bir çok hasta ve hasta yakınının ilgisini de çekti. Kadınların sağlıklarıyla birlikte saçlarını yitirmeleri kadın kimliğine de darbe vurmaktadır. Bu nedenle terk edilen eşler var. Kanser tedavisi gören kadınlar peruk kullanarak  günlük hayatlarına devam etmektedirler.  Yani saç sağlık dahil bir çok alanda kimlikle ilişkilidir. Toplumun yargıları da bu yöndedir. “Saçını süpürge” eden kadın imgesi  ve sözü kadının kendinden vazgeçmesi, hak hukuk gözetmeden “kurban” rolü benimsemesi olarak kabul görmüştür.  “Saçı uzun aklı kısa” da bu çerçevede değerlendirilebilir. Almanlarda da kızlar için aptal demek için ““kaz gibi” diye bir deyim vardır örneğin.

Saçları uzun Medusa da yılan saçlı yani kötü ruh olarak temsil edilir. Kadınların  Batı dünyasında cadı olarak damgalanmaları ve yakılmaları da bu  önyargılarla ilişkilidir. Ayni zamanda  otoriter erkek sistemi ve kontrolcü devlet  yanına Kiliseyi alarak bir çok kadının ölmesine neden olmuştur. Saç belgeselini izlerseniz ufuk açıcı bir çok çağrışıma ulaşırsınız. Saç konusu birçok sanat yapıtında başrol oynamaya aday bir  biyolojik  yapı. Başımızın üstünde yeri var yani…..

TÜLİN TANKUT KİMDİR?

Kimya mühendisliği eğitimi alan Tankut, 1982’den beri yazıyor. İlk oyunu “Kız Doğdu” 1993’de, 2006’da “Rüya” adlı oyunu sahnelendi. 1993’de Kültür Bakanlığı Sinema Eleştirisi ödülünü aldı.

 

Künye: Nevval Sevindi, “Kimlik, İktidar ve Beden Politikası Olarak Saç”, Arşivlik, sy. 3 (Aralık 2025), https://kadineserleri.org/kimlik-iktidar-ve-beden-politikasi-olarak-sac/



Arşivlik Dijital Bülteni, Marjinal Portel Novelli katkılarıyla hazırlanmaktadır.