Kadınlar Dünyası: Yeniden – Bir Arşivle Karşılaşmak ve Onunla Diyalog Kurmak / Gülce Esin Yavaş – Gizem Demir
Kadınlar Dünyası: Yeniden projesi, bir dergiyi yeniden tasarlama fikrinden çok, bir arşivle kurulan karşılaşmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Çıkış noktamız oldukça basit ama güçlü bir soruydu: Eğer Osmanlı döneminde yayımlanan Kadınlar Dünyası bugün var olsaydı, nasıl görünür, nasıl konuşur ve kimlere seslenirdi?
Bu sorunun peşinden giderken yolumuz Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’na düştü. Burada derginin orijinal sayılarını inceleme fırsatı bulduk. Sayfalar arasında ilerledikçe yalnızca tarihsel bir yayını değil, kadınların kendi seslerini duyurabilmek için yarattıkları bir kamusal alanı keşfettiğimizi fark ettik. Arşiv, bizim için geçmişi saklayan durağan bir depo olmaktan çok, bugüne konuşmaya devam eden canlı bir hafıza alanına dönüştü.
Araştırma sürecimiz boyunca derginin farklı sayılarını detaylı biçimde taradık, metinlerin çevirilerini yaptık ve yayın politikası, dili, görsel tercihleri ve ele aldığı konular üzerine çalıştık. Ancak amacımız geçmişi birebir yeniden üretmek değildi. Bunun yerine, derginin taşıdığı ruhu ve temel yaklaşımı günümüze taşımaya çalıştık. Bu nedenle tarihsel içerikleri yalnızca incelemekle kalmadık; ulaştığımız bazı kadın üreticilerle de paylaştık. Özellikle ilgi alanları ve üretim pratikleri doğrultusunda seçtiğimiz metinleri onlara göndererek geçmişteki yazıların yeni üretimler için ilham kaynağı olmasını amaçladık. Ortaya çıkan içeriklerin bir kısmı bu tarihsel metinlerle kurulan ilişkinin sonucunda şekillenirken, bir kısmı tamamen güncel ve özgün üretimlerden oluştu. Bu diyaloğun görünür olması adına, derginin çeşitli noktalarında orijinal Kadınlar Dünyası sayılarından alıntılara ve referanslara da yer verdik.
Projenin en önemli kararlarından biri, katkıda bulunacak kadınlara içerik konusunda mümkün olduğunca geniş bir özgürlük alanı tanımaktı. Katılımcıları belirli temalar ya da üretim biçimleriyle sınırlandırmak istemedik. Bunun sonucunda yazı, şiir, illüstrasyon, fotoğraf, araştırma, kişisel anlatı ve farklı disiplinlerden çok çeşitli içerikler bir araya geldi. Bu çeşitlilik tasarım sürecinde yeni bir soruyu beraberinde getirdi: Böylesine farklı üretimleri ortak bir yayın çatısı altında nasıl bir araya getirebilirdik?
Bu noktada içerikleri kısıtlamak yerine kategorize etmeyi tercih ettik. Dergiyi okunabilirliği artırmak, editoryal bir akış oluşturmak ve farklı üretimler arasında anlamlı ilişkiler kurabilmek adına üç ana bölüme ayırdık. Bu bölümler, içeriklerin birbirleriyle kurdukları bağlar ve üretim biçimleri dikkate alınarak oluşturuldu. Böylece her işin kendine ait bir alan bulabilmesi, hiçbir üretimin diğerinin önüne geçmemesi ve tüm katkıların eşit görünürlük kazanması hedeflendi. Sayfa tasarımlarında da aynı yaklaşım benimsendi; her katılımcının üretimine mümkün olduğunca eşit alan açmaya özen gösterildi.
Görsel dilin oluşumunda ise arşiv araştırması belirleyici oldu. Orijinal Kadınlar Dünyası sayılarında karşılaştığımız motifler, süsleme öğeleri, sayfa yapıları ve illüstrasyon anlayışı bizim için önemli referans noktalarıydı. Ancak bunları doğrudan tekrar etmek yerine, çağdaş bir editoryal tasarım dili içinde yeniden yorumlamayı tercih ettik. Geçmişten gelen görsel izler, güncel tipografik sistemler ve modern sayfa düzenleriyle bir araya gelerek hem tarihsel kökenini hissettiren hem de günümüz okuyucusuna hitap eden bir görsel yapı oluşturdu.
Bu süreç boyunca peşine düştüğümüz izler yalnızca estetik değildi. Bir yayının nasıl konuştuğu, kimlere alan açtığı, hangi sesleri görünür kıldığı ve nasıl bir topluluk yarattığı da tasarım kararlarının merkezinde yer aldı. Bu nedenle proje boyunca tasarım, yalnızca biçimsel bir düzenleme aracı değil; araştırmanın, yorumlamanın ve yeniden düşünmenin bir yöntemi olarak ele alındı.
Bugün geriye dönüp baktığımızda Kadınlar Dünyası: Yeniden, bizim için bir derginin yeniden tasarlanmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu çalışma, arşivlerin yalnızca geçmişi koruyan yapılar olmadığını; yeni üretimlerin, yeni karşılaşmaların ve yeni diyalogların başlangıç noktası olabileceğini gösterdi. Arşivle kurduğumuz bu ilişki sayesinde geçmişe yalnızca bakmadık; onu dinledik, onunla konuştuk ve bıraktığı yerden yeni sözler üretmeye çalıştık.
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Mezuniyet Projesi
Kadınlar Dünyası: Yeniden Projesi Ekibinden
Gülce Esin Yavaş
Gizem Demir
Künye: Gülce Esin Yavaş – Gizem Demir, “Kadınlar Dünyası: Yeniden – Bir Arşivle Karşılaşmak ve Onunla Diyalog Kurmak”, Arşivlik, sy. 5 (Temmuz2026), https://kadineserleri.org/kadinlar-dunyasi-yeniden-bir-arsivle-karsilasmak-ve-onunla-diyalog-kurmak/




