Hashtagler de Arşivlenir: Feminist Mücadelenin Dijital Hafızası
Kadın Eserleri Kütüphanesi, dijital feminist aktivizmin izlerini görünür kılmak için Hashtag Belleğini erişime açtı. İlk aşamada 40 hashtag yayında; yeni kayıtlar düzenli aralıklarla eklenecek.
Her bir kayıtta başlatıcı olay, tarih, yer, dil, konu başlıkları, ilgili terimler, açıklayıcı not, katılımcı kurumlar, medya yansımaları, kültürel izler ve kaynaklar yer alıyor. Böylece hashtag’ler yalnızca bir etiket değil, toplumsal hafızanın dijital kaydı olarak ele alınıyor.
Hashtag Belleği, belirli dönemlerde hangi meselelerin toplumsal hareket, ivme yarattığını görmeyi sağlıyor; araştırmacılar, gazeteciler ve aktivistler için güvenilir, atıf verilebilir bir başvuru alanı sunuyor. 2010’lardan itibaren sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla hashtag kullanımı hem direniş diline hem de dijital hafıza mekânına dönüştü. #ÖzgecanAslan, #KadınaŞiddeteHayır, #ŞuleÇetİçinAdalet, #EmineBulut gibi etiketler kamuoyu takibini diri tutarken; #KıyafetimeKarışma, #İstanbulSözleşmesiYaşatır ve #TransCinayetleriPolitiktir toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kültürel ve politik boyutlarını görünür kıldı. Uluslararası düzeyde #MeToo’nun yerelleşmesi de bu köprüyü güçlendirdi.
Bu bellek, dijital hafızayı korumayı; geçmişin izlerini silinmeden aktarmayı ve geleceğin yol haritalarını çizen dinamik bir kaynak olmayı hedefliyor…
Hashtag önerileri ve güncellemeleri için katkılarınızı bekliyoruz.
Katkı vermek / öneri göndermek için: kadineserleri@gmail.com
Hashtag Katalogları
Kod: HB_001
Başlık / Etiket: #İstanbulSözleşmesiYaşatır
Başlatıcı Olay: Türkiye’nin 6251 sayılı Kanunla onayladığı İstanbul Sözleşmesi’nden, 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla ve 20 Mart 2021’de Resmî Gazete’de duyurularak çekilmesi üzerine ortaya çıkmıştır.
Tarih ve Yer: 20 Mart 2021, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadına Yönelik Şiddet, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Hukuki Koruma Mekanizmaları, Siyasi Müdahale
İlgili Terimler: İstanbul Sözleşmesi, Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet, 6284 Sayılı Kanun, Feminist Gece Yürüyüşü, Kadın Cinayetleri, LGBTİ+ Hakları
Açıklayıcı Not: İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ve 2011’de İstanbul’da imzaya açılan kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadeleye ilişkin uluslararası bir sözleşmedir. Türkiye, ilk imzacı ülke olmasına rağmen 2021’de sözleşmeden çekilmiştir. Bu karar, birçok kesim tarafından kadınların, çocukların, yaşlıların, engellilerin ve LGBTİ+ bireylerin yasal koruma mekanizmalarının zayıflatılması olarak değerlendirilmiştir. Kararın ardından geniş katılımlı toplumsal tepkiler organize edilmiş, barolar ve sivil toplum kuruluşları hukuki girişimlerde bulunmuştur. Ulusal ve uluslararası birçok siyasi figür, sanatçı ve kurum bu çekilmeye karşı açıklamalar yapmıştır. Slogan hâlen kullanılmakta ve toplumsal bellekte yerini korumaktadır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Koalisyonu, Kadın Dayanışma Vakfı, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), KAMER Vakfı, Kadın Hakları Merkezi (İstanbul Barosu), Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, TİHV – Türkiye İnsan Hakları Vakfı, KADEM – Kadın ve Demokrasi Derneği (sözleşmeden çekilme sürecinde karşı görüşlü paydaş olarak), Amnesty International Türkiye, İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, EŞİTİZ – Eşitlik İzleme Kadın Grubu, Çatlak Zemin Kolektifi, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Kadın Savunma Ağı, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Kadın Emeği Kolektifi, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Kaos GL, 17+ Kadın Koalisyonu, Kadın Örgütleri Platformu, Baroların Kadın Hakları Merkezleri (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Diyarbakır), Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu.
Medya Yansımaları: Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış; Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, Sözcü ve FOX Haber gibi mecralarda eleştirel haberlerle; A Haber, Sabah, Yeni Şafak ve TRT Haber gibi medya kuruluşlarında ise destekleyici içeriklerle yer bulmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Söz konusu karar sonrası birçok şehirde “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” ifadeleri duvar yazılarına, afişlere ve sanatsal üretimlere konu olmuştur. Sosyal medya kampanyaları, sanat performansları, tiyatro oyunları, müzik ve illüstrasyonlarla tepkiler kültürel hafızaya kazınmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/aciklamalar/2958/o-karar-geri-cekilecek-istanbul-sozlesmesi-yasatir-ulkenin-tum-meydanlari-bizimdir
- EŞİK: https://esikplatform.net/istanbul-sozlesmesi/
- Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı: https://morcati.org.tr/genel/istanbul-sozlesmesi-bilgi-notu/
- Bianet: https://bianet.org/haber/istanbul-sozlesmesi-neden-yasatir-241270
- T24: https://t24.com.tr/yazarlar/riza-turmen/istanbul-sozlesmesi-danistay-karari-ve-sonrasi,36106
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/istanbul-sozlesmesi/
- İstanbul Sözleşmesi:https://istanbulsozlesmesi.org/sozlesmenin-tam-metni/
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/kadinlar-isyanda-istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz
Kod: HB_002
Başlık / Etiket: #KadınCinayetleriPolitiktir
Başlatıcı Olay: Kadın cinayetlerindeki artış ve cezai yaptırımların yetersizliği nedeniyle 2000’li yılların sonlarından itibaren feminist hareketin kamuoyuna taşıdığı politik bir itiraz olarak ortaya çıkmıştır.
Tarih ve Yer: 2000’ler, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetlerinin Yapısal Nedenleri, Cezasızlık Politikaları, Yargı Pratikleri ve İndirim Uygulamaları, Feminist Hareketin Söylemleri, Medyada Temsil Biçimleri, Erkek Şiddeti, Ataerkil Kültür.
İlgili Terimler: Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Ataerki / Patriyarka, Cezasızlık, İyi Hal İndirimi, Tahrik İndirimi, Fail Odaklı Yargı, Koruma Kararı / 6284 Sayılı Yasa, Femicide (Kadın Kırımı), İstanbul Sözleşmesi, Özneleşme / Kadın Öznesi, Yargı Pratiği / Adalet Sistemi, Politik Şiddet, Mağduru Suçlama (Victim Blaming).
Açıklayıcı Not: “Kadın cinayetleri politiktir” ifadesi, kadınlara yönelik öldürme vakalarının yalnızca bireysel veya tesadüfi suçlar olmadığını, toplumsal cinsiyet rolleri, ataerkil yapı ve kurumsal yetersizlikler gibi sistematik etkenlerle ilişkili olduğunu ifade eder. Bu cinayetler, çoğu zaman daha önce şiddet geçmişi bulunan failler tarafından, kadının korunma talebine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı durumlarda meydana gelir. Yargı süreçlerinde uygulanan iyi hal veya tahrik indirimleri ile devletin koruma sorumluluğunun eksikliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sürdürülmesine katkı sağlamaktadır. Bu söylem, faile odaklanan yaklaşımlar yerine, yapısal koşulları ve kurumsal ihmalleri sorgulayan bir perspektif sunar. Bu çerçevede, kadın cinayetleri yalnızca bireysel suçlar değil, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin bir yansıması olarak değerlendirilir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Savunma Ağı, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kaos GL, SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Kadın Emeği Kolektifi, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Amnesty International Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Avrupa Konseyi GREVIO Sekretaryası, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Kadınlar Birlikte Mücadele, yerel kadın platformları (İzmir, Ankara, Mersin, Adana, Diyarbakır, Antalya), üniversite toplulukları, LGBTİ+ örgütleri, bağımsız kadın grupları, mahalle dayanışma inisiyatifleri, sanatçılar, sendikalar, gazeteciler, hukukçular, öğrenciler, şiddet mağdurlarının aileleri ve yakınları, bağımsız medya ve kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri ve genç feministler, genel halk (yurttaş katılımı ve çevrimiçi dayanışma ağı).
Medya Yansımaları: Kadın cinayetleri, çeşitli medya organlarında düzenli olarak haberleştirilmekle birlikte, olaylar sıklıkla bireysel ilişkiler veya kişisel gerekçeler çerçevesinde sunulmuştur. Bu yaklaşım, cinayetlerin toplumsal ve yapısal yönlerinin görünürlüğünü sınırlayabilmektedir. Ana akım medya bazı durumlarda faile dair bilgileri arka plana atarken, mağdurun özel yaşamına dair ayrıntıları öne çıkarabilmektedir. Buna karşılık, bağımsız medya kuruluşları ve kadın gazeteciler, kadın cinayetlerini toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kurumsal yetersizlik bağlamında ele alan içerikler üretmiş; bu yolla kamusal tartışmaya katkı sunmuşlardır. Sosyal medya, #KadınCinayetleriPolitiktir etiketiyle organize olan dijital eylemler aracılığıyla adalet taleplerinin yaygınlaşmasında etkili olmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: “Kadın cinayetleri politiktir” sloganı, sanat ve kültür alanında da güçlü biçimde yer bulmuştur. Stencil duvar yazıları, afişler, dövizler, belgeseller, tiyatro oyunları ve sosyal medya içerikleriyle cinayetlere karşı toplumsal hafıza oluşturulmuştur. Özgecan, Emine Bulut, Pınar Gültekin gibi isimler sanatsal temsilin bir parçası hâline gelmiş; bu üretimler hem anma hem politik itiraz aracı olmuştur. Kültürel alanlar ve araçlar, kadınların sesini estetikle ve direnişle görünür kılmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XKadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: https://www.kadincinayetlerinidurduracagiz.net/hakkimizda
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu/
- Le Monde Diplomatique Türkçe: https://www.lmdturkce.com.tr/2024/10/gundem/kadin-cinayetlerinin-politik-gercekligi/
- KESK: https://kesk.org.tr/2024/10/07/kadin-cinayetleri-munferit-degil-politiktir/
- Evrensel: https://www.evrensel.net/haber/531051/kadin-cinayetleri-politiktir
- Vesaire: https://vesaire.press/kadin-cinayetleri-neden-politiktir/
- Genel-İş: https://www.genel-is.org.tr/kadin-cinayetleri-politiktir%2C2%2C48193
- DergiPark: https://dergipark.org.tr/en/pub/spcd/issue/21091/227141
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/kadin-cinayetleri/
- Vikipedi: https://en.wikipedia.org/wiki/Femi
Kod: HB_003
Başlık / Etiket: #8MartDünyaKadınlarGünü, #8 Mart, #8M
Başlatıcı Olay: #8MartDünyaKadınlarGünü, #8 Mart ve #8M kökeni 1857 yılında New York’ta tekstil işçisi kadınların çalışma koşullarına karşı başlattığı direnişe dayanan, 1910’da Clara Zetkin’in önerisiyle resmileşmiş ve 1977’de BM tarafından tanınmış uluslararası bir mücadele günüdür. Türkiye’de ise özellikle 1980’ler sonrası feminist hareketin yükselişiyle birlikte, 8 Mart sokakların ve meydanların kolektif hafızasında güçlü bir direniş alanı olarak yer edinmiştir.
Tarih ve Yer: 2010’lar, Türkiye Geneli (Kökeni: 1857, New York, ABD)
Dil: İngilizce, Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Emeği Direnişi, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Kamusal Alan Mücadelesi, Devlet Şiddeti Karşıtlığı, Patriyarka Eleştirisi, Hak Gaspı Protestosu, Direniş Estetiği Üretimi, Dayanışma Sloganları, Politik Görünürlük Arayışı.
İlgili Terimler: 8 Mart Gece Yürüyüşü, Feminist Hat, Kadın Grevi, Mor İsyan, Öz Savunma Hakkı, Patriyarka Karşıtı Mücadele, Kadın Emeği, Görünmeyen Emek, Kolektif Eylem.
Açıklayıcı Not: #8MartDünyaKadınlarGünü, kadın hareketi açısından yalnızca yıldönümlerinde kutlanan bir tarih değil; toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklere karşı sokakta, dijitalde ve örgütlü mücadelede buluşulan politik bir alandır. Feminist hareketin Türkiye’deki en görünür ve kalabalık mobilizasyonlarından biri olan 8 Mart Gece Yürüyüşü, İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenir ve yıllar içinde çeşitli yasaklamalara rağmen kadınların kolektif iradesiyle sürdürülür. Her yıl farklı talepler etrafında örgütlenen bu yürüyüşlerde taşınan dövizler, sloganlar ve eylem biçimleri feminist kültürel belleğin bir parçasına dönüşür. Etiket, yıllar boyunca feminist hareketin sürekliliğini dijital ortamda kayıt altına alan ve yeni katılımcılarla buluşmasını sağlayan önemli bir araç işlevi görmüştür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Koalisyonu, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, KEİG – Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi, KAMER Vakfı, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Savunma Ağı, Mor Dayanışma, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Kadın Emeği Kolektifi, Lambdaİstanbul, Kaos GL, SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, TMMOB Kadın Çalışmaları Grubu, Baroların Kadın Hakları Merkezleri (İstanbul, Ankara, İzmir vb.), Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Amnesty International Türkiye, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), belediyelerin kadın birimleri, üniversite toplulukları, sendikalar, meslek örgütleri, bağımsız kadın grupları, şiddet mağdurlarının aileleri ve yakınları, bağımsız medya ve kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri ve genç feministler.
Medya Yansımaları: #8MartDünyaKadınlarGünü, özellikle Türkiye’deki feminist hareketin en görünür hale geldiği tarihlerden biri olarak basında her yıl geniş yer bulmuştur. Özellikle 8 Mart Gece Yürüyüşleri, hem kitleselliği hem de yasaklamalara rağmen sürdürülen ısrarı nedeniyle haberlerde sıkça vurgulanır. 2019, 2020 ve 2021 yıllarında İstanbul’daki yürüyüşlerin polis müdahalesiyle engellenmeye çalışılması, ana akım medyada kısa, bağımsız mecralarda ise ayrıntılı şekilde yer bulmuştur.Bağımsız platformlar yürüyüş öncesi yapılan çağrıları, eylemde taşınan pankartları ve katılımcıların karşılaştığı engellemeleri belgeleyerek kadın hareketinin görünürlüğüne katkı sunmuştur. Ayrıca sosyal medyada canlı yayınlanan yürüyüşler ve feminist grupların anlık paylaşımları, dijital medya üzerinde etiketin yüksek görünürlük kazanmasını sağlamıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #8MartDünyaKadınlarGünü hashtag’i, feminist hareketin kolektif hafızasında estetik ve politik açıdan zengin birçok ifade biçimiyle yer bulmuştur. İstanbul’daki Gece Yürüyüşleri, bu kültürel alanın en sembolik örneklerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle dövizlerde kullanılan yaratıcı sloganlar (“Geceleri de sokakları da terk etmiyoruz”, “Aşk da özgürlük de bizim”, “Hayatlarımızdan da haklarımızdan da vazgeçmiyoruz”) feminist hareketin hem mizahi hem politik dilini temsil eder.
Mor ağırlıklı kostümler, pankartlar, dans ve ritim grupları gibi unsurlar, yalnızca mesajı değil duyguyu da taşıyan bir direniş estetiği yaratır. Her yıl farklı temalarla hazırlanan çağrı afişleri ve yürüyüş rotalarında dağıtılan bildiriler, feminist grafik üretimin sürekliliğini gösterir. Ayrıca sosyal medyada paylaşılan döviz kolajları, pankart arşivleri ve canlı yayınlar, bu kültürel üretimin dijital kaydını oluşturur.
Bu yönüyle #8MartDünyaKadınlarGünü, sadece bir eylem günü değil; feminist görsel ve sözel kültürün her yıl yeniden üretildiği kolektif bir ifade alanıdır.
Kaynaklar, Linkler
- XBBC: https://www.bbc.com/turkce/articles/cgq94gwejnpo
- https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-60669033
- Wikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC
https://tr.wikipedia.org/wiki/Feminist_Gece_Y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC - Hürriyet: https://www.hurriyet.com.tr/bilgi/galeri-1857de-129-kadin-neden-oldu-42720931#:~:text=1857’de%2C%20New%20York’,Shirtwaist%20Fabrikas%C4%B1%20Yang%C4%B1n%C4%B1%22%20olarak%20bilinir.
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-nasil-ve-ne-zaman-ortaya-cikti-tarihcesi-nedir-424000
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/feminist-gece-yuruyusu/
Kod: HB_004
Başlık / Etiket: #25KasımKadınaŞiddeteHayır
Başlatıcı Olay: #25KasımKadınaŞiddeteHayır etiketi, her yıl 25 Kasım’da kutlanan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında sosyal medyada ve saha eylemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Etiket, Dominik’te diktatörlüğe karşı mücadele eden ve 1960 yılında devlet tarafından öldürülen Mirabal Kardeşler anısına Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bu özel günle bağlantılıdır. Türkiye’de ise özellikle 2010’lardan itibaren bu tarih, hem dijital hem fiziksel alanda feminist hareketin en görünür eylem günlerinden biri hâline gelmiştir.
Tarih ve Yer: 2010’lardan itibaren, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadına Yönelik Şiddet, Toplumsal Cinsiyet Adaleti, Uluslararası Mücadele Günü, Kamusal Anma Ritüeli, Sözleşme Savunuculuğu, Erkek Şiddeti İfşası, Kesişimsel Feminist Talepler, Yasaya Eylem Baskısı, Anma ve Direniş, Küresel Dayanışma Vurgusu
İlgili Terimler: 25 Kasım, Mirabal Kardeşler, Kadına Şiddet, İstanbul Sözleşmesi, Erkek Egemenlik, Sessiz Yürüyüş, Mor Eylem, Kadın Platformları, Şiddetsiz Gelecek, Uluslararası Feminist Ağlar
Açıklayıcı Not: #25KasımKadınaŞiddeteHayır etiketi, her yıl düzenli olarak kullanılan ve kadına yönelik her türlü şiddet biçimine karşı uluslararası çapta dayanışmayı büyütmeyi amaçlayan bir dijital ve fiziksel mücadele aracıdır. Türkiye’de kadın örgütleri bu günü yürüyüşler, paneller, açıklamalar ve sosyal medya kampanyalarıyla karşılamakta; etiket bu çağrıların ortak söylem aracı hâline gelmektedir.
Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin gündemde olduğu yıllarda bu etiket; “Sözleşmeyi Uygula”, “Yaşamak İstiyoruz” gibi sloganlarla birleşmiş, toplumsal farkındalık yaratmakla kalmayıp siyasi karar alma süreçlerine de etki etmeyi hedeflemiştir.
Etiket, yalnızca bir farkındalık çağrısı değil; kadınların yaşama, güvenliğe ve eşitliğe yönelik temel haklarının savunusunu temsil eder.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, kadın belediye meclisleri, sendika kadın sekreterlikleri, yerel kadın dernekleri, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, öğrenci toplulukları, LGBTİ+ bireyler, insan hakları savunucuları, feminist avukatlar, sosyal medya aktivistleri ve halk (şiddet karşıtı yürüyüşlere katılan yurttaşlar, kadın örgütleriyle dayanışma içinde olan erkek müttefikler, sivil platformlar ve bağımsız bireyler).
Medya Yansımaları: #25KasımKadınaŞiddeteHayır etiketi, her yıl 25 Kasım’da hem ulusal hem uluslararası medyada görünürlüğü yüksek olan başlıklardan biridir. Türkiye’de her yıl binlerce kadın; İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen yürüyüşlerle, basın açıklamalarıyla ve dijital kampanyalarla bu günü anmakta ve şiddetsiz bir hayat talep etmektedir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #25KasımKadınaŞiddeteHayır etiketi, Türkiye’de feminist mücadelenin en köklü ve ritüel hâline gelmiş kolektif eylemlerinden biriyle bütünleşmiştir. Her yıl 25 Kasım’da sokaklara taşan bu mücadele, yalnızca bir anma ya da protesto değil; şiddet karşıtı hafızanın her yıl yeniden kurulduğu, duygusal ve politik olarak yoğun bir toplumsal ritüeldir. Feminist hareket bu günü kamusal alanda simgesel ve estetik biçimlerle karşılar. Dövizlerde kullanılan ifadeler —“Yaşamak istiyoruz”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, “Erkek şiddeti politiktir”— artık yalnızca slogan değil, feminist direnişin ortak dili hâline gelmiştir.
Mor renk, bu günle özdeşleşmiş bir semboldür. Mor giyen, mor flama taşıyan, mor sprey sıkan kadınlar, kadınlara yönelik şiddete karşı hem bireysel hem kolektif bir tutum sergiler. Bazı eylemlerde sessiz yürüyüşler, topluca yere uzanma (die-in), mum yakma, anma performansları, dans ve ritmik müzikle gerçekleştirilen koreografiler, bu günü yalnızca söze değil bedensel ve duygusal ifadeye de taşır. Sokaklar, bedenler ve duvarlar şiddetsiz bir yaşam için dönüştürülür.
Dijital kültürde de bugün, yüksek görünürlük taşır. Etiketin kullanıldığı sosyal medya paylaşımları aracılığıyla hazırlanan dijital afişler, animasyonlar ve harita temelli şiddet raporları, Türkiye’nin dört bir yanındaki eylemlerin ve kadın cinayetlerinin belgelenmesine katkı sunar. Böylece 25 Kasım yalnızca fiziksel bir yürüyüş günü değil, feminist hafızanın dijital birikimiyle de büyüyen çok katmanlı bir ifade alanına dönüşür.
Kaynaklar, Linkler
- XGerçek Gündem: https://www.gercekgundem.com/guncel/314547/il-il-25-kasim-eylemleri-isyanimiz-bitmedi-25-kasimda-hep-birlikte-sokaktayiz
- Evrensel: https://www.evrensel.net/haber/391646/beyoglu-kaymakamligi-25-kasim-eylemini-yasakladi?utm_source=anasayfa&utm_medium=manset&utm_campaign=haber&utm_content=optp2&slide_order=01
- TİHEK: https://www.tihek.gov.tr/25-kasim-kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunune-iliskin-basin-aciklamasi
- Vikipedi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1na_Y%C3%B6nelik_%C5%9Eiddete_Kar%C5%9F%C4%B1_Uluslararas%C4%B1_M%C3%BCcadele_G%C3%BCn%C3%BC
- Türkiye Barolar Birliği: https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/25-kasim-kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu-85204
- KADEM: https://kadem.org.tr/25-kasim-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-gununde-siddete-goz-yumma-diyoruz/
- İBB:https://webapi.ibb.istanbul/uploads/IBB_KADIN_VE_COCUK_RAPOR_2024_2_46e7f90d4e.pdf
Kod: HB_005
Başlık / Etiket: #AslaYalnızYürümeyeceksin
Başlatıcı Olay: Etiketin yaygın kullanımı, özellikle adalet talep eden kadınlara yönelik sosyal baskılar, LGBTİ+ bireylerin hedef alınması, öğrencilerin ve kadın aktivistlerin gözaltına alınması gibi olaylar sonrasında ortaya çıkmıştır.
Tarih ve Yer: 2020’li Yıllar, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Feminist Dayanışma, Dijital Aktivizm, Adalet Arayışı, Medyada Kolektif Tepki,
İlgili Terimler: Kadın Dayanışması, Dijital Destek Kampanyaları, Mahkeme Önü Protestoları, Feminist Direniş, LGBTİ+ Hakları, Toplumsal Mobilizasyon.
Açıklayıcı Not: #AslaYalnızYürümeyeceksin hashtag’i, kadınların maruz kaldıkları şiddet, baskı, tehdit ve sosyal dışlanmaya karşı kolektif dayanışma göstermek amacıyla kullanılmaktadır. Hashtag, özellikle adalet arayışındaki kadınların ve hak ihlallerine karşı çıkan bireylerin yalnız olmadığını vurgulamak üzere sosyal medya platformlarında yaygınlaşmış, toplumsal destek çağrısı işlevi görmüştür. Feminist hareket içinde, dayanışma temelli politik bir söylem olarak yer edinmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Savunma Ağı, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kaos GL, SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Kadın Emeği Kolektifi, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Amnesty International Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), yürüyüşe katılan yurttaşlar, mahalle dayanışma grupları, sosyal medya kullanıcıları, öğrenci/ gençlik oluşumları ve bağımsız bireysel katılımcılar.
Medya Yansımaları: Hashtag sosyal medyada yaygın olarak kullanılmış; özellikle gözaltına alınan kadınlara ve LGBTİ+ bireylere yönelik destek mesajları ile görünürlük kazanmıştır. Mahkeme süreçleri, protesto görüntüleri ve dayanışma zincirleri ana akım medyada sınırlı şekilde yer bulurken, bağımsız dijital yayınlar süreci daha detaylı aktarmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Hashtag, özellikle mahkeme önlerinde taşınan dövizlerde, sosyal medya afişlerinde ve yürüyüşlerde görünür olmuştur. Afiş, pankart, tişört tasarımları ve video içeriklerde dayanışma mesajı olarak yaygın biçimde kullanılmıştır. Ayrıca görsel üretim, illüstrasyon ve dijital grafiklerle kültürel hafızada yer edinmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XT24. https://t24.com.tr/haber/kadinlardan-eylem-asla-yalniz-yurumeyeceksin,916356Medyascope+6T24+6kizilbayrak84.net+6
- Medyascope: https://medyascope.tv/2022/04/16/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-dernegine-kapatma-davasi-acilmasi-istanbul-ve-ankarada-protesto-edildi-asla-yalniz-yurumeyeceksin/Medyascope
- Kızıl Bayrak: https://kizilbayrak84.net/ana-sayfa/haber/kadin/asla-yalniz-yurumeyeceksinÇatlak Zemin+5kizilbayrak84.net+5Kadın Cinayetlerini Durduracağız+5
- Genel-İş Sendikası: https://www.genel-is.org.tr/asla-yalniz-yurumeyeceksin,2,20425Genel İş
- Çatlak Zemin: https://catlakzemin.com/sule-cet-davasi-asla-yalniz-yurumeyeceksin/csgorselarsiv.org+6Çatlak Zemin+6kizilbayrak84.net+6
- Milliyet: ‘Çiçek değil eşitlik istiyoruz’ – Son Dakika Milliyet
Kod: HB_006
Başlık / Etiket: #BenimBedenimBenimKararım
Başlatıcı Olay: Bu hashtag 2012 yılında Türkiye’de kürtaj hakkının sınırlandırılmak istenmesi ve kadın bedeni üzerinde devletin söz söyleme çabasına karşı kamuoyunun tepkisi olarak öne çıkmıştır.
Tarih ve Yer: 2012, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kürtaj Hakkı ve Devlet Müdahalesi, Beden ve Hak İlişkisi, Reprodüktif Haklar, Kadın Bedenine Siyasi Müdahale, Kadın Bedeni Üzerindeki Politik ve Toplumsal Baskılar.
İlgili Terimler: Beden Politikaları, Kürtaj Hakkı, Cinsiyet Temelli Şiddet, Biyoiktidar, Etik Müdahale Tartışmaları
Açıklayıcı Not: #BenimBedenimBenimKararım hashtag’i, Türkiye’de 2012 yılında kürtaj hakkına yönelik sınırlama girişimlerine karşı ortaya çıkmış; bireyin kendi bedeni üzerindeki karar hakkını savunan dijital feminist bir ifade olarak yaygınlaşmıştır. Kürtaj başta olmak üzere doğurganlık, doğum kontrolü, giyim, cinsellik ve estetik gibi birçok konuda kadın bedeni üzerindeki toplumsal ve politik baskılara karşı kullanılmaktadır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Mor Dayanışma, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, Kadın İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), İnsan Hakları Derneği (İHD), Amnesty International, Human Rights Watch, yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri ve eşitlik birimleri, feminist avukatlar, üreme sağlığı alanında çalışan hekimler, kadın örgütlü sendikalar, üniversite toplulukları, sosyal medya aktivistleri, beden olumlama hareketi temsilcileri, LGBTİ+ bireyler, genç feministler, sanatçılar, akademisyenler, üreme, cinsellik ve bedensel özerklik alanında özgürlük talebinde bulunan yurttaşlar, öğrenciler ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: Etiket, sosyal medyada geniş yankı bulmuş; bağımsız medya kuruluşlarında (Bianet, Medyascope, Gazete Duvar) konuya dair eleştirel içerikler yayımlanmıştır. Ana akım medya ise ya görmezden gelmiş ya da “ahlaka aykırı”, “aile yapısına aykırı” gibi söylemlerle yansıtmıştır. Sosyal medyada ve çeşitli kadın platformlarında feminist belgeseller, animasyonlar ve açıklayıcı videolar üretilmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde
“Benim bedenim benim kararım” yazıları
duvarlara stencil ve sprey boyalarla
yazıldı. Kamusal alanda kadının bedenine dair söz söyleme hakkı, duvar sanatıyla görünür kılındı. Kadın yürüyüşlerinde taşınan
“#BenimBedenimBenimKararım” dövizleri
kolektif olarak üretildi. Tişört baskıları,
stickerlar ve bez çantalar üzerinden slogan
gündelik hayata taşındı. Instagram’da mor tonlarda afişler, illüstrasyonlar ve paylaşım setleri hazırlandı. Görsel feminist estetikle
üretilmiş birçok içerik dijital ortamlarda
dolaşıma girdi. Bağımsız kadın toplulukları
tarafından sloganı merkeze alan kısa belgeseller ve açıklayıcı animasyonlar
yayınlandı. “Benim Bedenim Benim Kararım” temalı skeçler, Youtube’da feminist kanallarda izleyici buldu. Kadın kolektifleri tarafından afiş üretim atölyeleri düzenlendi. Özellikle 8 Mart ve 25 Kasım eylemlerinde sloganı içeren özgün görseller üretildi.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/haber/benim-bedenim-benim-kararim-kampanyasi-5-yasinda-187036
- TÜSEV: https://tusev.org.tr/wp-content/uploads/2024/06/BenimBedenimVakaAnaliziTR.06.11.13.pdf
- Çatlak Zemin: https://catlakzemin.com/27-mayis-2012-basbakanin-kurtaj-aciklamalarina-feministlerden-sokakta-ilk-yanit/
5Harfliler: - https://www.5harfliler.com/benim-bedenim-benim-kararim-mi/
- T24: https://t24.com.tr/haber/kadin-dusmani-politikalarin-karsisinda-40-yillik-mucadele-yasada-hak-hastanede-yasak-akp-nin-2012-cikisindan-sonra-yasa-degismese-de-kurtaja-erisim-fiili-yasaga-donusturuldu,1132189
- Heinrich Böll Stiftung: https://tr.boell.org/tr/2020/09/14/turkiyede-orgutlu-anti-feminizm-anlik-goruntu
- Birikim: https://birikimdergisi.com/guncel/12052/senin-bedenin-benim-kararim-turkiyede-uremenin-eril-normalitesi
- Al Jazeera Türk: https://www.aljazeera.com.tr/haber/uc-ilde-kurtaj-eylemi
- Milliyet: https://www.milliyet.com.tr/gundem/benim-meselem-1548197
Kod: HB_007
Başlık / Etiket: #CerenÖzdemir
Başlatıcı Olay: #CerenÖzdemir etiketi, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Ceren Özdemir’in evinin önünde, daha önce cezaevinden firar etmiş bir erkek tarafından bıçaklanarak öldürülmesinin ardından ortaya çıkmıştır. Cinayet, tüm Türkiye’de büyük infial yaratmış, sosyal medyada hızla yayılan #CerenÖzdemir etiketiyle birlikte kadınların can güvenliği, hukuk sistemindeki açıklar ve cezasızlık kültürü sert şekilde sorgulanmaya başlanmıştır.
Tarih ve Yer: 3 Aralık 2019, Ordu
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Erkek Şiddeti Eleştirisi, Hukuki Güvensizlik Krizi, Kadınların Kamusal Güvencesizliği, Fail Devlet Tartışması, Şiddet Döngüsüne Tepki, Sessiz Tanıklık İsyanı, Adalet Talebi Büyümesi, Kamusal Yas Alanı, Toplumsal Vicdan Sarsıntısı
İlgili Terimler: Kadın Cinayeti, Cezaevi Firarı, Koruma Mekanizmaları, Fail Devlet İfadesi, Ceren Yasası Tartışması, Anma Törenleri, Toplumsal Yas, Kamu Güvenliği, Şiddet ve İhmal, Erkek Yargı
Açıklayıcı Not: #CerenÖzdemir etiketi #CerenÖzdemir etiketi, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Ceren Özdemir’in cezaevinden firar etmiş bir erkek tarafından evinin önünde saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmesinin ardından ortaya çıkmıştır. Ceren Özdemir’le hiçbir kişisel bağlantı bulunmayan failin saldırısı, kamuoyunda büyük bir infiale yol açmış; bu cinayet, kadınların sokakta bile rastlantısal ve korunmasız biçimde yaşamlarını yitirebileceğini dramatik biçimde göstermiştir.
Etiket, yalnızca bireysel bir kayıp değil; cezasızlık kültürü, infaz sisteminin denetimsizliği ve devletin kadınların güvenliğini sağlayamamasına yönelik yaygın bir toplumsal tepkinin ifadesi olmuştur.
Kadın hareketleri ve gençlik grupları, #CerenÖzdemir etiketini kullanarak düzenledikleri sessiz yürüyüşler, anmalar, dans performansları ve dijital kampanyalarla adalet çağrısını yükseltmiştir. Etiket, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik boyutunun daha geniş kesimlerce görülmesini sağlamış; devletin güvenlik sorumluluğu ve cezai adalet sistemi üzerinde yeniden düşünmeyi zorunlu kılmıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), Ordu Kadın Platformu, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Ceren Özdemir Sanat Merkezi (Ordu Belediyesi), CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı, HDP Kadın Meclisi, Eğitim-Sen Ordu Şubesi Kadın Sekreterliği, KESK Kadın Meclisi, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Ordu Üniversitesi Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Mor Dayanışma, Kadın Savunma Ağı, Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Platformu, İHD Kadın Komisyonu, Amnesty International Türkiye (dayanışma açıklaması), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi (Ceren Özdemir anması ve #KadınaŞiddeteHayır kampanyası kapsamında paylaşım).
Medya Yansımaları: #CerenÖzdemir cinayeti, 2019 yılında Türkiye’de hem geleneksel hem dijital medyada en çok yer bulan kadın cinayetlerinden biri olmuştur. Ceren’in genç yaşta, plansız ve motivasyonsuz bir saldırı sonucu yaşamını yitirmesi; özdenetimden yoksun failin cezaevinden firar etmiş olması; yakalandıktan sonra hiçbir pişmanlık göstermemesi medya gündeminde sert bir kırılma yaratmıştır.
Ana akım medya (NTV, Hürriyet, Sabah) cinayeti geniş kapsamlı haberleştirirken; bağımsız medya (Bianet, Gazete Duvar, Evrensel, T24) ise kadın cinayetlerinin politikliğine, cezasızlığa ve sistemik adaletsizliklere odaklanmıştır. Sosyal medyada #CerenÖzdemir etiketi ilk 24 saatte 1 milyona yakın tweet alarak Twitter gündeminde zirveye oturmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #CerenÖzdemir cinayeti ardından Türkiye’nin birçok yerinde sessiz yürüyüşler, mumlu anmalar ve beyaz kıyafetlerle yapılan sessiz koreografiler düzenlenmiştir. Özellikle Ordu’da üniversite öğrencileri ve kadın örgütleri “Ceren için Adalet” temalı dövizlerle sokaklara çıkmış, şiddetin sistemsel boyutuna dikkat çeken yaratıcı dövizler taşınmıştır.
Sanatçılar Ceren’in balerin kimliğini öne çıkaran illüstrasyonlar ve dans performanslarıyla anma serileri başlatmış; bazı üniversite kampüslerinde onun ismiyle anılan panolar, stantlar ve müzik dinletileri düzenlenmiştir. Bu etkinliklerde en çok öne çıkan söz:
“Kırmızı kurdeleyle değil, hayallerle dönmek isterdi.”
Ceren’in adı aynı zamanda bazı yerel yönetimlerin önerisiyle kadın merkezlerine ve parklara verilmiş, bu da fiziksel mekânlarda hatırlanmasını sağlamıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XWikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ceren_%C3%96zdemir_cinayeti
- Habertürk: https://www.haberturk.com/ceren-ozdemir-kimdir-ceren-ozdemir-in-olum-sebebi-nedir-katili-kim-ceren-ozdemir-olayi-hakkinda-3250733?page=3
- Bianet: https://bianet.org/haber/ceren-ozdemir-i-oldurmek-ten-yargilanan-arduc-un-akil-sagligi-yerinde-217606
- BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-50657960
- Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/yasam/ozdemir-ailesi-20-yasinda-oldurulen-kizlari-cereni-anilarinda-yasatiyor/2753778
Kod: HB_008
Başlık / Etiket: #DirenKadın
Başlatıcı Olay: #direnkadın hashtag’i, ilk kez 2013 Gezi Direnişi sırasında kadınların hem fiziksel direniş alanlarında hem de dijital platformlarda maruz kaldığı cinsiyet temelli müdahalelere karşı nedeniyle geliştirdiği kolektif bir söylem olarak ortaya çıkmıştır.
Tarih ve Yer: 2013, Gezi Parkı-İstanbul
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Cinsiyet Temelli Şiddet, Kamusal Alan Direnişi, Feminist Örgütlenme, Beden Üzerinden Siyaset, Erkek Şiddeti Karşıtlığı, Kadınların Görünürlük Mücadelesi, Feminist Eylem, Direnişin Toplumsal Cinsiyeti, Medyada Kadın Temsili.
İlgili Terimler: Beden Politikaları, Kamusal Alan, Dijital Feminizm, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Feminist Direniş, Görünürlük, Direniş Estetiği, #direngezi, #feministgezi
Açıklayıcı Not: #direnkadın hashtag’i, ilk kez 2013 Gezi Direnişi sırasında polis şiddetine uğrayan kadınların görüntülerinin kamuoyuna yansıması, özellikle “kırmızılı kadın” imgesi üzerinden kadın bedenine yönelik devlet baskısını görünür kılmış ve bu imge zamanla toplumsal hafızada sembolleşmiştir.
Bu hashtag, yalnızca bireysel mağduriyetleri ifade etmenin ötesine geçerek, kadınların sokakta, dijital alanda ve örgütlü biçimde ifade ettikleri eşitlik ve özgürlük taleplerini görünür kılan bir araç hâline gelmiştir. Sosyal medya kullanıcılarının katkısıyla yaygınlaşan #direnkadın, aynı zamanda feminist mücadelenin kamusal alandaki varlığını güçlendirmiş; direnişin cinsiyetlendirilmiş boyutunu hem politik hem kültürel düzeyde tartışmaya açmıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Mor Dayanışma, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, Kadın İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), Amnesty International, Human Rights Watch, yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri ve eşitlik birimleri, bağımsız kadın inisiyatifleri, sendika kadın sekreterlikleri, sanatçılar, feminist avukatlar, akademisyenler, medya çalışanları, öğrenci toplulukları, LGBTİ+ bireyler, sosyal medya aktivistleri, kadın yürüyüşlerine katılan yurttaşlar, direniş sloganlarını sahiplenen genç feministler, işçi kadın grupları ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: #direnkadın hashtag’i, Gezi Direnişi sırasında ve sonrasında birçok ulusal ve bağımsız medya kuruluşunun gündemine girmiştir. Özellikle 2013’te “kırmızılı kadın” görseli ana akım medyada sembolleştirilmiş, kadınların kamusal alanda maruz kaldığı şiddet çok sayıda haber ve köşe yazısına konu olmuştur.
Alternatif medya organları #direnkadın’ı bir protesto hafızası olarak ele almış; kadınların beden ve kimlik temelli direnişlerini görünür kılmaya odaklanmıştır. Bu haberlerde sıklıkla kadınların polise, patriyarkaya ve ayrımcı dile karşı ses çıkardığı anlara yer verilmiştir.
Twitter ve Instagram gibi dijital mecralarda ise #direnkadın etiketi altında toplanan görseller, sloganlar ve kişisel tanıklıklar feminist dijital arşivin önemli bir parçası hâline gelmiş, ana akım medyanın sessiz kaldığı birçok olayı sosyal medya kullanıcıları görünür kılmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #direnkadın etiketi, Türkiye’deki feminist hareketin kültürel belleğinde güçlü bir iz bırakmıştır. Direnişin farklı biçimlerdeki temsilleri; dövizler, duvar yazıları, beden yazıları, sloganlar, müzikler ve görsel sanata dönüşerek kamusal alana taşınmıştır. Özellikle “kırmızılı kadın” imgesi, kolektif hafızada sembolleşmiş ve sokak sanatı, karikatür ve afiş çalışmalarında tekrar tekrar üretilmiştir.
Bununla birlikte kadınlar, eylemlerde sadece sözle değil; beden dili, kıyafet seçimi, yürüyüş düzeni ve koreografik hareketlerle de politik bir ifade biçimi oluşturmuşlardır. Dijital alanda paylaşılan görseller, videolar ve kişisel anlatılar da bu kültürel üretimi genişletmiş, #direnkadın’ı yalnızca bir direniş etiketi değil, aynı zamanda feminist estetikle biçimlenen bir ifade alanına dönüştürmüştür.
Kaynaklar, Linkler
- XJadaliyya: https://www.jadaliyya.com/Details/45186
- Sendika.org: https://sendika.org/2013/11/kadinlar-kadin-dusmanligina-karsi-ayakta-erkekdevlet-siddetine-son-151894
- Gonca Gümüşayak:
– https://goncagumusayak.wordpress.com/2013/08/21/direnkadin-for-lady-in-red/
– https://goncagumusayak.wordpress.com/2018/03/30/press/?utm
Kod: HB_009
Başlık / Etiket: #EmineBulut, #Ölmekİstemiyorum
Başlatıcı Olay: 18 Ağustos 2019’da Kırıkkale’de eski eşi tarafından 10 yaşındaki kızının önünde boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut’un son anlarını kaydeden görüntülerde söylediği “ölmek istemiyorum” cümlesi, toplumsal hafızaya kazınmış bir çığlığa dönüşmüştür. Bu söz, yalnızca cinayetin dehşetini değil, Türkiye’de kadınların yaşama hakkı mücadelesini simgeleyen kolektif bir çağrıya evrilmiştir. Etiketler #EmineBulut ve #Ölmekİstemiyorum aynı anda yayılmış, dijital alan ve sokak eylemleri bu iki başlıkta birleşmiştir.
Tarih ve Yer: 18 Ağustos 2019, Kırıkkale
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayeti İsyanı, Erkek Şiddeti Tepkisi, Kamusal Yas Alanı, Dijital Travma Hafızası, Hukuki Koruma Eksikliği, Medya Ahlakı Tartışması, Feminist Kolektif Bellek, Siyasal Sorumluluk Çağrısı, Toplumsal Farkındalık Patlaması, Sembolik Direniş Söylemi.
İlgili Terimler: Kadın Cinayetleri, Erkek Şiddeti, 6284 Sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi, Cezasızlık Kültürü, Dijital Aktivizm, Kolektif Yas, Feminist Hafıza, Görsel Travma, Anma Eylemleri, Kamuoyu Baskısı.
Açıklayıcı Not: #Ölmekİstemiyorum ve #EmineBulut etiketleri, 2019 yılında yaşanan trajik cinayetin ardından yalnızca öfke değil, ortak bir yas, farkındalık ve adalet arayışı doğurmuştur. Emine Bulut’un ölüm anına ait görüntülerin yayılması, etik tartışmalarla birlikte kamuoyunda şiddetin görünürlüğünü sert biçimde artırmış, geniş bir dijital mobilizasyonu tetiklemiştir.
Kadınlar, “Ölmek İstemiyorum” sözünü slogan hâline getirerek yürüyüşlerde, duvar yazılarında, dijital tasarımlarda ve sanat işlerinde bu ifadenin politik anlamını büyütmüştür. Bu olaydan sonra kadın cinayetleriyle ilgili eylemler daha kitlesel hâle gelirken, devletin koruyucu önlemleri ve yasal düzenlemeleri sorgulanmıştır. Etiketler, duygusal bir tanıklıkla siyasal bir mücadele biçimini aynı anda taşıyan feminist kolektif hafızanın taşıyıcılarına dönüşmüştür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, feminist hukukçular, bağımsız gazeteciler, sanatçılar, medya çalışanları, sendikalar, insan hakları örgütleri, yerel kadın dernekleri, belediyelerin kadın ve eşitlik birimleri, sosyal medya aktivistleri, öğrenci toplulukları, genç feministler, LGBTİ+ bireyler, adalet talebiyle sokağa çıkan yurttaşlar, “ölmek istemiyorum” diyen kadınlar, dayanışma zincirleri kuran mahalle inisiyatifleri ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: Emine Bulut’un eski eşi tarafından öldürülmesi ve “ölmek istemiyorum” sözlerinin kameralara yansıması, Türkiye’de kadın cinayetlerine karşı gelişen en geniş çaplı kamuoyu tepkilerinden birini doğurmuştur. Olay sonrası etiketler (#Ölmekİstemiyorum ve #EmineBulut) yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde sosyal medyada gündem olmuş; Twitter’da ilk 24 saat içinde milyonlarca paylaşım yapılmıştır.
BBC Türkçe, DW Türkçe, CNN International gibi kuruluşlar, olayın hem bireysel boyutunu hem de Türkiye’deki cinsiyet temelli şiddet sorununu haberleştirmiştir. Türkiye’de ise Bianet, Evrensel ve Gazete Duvar gibi alternatif medya kaynakları feminist yorumlara, adalet taleplerine ve yas süreçlerine yer vermiştir. Ana akım medya ise görüntüleri etik sınırları aşarak servis ettiği için ciddi şekilde eleştirilmiş; bu durum medya ahlakı üzerine yeni tartışmaları tetiklemiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #Ölmekİstemiyorum etiketi, kısa sürede hem sanatsal hem de kamusal alanlarda kolektif bir hafıza unsuruna dönüşmüştür. Cinayetin ardından Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar siyah giyinerek sokaklara çıkmış, dövizlerinde Emine Bulut’un son sözlerini taşıyarak toplu anmalar düzenlemiştir.
Bu dönemde “Ölmek İstemiyorum” ifadesi grafiti, duvar yazısı, afiş, döviz, pankart, illüstrasyon ve animasyonlara konu olmuştur. Kadınlar, sosyal medya üzerinden tipografik video projeleri, belgeseller ve görsel bellek çalışmaları başlatmıştır. Park, sokak ve duraklara onun adı verilmiştir.
Bu kültürel izler yalnızca acının değil, mücadele çağrısının da taşıyıcısı olmuş; “ölmek istemiyorum” sloganı feminist hareketin ortak sesi hâline gelmiştir. Sanatçılar, karikatüristler ve dijital aktivistler bu ifadeyi evrensel bir sembole dönüştürmüş; görsel hafıza üzerinden kadına yönelik şiddetin unutulmaması için üretim yapmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XWikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Emine_Bulut_cinayeti
- BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-49453696
- Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/eski-esi-tarafindan-katledilen-emine-bulutun-acisi-ilk-gunku-gibi-taze/1944122
- EuroNews: https://tr.euronews.com/2021/04/01/emine-bulut-un-katili-fedai-varan-n-muebbet-hapis-cezas-onand
- CNN: https://www.cnnturk.com/turkiye/son-dakika-haberi-ilhan-sesen-hayatini-kaybetti-2289858
Kod: HB_010
Başlık / Etiket: #Eşitiz
Başlatıcı Olay: Toplumsal cinsiyet eşitliğine dair hak kayıpları ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci bağlamında gündeme gelmiştir.
Tarih ve Yer: 2020’li yıllar, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Eşitlik Kavramı, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Eşit Yurttaşlık, Eşit Bir Gelecek Talebi, Hak Temelli Yaklaşımlar.
İlgili Terimler: Cinsiyet Kimliği, Ayrımcılık, Eşit Yurttaşlık, Anayasal Güvence, Hak Temelli Yaklaşım, Kapsayıcılık, Ayrımcılık, Temsiliyet, Eşitlik Mücadelesi.
Açıklayıcı Not: #Eşitiz etiketi, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik talepleri görünür kılmak amacıyla kullanılan dijital bir söylem biçimidir. Slogan, özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci ve toplumsal cinsiyet temelli hak kayıpları çerçevesinde kullanıma girmiştir. Kadınlar, LGBTQIA+ bireyler ve farklı toplumsal gruplar tarafından eşit yurttaşlık, temsil ve haklara erişim taleplerini ifade etmek üzere sosyal medya ve kamusal alanda yaygın olarak benimsenmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Mor Dayanışma, Kadın Koalisyonu, Kadın Savunma Ağı, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, eşitlik politikaları üzerine çalışan akademisyenler, hukukçular, sendikalar, medya temsilcileri, bağımsız feminist araştırmacılar, yerel yönetimlerin kadın ve eşitlik birimleri, gençlik örgütleri, LGBTİ+ hak örgütleri, sosyal medya aktivistleri, kadınlar, öğrenciler, işçiler, farklı kimliklerden yurttaşlar ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini destekleyen bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: #Eşitiz etiketi, sosyal medya platformlarında geniş ölçekte kullanılmış; video içerikleri, dijital kampanyalar ve kullanıcı temelli anlatımlarla yaygınlık kazanmıştır. Bağımsız dijital medya organları (ör. Bianet, Medyascope, Gazete Duvar) eşitlik temelli habercilik yaklaşımı benimsemiş, ilgili konuları kamusal tartışma zeminine taşımıştır. Ana akım medya ise toplumsal cinsiyet eşitliği söylemini kimi zaman sınırlı, çerçeveli ya da olumsuz biçimde ele almıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Slogan; afiş, sokak sanatı, sosyal medya grafikleri, kısa videolar ve bağımsız sanat projeleri aracılığıyla kültürel üretim alanlarında görünürlük kazanmıştır. Özellikle genç kullanıcılar tarafından podcast, TikTok, illüstrasyon ve video formatlarında çoğaltılarak dijital mecralarda yaygınlaştırılmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XEŞİK: https://esikplatform.net/istanbul-sozlesmesi/
- Bianet: https://bianet.org/yazi/2025-esitligin-ve-adaletin-yili-olsun-303941
- TÜSİAD: https://tusiad.org/tr/yayinlar/raporlar/item/10925-toplumsal-cinsiyet-esitligi-raporu
- X Platformu, Wikipedia
Kod: HB_011
Başlık / Etiket: #FeministGeceYürüyüşü
Başlatıcı Olay: #FeministGeceYürüyüşü etiketi, ilk kez 8 Mart 2003’te İstanbul Taksim’de gerçekleşen yürüyüşle ortaya çıkmıştır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü feminist perspektifle sahiplenen bu gece yürüyüşü, yıllar içinde Türkiye’de feminist hareketin en güçlü ritüellerinden biri hâline gelmiştir. 2010’ların ortasından itibaren sosyal medyada görünürlüğü artan bu etiket, özellikle 2015 sonrası baskılar, polis müdahaleleri ve yasaklamalarla birlikte dijital alanda da kolektif hafızada yer almıştır.
Tarih ve Yer: 8 Mart 2003, İstanbul
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kamusal Alan Direnişi, Cinsiyet Temelli Eylem, Geceyi Geri Alma, Feminist Slogan Politikası, Devlet Müdahalesi Eleştirisi, Bedenle İfade Estetiği, Kesişimsel Feminist Talepler, LGBTİ+ Dahil Etkisi, Ritmik Protesto Kültürü, Yasaklara Karşı Yaratıcılık
İlgili Terimler: Feminist Kolektiflik, Gece Sokağa Çıkma, Cinsiyet Eşitliği Talebi, Ritimli Direniş, Mor Dalga, Döviz Estetiği, Kadın Beden Politikaları, Barikat ve Direniş, Dijital Yayılım, Kamusal Söz Üretimi
Açıklayıcı Not: #FeministGeceYürüyüşü, Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında her yıl düzenlenen kitlesel bir feminist yürüyüştür. 2003 yılından bu yana özellikle İstanbul Taksim başta olmak üzere birçok kentte gerçekleştirilen bu yürüyüşler, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin kamusal alanda toplumsal cinsiyet eşitliği talebiyle görünürlük kazandığı politik eylemler arasında yer almaktadır.
Yürüyüşler, ataerkil toplumsal yapıya, toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığa, erkek şiddetine ve eşitsiz ekonomik yapılara karşı kolektif bir itirazın ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Katılımcılar tarafından taşınan pankartlar, sloganlar, ritim grupları ve dans gibi performatif unsurlar; bu eylemi yalnızca politik değil, aynı zamanda kültürel üretimin bir parçası hâline getirmiştir.
Devlet otoritelerinin uyguladığı barikatlar, yasaklamalar ve müdahalelere rağmen istikrarlı biçimde devam eden bu yürüyüşler, feminist hareketin sürekliliğini belgeleyen önemli toplumsal olaylardandır. Sosyal medyada kullanılan #FeministGeceYürüyüşü etiketi, feminist hareketin tarihsel gelişimi açısından hem görsel hem metinsel içeriklerin sistematik biçimde biriktiği bir bellek alanı işlevi görmektedir. Arşivsel değeri bulunan bu içerikler; araştırmacılar, akademisyenler ve sivil toplum aktörleri açısından erişilebilir bilgi kaynakları oluşturmaktadır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: İstanbul 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Feminist Kolektif, Amargi Kadın Kooperatifi (ilk yıllar), Lambdaİstanbul, Kaos GL, SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Savunma Ağı, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Kadın Emeği Kolektifi, İKSV – İstanbul Kadın Dayanışma Vakfı (saha desteği), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Koalisyonu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Platformu, Bağımsız Feministler, Trans Feminist Kolektif, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG Platformu), Baroların Kadın Hakları Merkezleri, DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Avrupa Feminist Kolektifi (uluslararası destek), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MAHDER) – gözlemci ağ.
Medya Yansımaları: #FeministGeceYürüyüşü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün feminist perspektifle sahiplenildiği, Türkiye’deki en büyük ve en istikrarlı sokak eylemlerinden biri olarak medya tarihinde de iz bırakmıştır. Özellikle 2015 sonrası yürüyüşlerin polis barikatlarıyla karşılaşması, gözaltılar, yasaklar ve şiddet içerikli müdahaleler nedeniyle yürüyüş, yalnızca kadın hareketinin değil, basın özgürlüğü tartışmalarının da merkezine yerleşmiştir.
Bağımsız medya kuruluşları (Bianet, Gazete Duvar, Evrensel, T24) feminist gece yürüyüşlerini yıllardır anbean görüntüleyerek politik, estetik ve kolektif yönlerini vurgularken; ana akım medya (bazı yıllar hariç) ya görmezden gelmiş ya da yalnızca güvenlik odaklı haberler yapmıştır. Her 8 Mart gecesi, sosyal medyada #FeministGeceYürüyüşü etiketi Twitter gündemine girerek milyonlara ulaşmış; dövizler, sloganlar, danslar ve polis müdahaleleri bu alanda canlı belgelenmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #FeministGeceYürüyüşü, Türkiye’de feminist hareketin en sembolik kültürel pratiklerinden biri olarak, sadece siyasi değil estetik ve duygusal bir anlatı üretmiştir. Bu yürüyüşlerde taşınan dövizler, atılan sloganlar, ritim gruplarıyla kurulan ses birlikteliği, danslar ve beden ifadeleri feminist kültürün kamusal temsiline dönüşmüştür.
Ritim gruplarının (örneğin: Ritim Tutan Kadınlar) davul, tef, marakas ve alkışla kurduğu ses düzeni, yürüyüşün ayırt edici ses hafızasını oluşturur. Aynı zamanda kadınlar dans eder, şarkı söyler, mor farlar ve ışıklarla geceyi feminist bir sahneye çevirir.
Yürüyüşün baskı altında geçtiği yıllarda bu estetik direniş daha da görünür olmuştur: Kadınlar barikatlara dans ederek yürümüş, karanlık sokaklarda parlayan el fenerleri, sloganlar ve dövizler geceye kolektif bir ışık bırakmıştır. Bu da feminist hareketin yalnızca “karşı çıkma” değil, “var olma” biçimi geliştirdiğini gösterir.
#FeministGeceYürüyüşü, bu yönüyle kadınların hafızasında yalnızca bir yürüyüş değil; bir toplu yeniden doğuş, yıllık direniş ayini ve ritüel hâline gelmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/haber/ankara-feminist-gece-yuruyusu-o-patriyarka-yikilacak-240532
https://bianet.org/haber/feminist-isyan-her-yerde-240504
https://bianet.org/etiket/8-mart-feminist-gece-yuruyusu-73184 - Gazete Duvar: https://www.gazeteduvar.com.tr/kadin/2020/03/08/ankarada-yuzlerce-kadin-yurudu-isyanimiz-var
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/03/12/yilin-en-surtugu?utm_source=chatgpt.com - Wikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Feminist_Gece_Y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/feminist-gece-yuruyusu/
- Çatlak Zemin: https://catlakzemin.com/e/feminist-gece-yuruyusu/
- İnstagram-Ankaraburosuhm: https://www.instagram.com/reel/DG2ZkwkMMJR/
- mlsaturkey: https://www.mlsaturkey.com/tr/feminist-gece-yuruyusu-20-yasinda
- Onedio: https://onedio.com/haber/8-mart-kadinlar-gunu-nde-feminist-gece-yuruyusune-katilan-kadinlardan-atarli-giderli-pankartlar-1279210
Kod: HB_012
Başlık / Etiket: #KadınMücadelesi
Başlatıcı Olay: #KadınMücadelesi hashtag’i belirli bir tekil olayla sınırlı olmayan, Türkiye’de feminist hareketin tarihsel sürekliliğini ve kolektif direnişini dijital ortamda görünür kılmak amacıyla kullanılan temsili bir etikettir. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin iptali, nafaka hakkına yönelik tartışmalar, kadın cinayetlerine karşı eylemler ve 8 Mart/25 Kasım yürüyüşleri sırasında sıkça kullanılmıştır. Hashtag, çok sayıda farklı kampanyayı, eylemi ve tepkiyi aynı çatı altında birleştiren bir söylem alanı sunar.
Tarih ve Yer: 2010’lu yıllardan itibaren aktif, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Adaleti, Kadın Cinayetleri Protestosu, Hukuki Hak Savunusu, Kamusal Alan Direnişi, Patriyarka Karşıtı Eylem, Kurumsal Cezasızlık Eleştirisi, Feminist Kolektif Hafıza, Dayanışma Çağrısı Üretimi, Dijital Eylem Ağı, Çok Sesli Kadın İradesi
İlgili Terimler: Kadın Dayanışması, Cinsiyet Temelli Şiddet, Feminist Direniş Pratikleri, Cezasızlıkla Mücadele, Hak Gaspı Direnişi, Kurumsal Ayrımcılık, Eylem Estetiği, Dijital Aktivizm, Kamusal Söz Üretimi, Kesişimsel Feminizm
Açıklayıcı Not: #KadınMücadelesi etiketi, Türkiye’de kadınların hem tarihsel hem güncel hak arayışlarını kapsayan geniş bir direniş çerçevesini yansıtmaktadır. Feminist hareketin kazanımlarına yönelik her türlü gerileme karşısında ortaya çıkan tepkiler, bu etiket aracılığıyla ortak bir dijital çatı altında toplanmıştır. Kadın cinayetlerine karşı sokağa çıkan topluluklar, İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan kampanyalar, nafaka hakkını savunan açıklamalar ve LGBTİ+ haklarını içeren birleşik eylemler bu mücadelenin bileşenlerini oluşturur.
Hashtag yalnızca bir sosyal medya başlığı değil; politikleşmiş kadın deneyimlerinin, adalet taleplerinin ve dayanışma pratiklerinin kolektif bellekte iz bırakan taşıyıcısıdır. Bu yönüyle hem kamusal hem dijital alanda feminist öznenin sürekliliğini sağlayan bir hafıza aracı olarak işlev görür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Savunma Ağı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Koalisyonu, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, bağımsız feminist inisiyatifler, yerel kadın dernekleri, sanatçılar, akademisyenler, kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri, sendika temsilcileri, genç feministler, feminist dayanışmayı destekleyen yurttaşlar, öğrenci toplulukları, mahalle dayanışmaları, LGBTİ+ bireyler ve bağımsız katılımcılar.
Medya Yansımaları: #KadınMücadelesi etiketi, özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi sürecinde, kadına yönelik şiddet verilerinin açıklanmasında ve kamuoyuna mal olmuş kadın cinayetlerinin ardından medyada yoğun biçimde kullanılmıştır. Bağımsız medya kuruluşları (Bianet, Evrensel, T24, Gazete Duvar) kadın örgütlerinin yaptığı basın açıklamalarını ve eylemleri bu etiketle haberleştirerek feminist hareketin kamusal görünürlüğünü desteklemiştir.
Etiket, yalnızca eylem anlarının değil; aynı zamanda yasa teklifleri, yargı süreçleri ve siyasi açıklamaların kadın hakları perspektifiyle ele alındığı başlıklarda da medyada yer bulmuştur. 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nin feshi sonrasında birçok haberde #KadınMücadelesi etiketi kullanılarak toplumsal tepki kitlesel bir hafızaya kaydedilmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KadınMücadelesi etiketi, dijitalde olduğu kadar sokakta da güçlü kültürel ifade biçimlerine dönüşmüştür. İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerde düzenlenen yürüyüşlerde taşınan dövizler, duvar yazıları, danslı protestolar ve ritim grupları bu kolektif hafızanın görsel dili olmuştur. Özellikle 8 Mart ve 25 Kasım yürüyüşlerinde kullanılan dövizlerde sıkça “Kadınlar birlikte güçlü”, “Yaşamak istiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” gibi ifadeler yer almış; bu cümleler toplumsal belleğe kazınmıştır.
Kadınlar, mor kıyafetler, maske ve beden yazıları gibi araçlarla bedenlerini de direnişin alanı hâline getirerek feminist eylem estetiğini üretmiştir. Bu estetik üretim, sosyal medya paylaşımlarıyla dijital arşive dönüşerek mekândan zamana yayılan bir direniş alanı oluşturmuştur. Ayrıca kadınların yazdığı şiirler, kolektif video projeleri, danslı zincirler ve üniversitelerde açılan kadın sergileri, #KadınMücadelesi’nin sanatsal ve politik ifadesine katkı sunmuştur.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/etiket/kadin-mucadelesi-7822
- Evrensel: https://www.evrensel.net/haber/310957/dunyada-kadin-mucadelesi-ve-bir-tarihce
- Wikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n_hareketi
- Mor Çatı: https://morcati.org.tr/basin-aciklamalari/464-haklarimizdan-da-mucadelemizden-de-vazgecmeyecegiz/
- Kadın Savunması Ağı: https://kadinsavunmasi.org/8-mart-2022-feminizm-sokaga-tasti-ruya-kurtulus/
Kod: HB_013
Başlık / Etiket: #KadınDayanışması
Başlatıcı Olay: #KadınDayanışması etiketi, tek bir olaydan değil; kadınların karşılaştığı şiddet, ayrımcılık, yoksulluk, hukuksuzluk gibi sistematik baskılara karşı kolektif varoluşlarını desteklemek amacıyla doğmuştur. Özellikle kadın cinayetleri, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci, nafaka ve kürtaj hakkı gibi konularla birlikte sosyal medyada sıkça kullanılmıştır. Aynı zamanda kriz anlarında (örneğin deprem, pandemi, afetler, ekonomik krizler) kadınların birbirine destek oluşturduğu tüm örneklerde de bu etiket görünür hâle gelmiştir.
Tarih ve Yer: 2010’lu yıllar, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Desteği, Feminist Dayanışma Kültürü, Kriz Anı Yardımlaşması, Şiddet Karşıtı Kolektiflik, Kamusal Alanda Birlik, Dijital Duyarlılık Eylemi, Kesişimsel Hak Mücadelesi, Ekonomik Dayanışma Ağı, Hukuki Savunma Zinciri, Sözle Eylem Arası
İlgili Terimler: Feminist Dayanışma, Kolektif Mücadele, Kadınlar Arası Güç, Acil Destek Hattı, Kriz Paylaşımı, Sessiz Çevreler Arası El Uzatma, Dijital Duygudaşlık, Kadın Yoldaşlık, Yardım Zinciri, Güçlü Kadın Ağı
Açıklayıcı Not: #KadınDayanışması etiketi, Türkiye’de kadınların yalnız olmadığını, bir arada olduklarında hayatta kalabildiklerini, haklarını savunabildiklerini ve birbirine umut olabildiklerini gösteren politik bir birlikteliğin sembolüdür. Fiziksel şiddet karşısında barınma sağlayan bir kadın sığınma evi, sosyal medyada başlatılan yardım kampanyası, işyerinde tacize uğrayan bir kadına açılan dayanışma zinciri ya da yargı sürecindeki bir kadın için açılan destek kampanyaları gibi birçok örnek bu başlık altında şekillenmiştir.
Bu etiket yalnızca destek ifadesi değil, aynı zamanda kadınların birbirinin deneyimini görünür kılma, duygudaşlık kurma ve ortak mücadeleyi büyütme yollarından biridir. Hem sahada hem dijitalde büyüyen #KadınDayanışması, feminist mücadelenin en sıcak ve insani damarlarından biridir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, yerel kadın dernekleri ve sığınma evleri, feminist hukukçular, sendika temsilcileri, kadın gazeteciler, sanatçılar, sosyal medya aktivistleri, genç feministler, LGBTİ+ bireyler, farklı şehirlerde dayanışma ağı oluşturan kadınlar, öğrenciler, mahalle inisiyatifleri ve bağımsız yurttaşlar.
Medya Yansımaları: #KadınDayanışması etiketi, 2010’lardan itibaren özellikle kadın cinayetleri, şiddet vakaları ve hak gaspları sonrası sosyal medyada yoğun şekilde kullanılmış; Zamanla geleneksel medyada da görünürlük kazanmıştır. Kadın örgütlerinin eylemlerine dair haberlerde sıkça bu etiket yer almış; dayanışmanın örgütlü ve yaygın bir refleks olduğunu belgeleyen içeriklere dönüşmüştür.
2015’te Özgecan Aslan cinayetinin ardından kadınların sokakta oluşturduğu adalet zincirlerinden, 2019’da Emine Bulut için yapılan kitlesel anma eylemlerine kadar birçok protesto haberinde “Kadın Dayanışması Yaşatır” vurgusu manşetlere taşınmıştır. Ayrıca afet süreçlerinde (örneğin 2023 Kahramanmaraş Depremi) yerinden edilmiş kadınlar için kurulan destek ağları, medya aracılığıyla duyurulmuş ve #KadınDayanışması bu bağlamda hem fiziksel yardım hem de duygudaşlık göstergesi olarak yeniden gündeme gelmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KadınDayanışması ifadesi, dövizlerden duvar yazılarına, kolye uçlarından duvar afişlerine kadar birçok mecrada fiziksel olarak da yer bulmuştur. Yürüyüşlerde sıkça taşınan “Kadın Dayanışması Yaşatır”, “Birlikte Güçlüyüz” gibi sloganlar, yalnızca eylem dili değil; kolektif duyguyu da taşıyan kültürel ürünler hâline gelmiştir.
Pandemi döneminde sosyal medyada açılan dijital yardım zincirlerinde “kadın dayanışması” etiketiyle gıda, hijyen ve barınma desteği sağlanmış; bu dayanışma örnekleri mahalle bazlı kadın ağlarında örgütlenmiştir. Aynı zamanda kolektif şiir projeleri, podcast serileri, belgesel arşivleri ve illüstrasyon kampanyaları, bu kavramın estetik-politik boyutunu genişletmiştir.
Dayanışma mutfakları, gönüllü bakım örgütlenmeleri, LGBTİ+ dostu kadın destek hatları gibi yapılar da bu etiketi görünür kılmış; feminizmin somutlaştığı alanlarda duvar yazısı gibi, kalıcı bir iz hâline gelmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XEvrensel: https://www.evrensel.net/haber/409044/kadin-dayanismasi-hayatimizda-cok-sey-degistirir
- Mor Çatı: https://morcati.org.tr/basin-aciklamalari/siddetten-uzak-ozgur-yasamlar-kurabilmek-icin-sirtimizi-yaslayabilecegimiz-bir-yer-var-kadin-dayanismasi/
- Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi: https://haberdetoplumsalcinsiyet.org/sozluk/kadin-dayanismasi/
- STGM: https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2023-11/erkek-siddetine-karsi-kadin-dayanismasi-raporu.pdf
Kod: HB_014
Başlık / Etiket: #KadınaŞiddeteHayır
Başlatıcı Olay: Bu slogan, Türkiye’de özellikle 1990’lı yıllardan itibaren kadın örgütlerinin düzenlediği yürüyüşler ve kampanyalarla görünür hâle gelmeye başladı. Ancak kitlesel düzeyde sahiplenilmesi ve yaygın kullanımı, 2000’li yıllardan sonra artan kadın cinayetleri ve medyaya yansıyan şiddet olayları ile hız kazandı.
Tarih ve Yer: 1990’lardan itibaren, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadına Yönelik Şiddet, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Medyada Şiddetin Temsili,
Politikalar ve Yasal Düzenlemeler,
İstanbul Sözleşmesi, Feminist Hareketin Rolü,
Şiddete Karşı Mücadele, Sosyal Medya Aktivizmi, İkincil Travma.
İlgili Terimler: Toplumsal Cinsiyet, Patriyarka, Kadına Yönelik Şiddet, Erkek Şiddeti, Cezasızlık, Koruma Kararı, İstanbul Sözleşmesi, Feminist Hareket, Şiddetin Meşrulaştırılması.
Açıklayıcı Not: #KadınaŞiddeteHayır etiketi, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir eylem olarak değil, toplumsal cinsiyet temelli yapısal bir olgu olarak ele alınması gerektiğine işaret eder. Şiddetin farklı biçimleri kamusal ve özel alanlarda; evde, iş yerinde, eğitim ortamlarında, adli süreçlerde ve dijital platformlarda süreklilik göstermektedir. Söz konusu şiddet, toplumsal normlar, yasal boşluklar, medya temsilleri ve kurumsal yaklaşımlarla desteklenerek yeniden üretilebilmektedir. Etiket, bireylerin güvenlik, yaşam hakkı ve eşitlik taleplerini ifade eden bir dijital söylem aracı olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda, yalnızca sonuçlara değil, şiddeti mümkün kılan toplumsal ve yapısal koşullara da dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Kadın Savunma Ağı, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Kadın Emeği Kolektifi, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), KAMER Vakfı, Kadın Hakları Merkezi (İstanbul Barosu), Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, Kaos GL, SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Platformu, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Yerel Kadın Platformları (İzmir, Ankara, Mersin, Adana, Diyarbakır, Antalya), CHP Kadın Kolları, HDP Kadın Meclisi, Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi, TİP Kadın Komisyonu, belediyelerin Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri (İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Mersin, Antalya), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Avrupa Konseyi GREVIO Sekretaryası, Amnesty International Türkiye, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), bağımsız medya ve kadın gazeteciler, sanatçılar, sendikalar, meslek örgütleri, üniversite toplulukları, sosyal medya aktivistleri, şiddet mağdurlarının aileleri ve yakınları, genç feministler.
Medya Yansımaları: Kadına yönelik şiddet vakaları, farklı medya kuruluşları tarafından çeşitli biçimlerde ele alınmıştır. Bazı ana akım medya organlarında haber dili zaman zaman olayın magazinsel yönlerine odaklanmış ya da failin eylemi bağlamından kopuk şekilde aktarılmıştır. Buna karşılık, bazı bağımsız yayın organları ve dijital mecralar, şiddet olgusunu toplumsal bağlamıyla değerlendiren içerikler üretmiş ve #KadınaŞiddeteHayır etiketi etrafında kamuoyunda farkındalık oluşmasına katkı sağlamıştır. Bianet tarafından hazırlanan “Erkek Şiddeti Çetelesi” gibi düzenli veri temelli çalışmalar, konunun izlenebilirliği ve arşivlenmesine yönelik kaynaklar sunmaktadır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Kadına yönelik şiddete karşı toplumsal tepki,
sanat ve görsel kültürde de güçlü biçimde
yer bulmuştur. Duvar yazıları, stencil
çalışmaları, tişörtler, dijital afişler ve sosyal
medya kampanyaları; şiddete karşı direnişin
kolektif hafızasını oluşturur. Bağımsız
tiyatro, belgesel, şiir ve kısa film gibi
alanlarda kadınların yaşadıkları görünür
kılınmış, bu üretimler politik birer itiraz
biçimine dönüşmüştür.
Kaynaklar, Linkler
- XDergiPark: https://dergipark.org.tr/tr/pub/atakad/issue/63135/817828
- UN Women Türkiye: https://turkiye.un.org/tr/…
- Doğrula.org: https://www.dogrula.org/…
- Kriter Dergi: https://kriterdergi.com/…
- Bianet: https://bianet.org/kadin/erkek-siddeti
- Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı: https://morcati.org.tr/#
- X Platformu.
- Vikipedi
Kod: HB_015
Başlık / Etiket: #KadınlarBirlikteGüçlü
Başlatıcı Olay: #KadınlarBirlikteGüçlü hashtag’i, 2016 yılında İstanbul’da başlayan ve giderek ülke geneline yayılan feminist bir dayanışma çağrısıdır. Mevcut iktidarın kadınların kazanılmış haklarına dönük saldırılarına karşı kadınların farklı siyasi görüşlerden, sınıflardan ve kimliklerden bağımsız olarak ortak bir mücadele hattı kurma isteğiyle doğmuştur. Kadınların öznesi olduğu, birlikte eylem üretmeye dayanan bir politik zemin oluşturulmuştur.
Tarih ve Yer: 2016, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kurumsal Kadın Mücadelesi, Feminist Dayanışma Ağı, Beden Politikaları Tepkisi, Erkek Devlet Şiddeti, Cezasızlıkla Mücadele, Kamusal Alanda Kadın, Sokakta Feminist Eylem, Dijital Aktivizm Yayılımı.
İlgili Terimler: Kadın Dayanışması, Kolektif Özne, Kesişimsel Feminizm, Toplumsal Muhalefet, Örgütsüz Mücadele, Dijital Kampanya, Feminist Politika, 8 Mart Yürüyüşleri.
Açıklayıcı Not: #KadınlarBirlikteGüçlü, siyasal iktidarın kadınlara yönelik aile temelli politikalarının bireysel hakları ve yaşam alanlarını tehdit eden bütünlüklü bir baskı sürecine dönüştüğü bir dönemde ortaya çıkmıştır. Farklı kadın örgütlerinin, bağımsız feministlerin, LGBTİ+ bireylerin ve hak savunucularının ortaklaşa mücadele yürüttüğü bir platform olarak şekillenmiştir. Bu etiket; İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmesine karşı duruştan nafaka hakkının savunulmasına, cezasızlığa karşı sokak eylemlerinden sosyal medya kampanyalarına kadar çok sayıda feminist müdahalenin ortak taşıyıcısı olmuştur.
Etiket yalnızca dijital bir kampanya değil, aynı zamanda fiziksel eylemliliği örgütleyen bir çağrı aracıdır. Farklılıkları bastırmadan bir aradalık kurma ilkesine dayanır ve feminist hareketin kolektif yönünü yeniden hatırlatır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadınlar Birlikte Güçlü (KBG) bileşenleri olan bağımsız kadın örgütleri, feminist inisiyatifler ve yerel dayanışma grupları; Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Mor Dayanışma, Kadın Meclisleri, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği Kolektifi, KEİG – Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), baro kadın hakları merkezleri (özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları), KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, bağımsız feministler, sendika temsilcileri, sanatçılar, kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri, öğrenci toplulukları, yerel mahalle dayanışmaları, kadınlar, LGBTİ+ bireyler, genç feministler, işçi kadın grupları ve bağımsız yurttaşlar.
Medya Yansımaları: #KadınlarBirlikteGüçlü etiketi, 2016’dan itibaren dijital medyada ve sokak eylemlerinde yoğun biçimde görünür olmuştur. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılar, nafaka hakkının hedef alınması ve cezasızlık politikaları karşısında kadınların ortak eylem çağrısı olarak medya gündemine taşınmıştır.
Bağımsız medya organları (Bianet, Evrensel, Gazete Duvar, T24) bu platformun yürüttüğü basın açıklamaları, yürüyüşler ve sosyal medya kampanyalarına düzenli yer vermiştir. Özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü eylemlerinde, “Kadınlar birlikte güçlü” sloganı manşetlerde sıkça kullanılmıştır.
Ayrıca dijital kampanyalar yoluyla ana akım medyada yer bulamayan konular, bu etiket üzerinden görünür kılınmış; kadın cinayetlerinden kazanılmış hak gasplarına kadar pek çok başlık sosyal medyada bu ortak çatı altında gündemleştirilmiştir.
Örnek Başlıklar:
• “Kadınlar birlikte güçlü diyerek İstanbul Sözleşmesi için yürüdü.” (Evrensel, 2021)
• “#KadınlarBirlikteGüçlü: Kadınlar her yerde direniyor.” (T24, 2020)
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: KadınlarBirlikteGüçlü etiketi, kadınların birlikte eylem üretme pratiklerinin kültürel biçimlere dönüştüğü bir dayanışma alanı yaratmıştır. Hareketin çağrılarıyla düzenlenen basın açıklamaları, yürüyüşler ve gece eylemlerinde taşınan dövizlerde sıkça “Birlikte Güçlüyüz”, “Kadınlar Birlikte Güçlü” gibi kolektif ifadeler yer almıştır. Bu sözler sadece talepleri yansıtmakla kalmamış, aynı zamanda feminist hareketin ortak dilini oluşturmuştur.
Kampanya afişleri, kumaş dövizler ve sosyal medya paylaşımları bu hareketin ifade biçimlerini hem görsel hem de dijital kültür içinde üretmiştir. Ayrıca Twitter ve Instagram üzerinden paylaşılan eylem anları, ortak sloganlar ve videolar, hareketin dijital hafızasını oluşturmuş; #KadınlarBirlikteGüçlü ifadesi bir etiketten öte, kolektif direnişin görsel ve sözel kaydına dönüşmüştür.
Kaynaklar, Linkler
- XFeminist Bellek: https://feministbellek.org/kadinlar-birlikte-guclu/
- Sosyal Haklar Derneği: https://sosyalhaklardernegi.org/kadinlar-birlikte-guclu/
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/istanbul-da-buyuk-bulusma-kadinlar-birlikte-guclu-242425#google_vignette
- Sivil Sayfalar: https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/20/kadinlar-birlikte-guclu-birbirimizi-hatirlamak-ve-birlikte-guclenmek-icin-bir-alan/
- Eşitlik, Adalet, Kadın: https://esitlikadaletkadin.org/kadinlar-birlikte-guclu-hapishanedeki-kadinlar-icin-kampanya-baslatti/
Kod: HB_016
Başlık / Etiket: #KıyafetimeKarışma
Başlatıcı Olay: Bu hashtag, Haziran 2017’de İstanbul’da bir kadının şort giydiği gerekçesiyle toplu taşımada saldırıya uğraması üzerine, kadınların kamusal alandaki giyim özgürlüğünü savunmak amacıyla başlattıkları dijital bir tepki hareketidir.
Tarih ve Yer: Haziran 2017, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın hakları, 21. Yüzyıl, Toplumsal hareketler, Kadın, Sosyal medya – Toplumsal etkiler, Cinsiyet eşitliği – Aktivizm, Dijital aktivizm – Hashtag kampanyaları, Şiddet karşıtı kampanyalar, Kıyafet özgürlüğü.
İlgili Terimler: #KıyafetimeKarışma, Kıyafet Özgürlüğü, Kadın Hakları, Feminist Protesto, Dijital Aktivizm, Sosyal Medya Hareketleri, Kamusal Alan, Şiddete Karşı Direniş.
Açıklayıcı Not: #KıyafetimeKarışma hashtag’i, kadınların kıyafet tercihleri nedeniyle maruz kaldıkları toplumsal baskı, müdahale ve şiddete karşı dijital ortamda başlatılan bir tepki hareketidir. Bu hashtag, Haziran 2017’de İstanbul’da bir kadının minibüste şort giydiği gerekçesiyle saldırıya uğramasının ardından sosyal medya üzerinden yaygınlaşmıştır. Kullanıcılar kişisel deneyimlerini paylaşarak kolektif bir farkındalık oluşturmuş; sonrasında çeşitli şehirlerde protesto yürüyüşleri düzenlenmiştir. Slogan, giyim özgürlüğü çerçevesinde kadınların yaşam biçimlerine yönelik müdahalelere karşı bir hak savunusu niteliği taşımaktadır. Dijital feminist aktivizmin önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Mor Dayanışma, Kadın Savunma Ağı, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Kadın Emeği Kolektifi, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), SPoD – Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Kaos GL, Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Platformu, KEİG – Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, CHP Kadın Kolları, HDP Kadın Meclisi, TİP Kadın Komisyonu, Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi, belediyelerin Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin), Amnesty International Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Moda Tasarımcıları Derneği (destek bildirisi), bağımsız medya ve kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri, genç feministler, şiddet mağdurlarının aileleri ve yakınları, sanatçılar, üniversite öğrencileri, halk (yurttaş katılımı, sokak yürüyüşleri, dijital kampanya katılımcıları)
Medya Yansımaları: Etiket ulusal ve uluslararası medya organlarında yer bulmuştur. Hürriyet Gazetesi, BBC ve The Guardian gibi yayınlar olaya ve sonrasında gelişen harekete dair haberler yapmıştır. Sosyal medyada hızla yayılan içerikler dijital platformlarda geniş kitlelere ulaşmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KıyafetimeKarışma söylemi kısa filmler, sergiler, performanslar ve çeşitli kültürel üretim alanlarına yansımıştır. Akademik çevreler, sanatçılar ve aktivistler tarafından sahiplenilmiş; hareket sosyal ve kültürel alanlarda görünürlük kazanmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet. https://bianet.org/haber/kadinlar-kiyafetime-karisma-demek-icin-sokaktaydi-188707
- Artizan. https://www.art-izan.org/artizan-arsivi/kiyafetime-karisma-eylemi-ve-kadinlarin-kiyafet-ozgurlugu
- Sivil Toplum Geliştirme Merkezi. https://www.stgm.org.tr/kadinlar-kiyafetime-karisma-demek-icin-sokaktaydi
- SPD. https://frauen.spd.de/fileadmin/frauen/2017-08-18_KIYAFETIME_KARISMA_Tuerkisch.pdf
- Evrensel. https://www.evrensel.net/haber/327480/kadinlardan-kiyafetime-karisma-yuruyusune-cagri
Kod: HB_017
Başlık / Etiket: #ÖzgecanAslan
Başlatıcı Olay: #ÖzgecanAslan etiketi, 11 Şubat 2015 tarihinde Mersin’in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın erkek bir minibüs şoförü tarafından canice katledilmesinin ardından ortaya çıkmıştır. Bu olay, Türkiye’de kadına yönelik erkek şiddetinin ve sistematik cezasızlık kültürünün toplumda yarattığı öfkeyi görünür kılmış; binlerce kişi sokaklara çıkarak “Artık yeter!” demiştir.
Tarih ve Yer: 11 Şubat 2015, Tarsus-Mersin
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetleri Protestosu, Erkek Şiddeti Karşıtlığı, Cezasızlıkla Mücadele, Adalet Talebi Yükselişi, Toplumsal Cinsiyet Adaleti, Kolektif Yas Alanı, Kamusal Alan Eylemi, Sosyal Medya Tepkisi, Anma ve Hafıza, Cinayet Sonrası Örgütlenme
İlgili Terimler: Kadın Cinayetleri, Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet, Cezasızlık Kültürü, Kamuoyu Baskısı, Erkeklik Krizi, Devletin Koruma Yükümlülüğü, Dijital Aktivizm, Kolektif Yas, Sembolik Eylem, Kadın Dayanışması
Açıklayıcı Not: #ÖzgecanAslan hashtag’i, Türkiye’de kadın cinayetlerine karşı ortaya çıkan en büyük toplumsal tepki dalgalarından birinin dijital sembolü hâline gelmiştir. Cinayetin ardından milyonlarca kişi sosyal medyada bu etiketi kullanarak hem Özgecan Aslan’a adalet talebini dile getirmiş hem de kadınların kamusal alanda yaşadığı güvencesizliğe dikkat çekmiştir.
Eylemler, anmalar, yürüyüşler ve kampanyalar aracılığıyla bu cinayet bireysel bir vaka olmaktan çıkarılıp toplumsal bir yara olarak politikleştirilmiştir. Özgecan Aslan’ın adı; erkek şiddetine, ataerkiye ve yargıdaki cezasızlığa karşı yürütülen kadın mücadelesinin sembollerinden biri hâline gelmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Cinayetlerine Karşı Mücadele Platformu, Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Türk Kadınlar Birliği, Kadın Koalisyonu, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, baro kadın hakları merkezleri (özellikle Mersin, Ankara ve İstanbul Baroları), üniversiteli kadın kolektifleri, feminist hukukçular, medya çalışanları ve kadın gazeteciler, sanatçılar, sivil toplum örgütleri (Amnesty International Türkiye, Kadın Dayanışma Vakfı, KEİG – Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi), yerel kadın dernekleri (Mersin Kadın Platformu, Kadın Dayanışma Derneği), belediyelerin kadın birimleri, kadınlar, öğrenciler, sendikalar, sosyal medya kullanıcıları ve bireysel yurttaşlar.
Medya Yansımaları: Özgecan Aslan’ın 2015 yılında vahşice katledilmesinin ardından hem ana akım hem de alternatif medya bu cinayeti geniş biçimde haberleştirmiştir. Cinayetin işlenme biçimi ve Özgecan’ın genç yaşı, toplumun tüm kesimlerinde büyük bir infial yaratmış; #ÖzgecanAslan etiketi günlerce sosyal medya trendlerinde kalmıştır.
Milliyet, Hürriyet, CNN Türk gibi ana akım medya kuruluşları “Türkiye Özgecan için ayakta” manşetleriyle geniş kitlelere ulaşırken; Bianet, Evrensel, T24 gibi bağımsız mecralar cinayeti ataerkil şiddet sistematiği içinde değerlendirmiştir.
Özellikle Bianet’in yayınladığı “Kadınlar öldürülmek istemiyor” temalı analizler, medyada kadın cinayetlerinin bireysel değil, politik olduğu yönündeki söylemin görünürlük kazanmasına katkı sağlamıştır. Aynı zamanda Özgecan’ın ismi, adalet talepleriyle birlikte yerel ve uluslararası medya gündeminde de yer bulmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #ÖzgecanAslan cinayetinin ardından ortaya çıkan toplumsal tepki, sadece sokak eylemleriyle sınırlı kalmamış; aynı zamanda çok sayıda kültürel ve simgesel ifade biçimini beraberinde getirmiştir. Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen sessiz yürüyüşlerde kadınlar siyah giyinerek, ellerinde Özgecan’ın fotoğrafını taşıyarak yas ve isyanı aynı anda ifade etmiştir.
Duvarlara sprey boyayla yazılan “Özgecan için adalet”, “Artık yeter” gibi ifadeler sokak hafızasının parçaları hâline gelmiş; birçok şehirde Özgecan’ın ismi parklara, duraklara ve üniversite salonlarına verilmiştir. Aynı zamanda bu olaydan sonra kadınlar, kendi yaşadıkları şiddet deneyimlerini #BenDeAnlatıyorum etiketiyle paylaşarak dijital alanda büyük bir ifşa ve dayanışma zinciri oluşturmuştur.
Sanatçılar Özgecan anısına şarkılar, kısa filmler, sosyal sorumluluk kampanyaları üretmiş; kadın hareketi ise onun adını yaşatmak için anma geceleri, söyleşiler ve bellek çalışmaları düzenlemiştir. Bu yönüyle Özgecan Aslan’ın adı, kolektif kadın hafızasında sembolik bir direniş figürüne dönüşmüştür.
Kaynaklar, Linkler
- XAnadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/turkiye-ozgecan-icin-ayakta/0/29090
- Bianet: https://bianet.org/etiket/ozgecan-aslan-39966
- Son Dakika: https://www.sondakika.com/guncel/haber-ozgecan-aslan-in-olumunun-9-yilinda-kabri-basinda–16841697
- Wikipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zgecan_Aslan_cinayeti
- Disk/Geneş-İş: https://www.genel-is.org.tr/ozgecan-aslan-cinayeti-olagan-bir-cinayet-degildir,2,11015
- Milliyet: https://www.milliyet.com.tr/gundem/ozgecan-aslan-kimdir-ne-zaman-ve-nasil-oldu-ozgecan-aslan-olayi-nedir-6428326
Kod: HB_018
Başlık / Etiket: #RabiaNazİçinAdalet
Başlatıcı Olay: #RabiaNazİçinAdalet etiketi, 12 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan, kızının ölümünün bir trafik kazası sonucu örtbas edildiğini ileri sürmüş; resmi makamlar olayın “intihar” olduğunu açıklamıştır. Ancak olayın üzerinin kapatıldığı iddiası kamuoyunda büyük tepki yaratmış ve #RabiaNazİçinAdalet etiketiyle geniş çaplı dijital bir dayanışma başlamıştır.
Etiket, 2019 yılında özellikle gazeteci Metin Cihan’ın ifşaları, TBMM’de kurulan araştırma komisyonu, sanatçı ve akademisyenlerin desteğiyle Twitter’da milyonlara ulaşmıştır.
Tarih ve Yer: 12 Nisan 2018, Eynesil-Giresun
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Çocuk Adaleti Mücadelesi, Devlet Şeffaflığı Talebi, Faili Meçhul İsyanı, Hakikat Arayışı Kolektifi, Dijital Tanıklık Kültürü, Baba Aktivizmi Örneği, Siyasal İlişki Eleştirisi, Medyada Sansür Direnci, Toplumsal Vicdan Kampanyası, Hukuki Sürünceme Eleştiris
İlgili Terimler: Çocuk Hakları, Hakikat Talebi, TBMM Araştırma Komisyonu, Medya Sansürü, Trafik Kazası İddiası, Sosyal Medya Adaleti, Sivil Soruşturma, Babacan Tanıklık, Dijital Aktivizm, Kamuoyu Baskısı
Açıklayıcı Not: #RabiaNazİçinAdalet etiketi, 12 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın 2018 yılında Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli biçimde yaşamını yitirmesi üzerine ortaya çıkmış, olayın aydınlatılmaması ve adli sürecin şeffaf yürütülmemesi nedeniyle Türkiye’de dijital kamusal vicdanın güçlü bir ifadesine dönüşmüştür.
Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’ın, kızının ölümünün trafik kazası sonucu meydana geldiğini ve olayın siyasi bağlantılar nedeniyle örtbas edildiğini ileri sürmesiyle birlikte etiket sosyal medyada hızla yayılmış, kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşmıştır. Başta Twitter olmak üzere birçok dijital mecrada hakikat arayışı kolektif bir dayanışmaya evrilmiş; sanatçılar, gazeteciler ve sivil toplum aktörleri bu çağrıya destek vermiştir.
Etiket yalnızca bir adalet talebini değil; devlet kurumlarının hesap verebilirliği, bürokratik yapıların tarafsızlığı ve medyanın işlevi üzerine de kapsamlı bir tartışma alanı açmıştır. Aynı zamanda Türkiye’de dijital aktivizmin geleneksel medya ve hukuk süreçleri üzerinde ne denli etkili olabileceğini somut biçimde ortaya koymuştur.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Şaban Vatan ve aile yakınları, Kadın Meclisleri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Giresun Barosu, İstanbul Barosu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Rabia Naz Vatan ve Şüpheli Çocuk Ölümleri Araştırma Komisyonu, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesi (AYM), bağımsız gazeteciler (Metin Cihan, Can Dündar, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Hakikat Adaleti Hafıza Merkezi, Çocuk Hakları Derneği, Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, KESK Kadın Meclisi, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Kadın Koalisyonu, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, sanatçılar, akademisyenler, medya çalışanları, Change.org kampanyacıları, dijital aktivistler, yerel sivil toplum kuruluşları, çocuk hakları savunucuları, adalet talebinde bulunan yurttaşlar, sosyal medya kullanıcıları, öğrenci grupları ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: Rabia Naz Vatan’ın 2018’deki şüpheli ölümü, olayın hemen ardından yerel basında intihar olarak yer aldı. Ancak baba Şaban Vatan’ın adalet arayışı, dijital medyada hızla yayılınca ana akım medya uzun süre sessiz kaldı. 2019’un ilk aylarında Metin Cihan’ın Twitter ifşaları sayesinde olay ulusal çapta duyuldu. Etiket, özellikle “örtbas iddiaları” nedeniyle siyasal medya tartışmalarının merkezine oturdu.
Devlet yetkililerine dair iddiaların kamuoyunda yarattığı etki üzerine, 2019’da TBMM’de Rabia Naz Araştırma Komisyonu kuruldu. Ancak komisyondan çıkan rapor, kamuoyunu tatmin etmedi ve etiket kullanımı artarak devam etti.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #RabiaNazİçinAdalet etiketi, Türkiye’de dijital hakikat arayışının en sembolik örneklerinden biri hâline gelmiştir. Aile bireyleri özellikle sosyal medya üzerinden kendi tanıklıklarını halka doğrudan aktarmış, bu da klasik medya yerine dijital mecraları mücadele zemini olarak güçlendirmiştir.
Rabia Naz için fiziksel anmalar ve mekânsal eylemlerden çok, dijital direnişin kültürel formuna dönüşmüştür. Ayrıca metinlerle desteklenen illustrasyonlar, Rabia Naz’ın çocuk yaşını ve masumiyetini simgeleyen görsellerle beraber paylaşılmış; babasının “yalnız mücadelesi” kamu vicdanında “adalet arayan baba” figürüyle bütünleşmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XBBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53327591
- Wkipedia: https://tr.wikipedia.org/wiki/Rabia_Naz_Vatan%27%C4%B1n_%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC
- İstanbul Barosu: https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/docs/IstanbulBarosu-RabiaNazVatan-112020.pdf
- Evrensel: https://www.evrensel.net/haber/515617/olumunun-uzerinden-6-yil-gecti-rabia-naz-vatana-ne-oldu
- Diken: https://www.diken.com.tr/rabia-naz-vatanin-supheli-olumunu-anlatan-belgesel-yayinda/
Kod: HB_019
Başlık / Etiket: #ŞuleÇetİçinAdalet
Başlatıcı Olay: 23 yaşındaki Şule Çet’in Ankara’da cinsel saldırıya uğradıktan sonra öldürülmesi, delillerin karaltılması ve intihar süsü verilmesi
Tarih ve Yer: 29 Mayıs 2018, Ankara-Plaza binası, 20. kat
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Sosyal Medya Adaleti, Kadın Cinayetlerinde Delil Mücadelesi, Sloganların Gücü, Erkek Adalet Değil Gerçek Adalet, Victim Blaming (Mağduru Suçlama), Toplumsal Tepki
İlgili Terimler: Kadın Cinayeti, Feminist Mücadele, Adalet Arayışı, Cinsel Saldırı, Kasten Öldürme, Delil Karartma, Kadın Dayanışması
Açıklayıcı Not: 2018 yılında, 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet’in Ankara’da bir plazanın 20. katından atılmadan önce cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi üzerine ortaya çıkan bu hashtag, olayın ilk etapta intihar olarak kapatılmak istenmesine ve faillerin serbest bırakılmasına karşın kamuoyu baskısıyla başlatılan adalet mücadelesinin sembolü haline gelmiştir. Adli süreçte elde edilen deliller sonucu sanıklar tekrar yargılanmış ve hüküm giymiştir. Bu süreçte ortaya çıkan hashtag, hem Şule hem de adalete ulaşamayan tüm kadınlar için simgesel bir çağrıya dönüşmüştür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Ankara Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini durduracağız Platformu (KCDP), Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi, şiddet mağdurlarının aileleri ve yakınları, bağımsız medya ve kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri ve genç feministler.
Medya Yansımaları: #ŞuleÇetİçinAdalet etiketi, Twitter başta
olmak üzere sosyal medyada milyonlarca
kişiye ulaşmış, kararın tekrar
değerlendirilmesini sağlayan kamusal
baskıyı oluşturmuştur. Bu süreçte sosyal
medya, alternatif bir adalet aracı olarak
işlev görmüştür. Olayın ilk aşamasında
ulusal medya sessiz kalmış, kamuoyu
tepkisiyle birlikte davayı görünür kılmaya
başlamış, mahkeme süreci daha geniş
aktarılmıştır. Bianet, Medyascope, T24,
Gazete Duvar gibi bağımsız medya
platformları olayın detaylarını sürekli
olarak işlemiş, deliller, çelişkili ifadeler,
savcılık raporları ve duruşma içerikleri gibi
unsurları titizlikle aktarmıştır. Öte yandan
bazı haber platformlarında, Şule Çet’in
gece ofise gitmesi veya alkol almış olması
gibi bilgiler öne çıkarılarak mağdurun
sorgulanmasına neden olunmuştur. Bu
durum, feminist çevrelerde ve
kamuoyunda “mağdur suçlama”
tepkileriyle karşılaşmış, habercilik etiği
tartışmaya açılmıştır.
Şule’nin fotoğrafı, sloganlar ve dövizler
medya görüntülerinde sıklıkla yer almıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Birçok şehirde duvarlara “Şule Çet için
Adalet” yazıldı, özellikle Ankara’da kampüs
çevrelerinde stencil tarzı görsellerle adı
yaşatıldı. Sokak sanatı, kamusal alanda
hafızayı canlı tutma aracı oldu. Anısını yaşatmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla Ankara’da adını taşıyan bir park açıldı. Kadın yürüyüşlerinde ve duruşmalarda, Şule’nin fotoğrafının ve sloganın yer aldığı tişörtler, dövizler ve bez çantalar taşındı. Görsel kimliği olan bir adalet çağrısı hâline geldi. Siyah-beyaz filtreli Şule portresi + “adalet” yazıları sosyal medyada yaygınlaştı. Feminist estetikle
hazırlanmış afişler, story şablonları, kampanya postları üretildi. Bağımsız tiyatro toplulukları tarafından kadın cinayetlerini konu alan oyunlarda Şule’ye gönderme yapıldı. Youtube ve belgesel platformlarında adalet mücadelesine odaklanan kısa videolar yayımlandı. Kadın örgütleri, Şule Çet davasına dair dokümanları ve kronolojileri online hafıza platformlarına taşıdı. Adalet mücadelesinin belgelenmesi, dijital aktivizmin bir parçası oldu.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/haber/sule-cet-cinayeti-kronolojisi-203299
- Medyascope: https://medyascope.tv/2019/12/04/sule-cet-davasinda-karar-aciklandi-katil-cagatay-aksunun-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-iyi-hal-indirimiyle-muebbete-cevrildi/
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/2867/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-kasim-2018-veri-raporu
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Twitter Hesabı: https://twitter.com/KadinCinayeti
- Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği – Medya İncelemesi: https://cinselsiddetlemucadele.org/2019/02/12/ana-akim-medya-sule-cet-cinayetini-nasil-gordu/
- Korsan Edebiyat: https://www.korsanedebiyat.com/sule-cet-cinayetinin-turk-basinina-yansimalari/
- Dergipark: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1247262
- Dergipark: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/938909
- Vikipedi: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eule_%C3%87et_cinayetiVikipedi: Özgür Ansiklopedi+1Wikipedia+1
- X Platformu
Kod: HB_020
Başlık / Etiket: #KızKardeşlik
Başlatıcı Olay: #KızKardeşlik etiketi, belirli bir olayla değil, kadınlar arasında duygusal, politik ve dayanışmaya dayalı bağların ifadesi olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye’de başlayan bu dijital feminist hareketle birlikte, kadınlar arasındaki destek, iyileşme ve birlikte mücadele duygusunu görünür kılınmaya başlanmıştır.
Tarih ve Yer: 2010’lardan itibaren, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Feminist Dayanışma Kültürü, Ortak Güçlenme Alanı, Duygusal Emek Paylaşımı,
Kesişimsel Destek Ağı, Kamusal Empati Pratiği, Güven İnşası,
Yalnızlığa Karşı İyileşme, Dijital Destek Zincirleri, Feminist Moral,
Kadınların Kolektif Politikleşmesi
İlgili Terimler: Dayanışma, Duygudaşlık, Mor Çatı, Kadın Destek Hattı, Kesişimsel Feminizm, Güçlü Kadın Temsili, Feminist Psikoloji, Güvenli Alan, Sosyal Medya Kız Kardeşliği, Kriz Ağı
Açıklayıcı Not: #KızKardeşlik etiketi, kadınlar arasında kurulan destek, güven ve dayanışma ilişkilerini tanımlamak için kullanılan feminist bir kavramdır. Patriyarkanın yalnızlaştırıcı ve rekabetçi sistemine karşı, kadınların duygusal ve politik olarak birbirine omuz vermesi, bu kavramla anlam kazanır. Etiket, özellikle şiddete maruz kalmış, ayrımcılığa uğramış veya duygusal zorluk yaşayan kadınlara dijital ya da fiziksel alanda destek olunduğunda görünürleşir.
Kız kardeşlik, yalnızca yardım değil; birlikte öğrenme, birlikte iyileşme ve birlikte mücadele pratiğidir. Sosyal medyada “yalnız değilsin”, “hepimiz seninleyiz”, “biz varız” gibi mesajlarla birlikte kullanılır. Bu ifade biçimi, kadınların yaşadığı sorunları bireysellikten çıkararak, kolektif bir iyileşme ve direnme alanına dönüştürür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı,
Kadın Savunma Ağı,
Kız Kardeşlik Vakfı, Kız Kardeşim Projesi (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Habitat Derneği, Coca-Cola Türkiye, Coca-Cola Vakfı, Özel Sektör Gönüllüleri Derneği, Türk Eğitim Vakfı), Kız Kardeşler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kız Kardeşler Laboratuvarı (Sabancı Vakfı), SistersLab – Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) İstanbul Şubesi – “Kız Kardeşlerim ile El Ele” Projesi.
Medya Yansımaları: #KızKardeşlik etiketi doğrudan bir olayla ilişkilendirilmediği için medyada tekil başlıklarla değil, kadın mücadelesi bağlamında sürekli ve dağınık biçimde yer bulur. Ancak son yıllarda kadınların sosyal medyada maruz kaldıkları şiddeti ifşa ettikleri #MeToo, #TacizeSessizKalma, #KadınlarAnlatıyor gibi kampanyalarda kız kardeşlik, kadınlar arası destek ve dayanışmanın temel dinamiği olarak sıkça vurgulanmıştır.
Bağımsız medya kuruluşları kız kardeşliği, “yalnızlaştırılan kadınların kolektif iyileşme biçimi” olarak haberleştirmiştir. Özellikle şiddet sonrası kadın örgütlerinin devreye girdiği durumlarda, haberlerde “kız kardeşliği büyüten dayanışma ağı”, “kadın kadınla iyileşir” gibi başlıklarla yer almıştır. Ayrıca toplumsal cinsiyet temelli şiddet, mobbing ve güvencesizlik haberlerinde kadınların birbirine açtığı güvenli alanlar kız kardeşlik bağlamında anlatılmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KızKardeşlik kavramı, Türkiye’de hem fiziksel hem dijital feminist kültürün temel yapı taşlarından biri olarak görünürleşmiştir. Kadınların birbirine sarıldığı kareler, omuz omuza yürüyüşler, kriz anlarında açılan destek hatları, toplu ifşalar sonrası oluşan güvenli alanlar, bu kültürel belleğin somut örnekleridir. Özellikle duygusal şiddet, psikolojik destek arayışı ve dayanışma çağrılarında “kız kardeşlik” söylemi görsel ve dilsel bir pratik olarak sıkça kullanılır.
Dijital kültürde, kadınlar arası empatiyi temsil eden illüstrasyonlar, “yalnız değilsin” temalı görseller ve destek mesajları, kız kardeşlik kültürünün sosyal medya versiyonunu oluşturur. Aynı zamanda mahrem deneyimlerin anonim biçimde paylaşıldığı kadın platformlarında yorumlarla kurulan dayanışma dili, kız kardeşliğin dijital pratiğidir.
Kamusal alanda ise birlikte ağlayan kadınlar, birbirinin saçını tutanlar, sarılanlar, yürüyenler ya da birbirinin hikâyesine tanık olanlar, bu kültürün estetik kodlarını oluşturur. Kız kardeşlik yalnızca eylemsel değil, aynı zamanda bakışla, sözle ve susmayla inşa edilen sessiz ama güçlü bir dildir.
Kaynaklar, Linkler
- XEşitlik, Adalet, Kadın: https://esitlikadaletkadin.org/kizkardeslik-kadinlar-icin-kadinlar-arasinda/
- Bodrum Gündem: https://www.bodrumgundem.com/2025/03/08/kiz-kardeslik/
- Çatlak Zemin: https://catlakzemin.com/kiz-kardeslik-cok-saka-cok-da-fifi/
- Amargi: http://www.amargidergi.com/yeni/?p=544
- Aklınızı Keşfedin: https://aklinizikesfedin.com/kiz-kardeslik-bir-araya-gelen-kadinlarin-degeri/
- Yurtsever: https://yurtsever.org.tr/2022/sahi-nedir-bu-kiz-kardeslik-495406/
Kod: HB_021
Başlık / Etiket: #KadınlarVardır
Başlatıcı Olay: “Kadınlar Vardır” ifadesi, Filiz Kerestecioğlu’nun aynı adlı şarkısıyla kamusal alanda yer edindi; şarkı ilk kez 1987’de feminist hareketin yükselişi bağlamında söylenerek kolektif belleğe girdi. Daha sonra ifade, çevrimiçi mecralarda hashtag olarak da dolaşıma girdi.
Tarih ve Yer: 2010’lar, Türkiye Geneli; köken: 1980’ler sonu Türkiye feminist hareketi.
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Görünürlük ve Temsil, Cinsiyet Eşitliği, Kamusal Alan Hakkı, Dijital ve Fiziksel Dayanışma, Kesişimsel Feminist Talepler
İlgili Terimler: Kadın Hareketi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Feminist kolektif Hafıza, Kadın Dayanışması, Kamusal Alan Hakkı, Dijital Kampanyalar, Eylem Günleri, Toplumsal Görünürlük
Açıklayıcı Not: #KadınlarVardır ifadesi, kadınların toplumsal, politik ve kültürel alanlarda yok sayılmasına karşı üretilmiş kolektif bir varoluş beyanıdır. Erkek şiddeti, cinsiyet eşitsizliği, hukuki korumaların yetersizliği ve temsil eksikliği gibi sorunlara dikkat çeker. Hem bireysel hem de kolektif hafızada yer edinen bu ifade, kadınların kendi deneyimlerini kamusal alana taşıma ve görünür kılma çabalarının ortak sembollerinden biri hâline gelmiştir.
Etiket, özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü gibi tarihsel öneme sahip eylem günlerinde yoğun biçimde kullanılır. Sosyal medya paylaşımlarında, basın açıklamalarında, yürüyüşlerde taşınan pankart ve dövizlerde yer alarak hem dijital hem fiziksel alanda ortak bir dil oluşturur. Farklı kuşaklardan, kimliklerden ve toplumsal kesimlerden kadınları bir araya getiren kapsayıcı yapısıyla, feminist hareketin hem politik hem de duygusal bağlarını güçlendiren bir araç işlevi görür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP)
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
Kadın Savunma Ağı
EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
Kadın Meclisleri
Yerel kadın platformları ve üniversite toplulukları
LGBTİ+ örgütleri (Kaos GL, SPoD vb.)
Bağımsız medya ve kadın gazeteciler
Sosyal medya aktivistleri ve genç feministler
Korolar ve Kültür-Sanat Toplulukları (örneğin Rengin Kadın Korosu).
Medya Yansımaları: Etiket, bağımsız medya organlarında (Bianet, Gazete Duvar, Ekmek ve Gül vb.) feminist perspektifle görünürlük kazanırken; ana akım medyada sınırlı yer bulmuştur. Sosyal medyada özellikle 8 Mart ve 25 Kasım gibi eylem günlerinde yoğun paylaşım yapılmış, hashtag gündem listelerinde üst sıralara çıkmıştır. Dijital kampanyalar, canlı yayınlar, eylem fotoğrafları ve dayanışma mesajları aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmış; uluslararası feminist ağlarda da paylaşılmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: “Kadınlar Vardır” ifadesi, Filiz Kerestecioğlu’nun aynı adlı şarkısıyla kamusal alanda yer edinmiş; şarkı 1980’lerin sonunda feminist hareketin yükselişi sırasında söylenerek kolektif belleğe girmiştir. Zamanla ifade, pankart, döviz, sticker, stencil ve duvar yazılarında sıkça kullanılmış; dijital kültürde mor zeminli tipografik afişler, illüstrasyonlar, kampanya setleri ve video içeriklerle görünürlük kazanmıştır. 8 Mart ve 25 Kasım gibi eylem günlerinde slogan, ritmik protestolar, danslar ve kolektif performanslarla kamusal alanda ifade edilmiştir. Sosyal medya platformlarında ortak görsel dilin parçası olmuş; feminist estetikle üretilen içerikler hem yerel hem uluslararası dolaşıma girmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XFeminist Bellek: https://feministbellek.org/dayaga-karsi-kampanya/
- Kırklareli Gazetesi: https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kadinlar-vardir-kadinlar-her-yerde
- Bianet: https://bianet.org/yazi/kadinlar-vardir-258602
- İstanbul Kadın Müzesi: http://www.istanbulkadinmuzesi.org/filiz-kerestecioglu
- Cumhuriyet: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kadinlar-vardir-kadinlar-her-yerde-1818507
- Bianet: https://www.ekmekvegul.net/sectiklerimiz/gunun-sarkisi-rengin-kadin-korosundan-kadinlar-vardir
- Konak Belediyesi: https://www.konak.bel.tr/tr/haber/kadinlar-seslerini-konaktan-duyurdu-3555
Kod: HB_022
Başlık / Etiket: #6284üUygula
Başlatıcı Olay: #6284üUygula etiketi, 20 Mart 2021’de Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanlığı Kararı ile çekilmesinin ardından, kadın hareketinin var olan ulusal yasal dayanağın korunması ve etkin uygulanması çağrısıyla gündeme gelmiştir. Etiket, 6284 sayılı Kanun’un kadınları koruyan tek bağlayıcı metin olarak kalmasıyla birlikte bir yaşam hakkı talebinin sembolü hâline gelmiştir.
Tarih ve Yer: Mart 2021’den itibaren, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadına Yönelik Şiddet, Hukuki Koruma Mekanizmaları, İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilme Sonrası Hak Kaybı, 6284 Sayılı Kanun’un Uygulanması, Devletin Koruma Yükümlülüğü, Cezasızlıkla Mücadele, Feminist Hukuk Politikaları, Kamusal Denetim, Adalet ve Yaşam Hak
İlgili Terimler: 6284 Sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi, Kadın Cinayetleri, Koruma Kararı, Devlet Yükümlülüğü, Hak İhlali, Feminist Hukuk, Şiddet Önleme, Nafaka Hakkı, Acil Tedbir, Aile Mahkemeleri, Kamu Politikası
Açıklayıcı Not: #6284üUygula etiketi, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının ardından kadın hareketinin en azından ulusal yasaların uygulanması çağrısını merkezine almıştır. Feminist örgütler, 6284 sayılı Kanun’un koruma kararları, uzaklaştırma tedbirleri ve kolluk yükümlülükleri bakımından sistematik biçimde ihmal edildiğini vurgulamış; bu ihmalin doğrudan kadın cinayetleriyle sonuçlandığını belgeleyen raporlar yayımlamıştır. Etiket, yalnızca hukuki bir uygulama çağrısı değil, aynı zamanda devletin şiddeti önleme sorumluluğunu hatırlatan bir politik uyarı mekanizması işlevi görmüştür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Mor Dayanışma, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, ulusal ve uluslararası insan hakları örgütleri (Amnesty International, Human Rights Watch, Kadın İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği), yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri ve eşitlik birimleri, baro kadın hakları merkezleri, sendika kadın sekreterlikleri, akademisyenler, feminist hukukçular, kadın gazeteciler, sanatçılar, sivil toplum kuruluşları, sosyal medya aktivistleri, LGBTİ+ bireyler, genç feministler, şiddet mağdurlarına destek veren yurttaşlar, kadın dayanışma ağları, öğrenci toplulukları ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: #6284üUygula etiketi, 2021 sonrasında hem sosyal medya hem sokak eylemlerinde yoğun biçimde görünür olmuştur. Bianet, Ekmek ve Gül, Gazete Duvar ve Medyascope gibi bağımsız medya organları, etiket altında düzenlenen basın açıklamaları ve duruşma nöbetlerini düzenli biçimde haberleştirmiştir. Kadınlar, “6284’ü Uygulayın!” sloganını 8 Mart ve 25 Kasım yürüyüşlerinde sıkça taşımış; belediyeler, barolar ve insan hakları örgütleri kamuoyu açıklamalarıyla destek vermiştir. Ana akım medyanın sınırlı ilgisine rağmen, dijital medya kampanyaları etiketi uzun süre trendlerde tutmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #6284üUygula, mor zeminli afişlerde, stickerlarda ve dijital tipografik kampanyalarda “Kadınlar Yaşasın” sloganıyla birlikte yer almıştır. Sokak eylemlerinde dövizlerde “6284’e Dokunma”, “Yasayı Uygula, Kadını Koru” gibi ifadeler öne çıkmıştır. Feminist sanatçılar, performanslarda ve kısa videolarda yasa numarasını bir direniş sembolü hâline getirmiştir. Dijital arşivlerde, bu etiket İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sonrası dönemin feminist belleğini temsil eden en güçlü hukuki çağrı olarak kayıt altına alınmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XPolitik Haber: https://politikahaber.com/istanbul-sozlesmesinin-kaldirilmasi-6284u-zayiflatti/
- Gazete Kadıköy: https://www.gazetekadikoy.com.tr/gundem/siddete-karsi-ses-ikardilar
- Kadın Dayanışması: https://www.kadindayanismasi.net/index.php/2021/04/06/6284-nedir/
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/aciklamalar/3035/uzaklastirma-kararini-zorlama-hapsini-6284u-uygula-kadini-yasat
- Daktilo 1984: https://daktilo1984.com/forum/kadin-kiyimina-yasal-cerceveden-bakmak-ve-6284-sayili-kanun/
Kod: HB_023
Başlık / Etiket: #CerenDamar
Başlatıcı Olay: #CerenDamar etiketi, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in, sınav sürecinde kopya nedeniyle hakkında işlem yaptığı öğrencisi tarafından odasında bıçaklanıp ateşli silahla öldürülmesi üzerine yaygınlık kazanmıştır. Olay, üniversite ortamında güvenlik, kamu görevlilerinin korunması ve kadınların çalışma yaşamında maruz kaldığı ölümcül şiddet tartışmalarını ülke gündemine taşımıştır.
Tarih ve Yer: 2 Ocak 2019, Ankara, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi yerleşkesi
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Akademik ortamda şiddet, kamu görevlisinin korunması, ceza adaleti, ağırlaştırılmış müebbet uygulaması, üniversite güvenliği, kadınların çalışma yaşamında şiddet, yargısal süreçlerin izlenmesi, kurumsal anma ve bellek çalışmaları.
İlgili Terimler: Ceren Damar, akademik şiddet, kopya iddiası, tutanak işlemi, adalet talebi, ağırlaştırılmış müebbet cezası, üniversite güvenliği, ceza mahkemesi, kamu görevlisi suçu
Açıklayıcı Not: #CerenDamar etiketi, bireysel bir cinayetin ötesinde, üniversitelerde görev yapan akademik personelin güvenliği ve ceza adaletinin caydırıcılık boyutu hakkında geniş bir tartışma alanı açmıştır. Yerel mahkemenin ağırlaştırılmış müebbet hükmü ve indirim uygulanmamasına ilişkin gerekçesi, sonrasında istinaf ve Yargıtay onamalarıyla birlikte, davanın yargısal izlemini tamamlamıştır. Bu süreç, hukuk kamuoyunda kamu görevi nedeniyle öldürme suçunun nitelendirilmesi, delil değerlendirmesi ve takdiri indirim ölçütleri açısından sıklıkla atıf yapılan bir örnek oluşturmuştur.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Ankara Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri, Eğitim-Sen, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Dayanışma, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Kadın Emeği Kolektifi, Kadın Dayanışma Dernekleri, Eğitim alanında çalışan sendikalar, üniversite akademisyenleri dernekleri, Türkiye Psikiyatri Derneği Kadın ve Ruh Sağlığı Birimi, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Human Rights Watch, Amnesty International Türkiye, feminist hukukçular, kadın gazeteciler, öğretmen örgütleri, sendikalar, yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri, sanatçılar, sosyal medya aktivistleri, öğrenciler ve halk (kadın akademisyenlerle dayanışma gösteren yurttaşlar, eğitim emekçileri, feministler ve bağımsız bireyler).
Medya Yansımaları: Dava ve karar aşamaları, ulusal ajanslar ve bağımsız haber mecraları tarafından düzenli biçimde izlenmiş, ilk derece kararının içeriği, gerekçeli kararın ayrıntıları ve istinaf ile Yargıtay onamaları haberleştirilmiştir. Anadolu Ajansı, hüküm ve gerekçeli kararda ağırlaştırılmış müebbet, kamu görevi nedeniyle öldürme niteliği ve indirim uygulanmaması gibi çekirdek unsurları ayrıntılı aktarmıştır. Bianet, duruşma sürecini ve istinaf onamasını izleyerek kamuoyu bilgisini güncellemiştir. Ekmek ve Gül, ilk derece hükmüyle birlikte sanığa ek suçlardan verilen hapis cezalarını da not etmiş, yargısal izlemin toplumsal karşılığını görünür kılmıştır. Baroların kurumsal kanalları karar ve anma açıklamalarını yayımlamış, hukuk mesleği örgütleri davaya ilişkin sempozyum ve panel içeriklerini kamuya duyurmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #CerenDamar etiketi, üniversite kampüslerinde ve hukuk camiasında anma törenleri, sempozyumlar, panel oturumları ve bildiriler aracılığıyla sürdürülen bir bellek hattına dönüşmüştür. Çankaya Üniversitesi’nin düzenlediği “Ceren Damar Bilim İnsanları Hukuk Sempozyumu”nun düzenli aralıklarla gerçekleştirilmesi, olayın akademik ve mesleki çevrelerde kurumsal düzeyde hatırlandığını göstermektedir. Türkiye Barolar Birliği’nin yıllık anma iletileri ve sempozyum duyuruları, hukuki tartışmaların sürekliliğini desteklemiştir. Bu çerçevede etiket, hem üniversite içi hem de meslek örgütleri düzeyinde kalıcı bir anımsama ve değerlendirme zemini yaratmıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XAA: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/ceren-damar-senel-davasinda-karar-verildi/1740791
- Bianet: https://bianet.org/etiket/ceren-damar-62618
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/yargitay-ceren-damari-olduren-saniga-verilen-cezayi-onadi
- Baro Birlik: https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/ceren-damar-seneli-ozlem-ve-saygiyla-aniyoruz-84434
- BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51238218
Kod: HB_024
Başlık / Etiket: #ErkekŞiddetineHayır
Başlatıcı Olay: #ErkekŞiddetineHayır etiketi, Türkiye’de kadınlara ve LGBTİ+ bireylere yönelik erkek şiddetinin faillerini görünür kılmak ve cezasızlığa karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.
Tarih ve Yer: 2010’lar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Erkek Şiddetinin Görünür Kılınması, Cezasızlığın Sınırlanması, Etkin Soruşturma, 6284 Sayılı Kanun’un Uygulanması,
İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilmenin Sonuçları, Yerel Yönetimlerin ve Baroların İzleme Faaliyetleri, Anıt Sayaç,
Küresel Kampanyalarla Eşgüdü
İlgili Terimler: 25 Kasım, 8 Mart, 16 Günlük Aktivizm, İstanbul Sözleşmesi, 6284 Sayılı Kanun, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Anıt Sayaç, Bianet Erkek Şiddeti Çetelesi, Baro Kadın Hakları Merkezleri, Belediye Eşitlik Birimleri, kaosgl.org İzleme Haberleri, BM UN Women Türkiye.
Açıklayıcı Not: #ErkekŞiddetineHayır, failin adlandırıldığı, veriye ve izlemeye dayalı bir toplumsal itirazın ifadesidir. Aylık derlenen erkek şiddeti dosyaları ve yıllık değerlendirilmeler (platform raporları, haber mecralarının çetelesi) kamusal farkındalık ve yargısal izleme için başvuru kaynağı haline gelmiştir. 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından etiket, ulusal mevzuatın (6284) uygulanmasının güçlendirilmesi, mağdur destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve yerel yönetimlerde bütüncül politikalar geliştirilmesi talepleriyle birlikte anılmaktadır. UN Women Türkiye’nin 16 Gün kampanyası, ulusal düzeyde yürütülen çalışmalarla eşgüdüm içinde görünürlük sağlamıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, Kadın İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), Amnesty International, Human Rights Watch, yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri ve eşitlik birimleri, feminist hukukçular, sanatçılar, medya çalışanları, sendikalar, üniversite toplulukları, LGBTİ+ bireyler, genç feministler, bağımsız kadın inisiyatifleri, erkek şiddetiyle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, sosyal medya aktivistleri, şiddet karşıtı yürüyüşlere katılan kadınlar, erkek müttefikler, öğrenciler ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: Bağımsız medya, “erkek şiddeti” ifadesini düzenli raporlar, duruşma takipleri ve yerel eylem haberleriyle yerleştirmiş; ay ay öldürme, yaralama, taciz, tehdit ve benzeri başlıklarda verileri yayımlamıştır. 2024 Haziran’ında İzmir’de düzenlenen açıklamalarda belediye başkanları “erkek şiddetine hayır” çağrısını vurgulamış; 2024 Kasım’ında İstanbul’daki 25 Kasım eylemlerinde toplu gözaltılar ulusal ve uluslararası haber akışına konu olmuştur. 2022’de 25 Kasım girişimlerinde gözaltı ve sınır dışı süreçleri gündeme gelmiştir. Yerel mecralar ile kadın odaklı platformlar, “erkek devlet şiddetine karşı” çağrılarını il il yayımlamış; Kaos GL başta olmak üzere pek çok mecra, engellemelere karşın yapılan yürüyüşleri ve açıklamaları paylaşmıştır. Aylık erkek şiddeti dosyaları ve yıllık karneler, 2024’te öldürülen kadın sayılarının yüksekliğine işaret eden haberlerle birlikte değerlendirilmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Etiket, döviz ve pankartlarda doğrudan kullanılmış; “erkek devlet şiddetine hayır” gibi türev ifadelerle 25 Kasım kortejlerinde ve kampanya görsellerinde yer almıştır. Gazeteci kadınların taşıdığı “evde, işte, sokakta, medyada erkek şiddetine hayır” pankartı, meslek içi dayanışmanın örneklerinden biridir. Dijital bellek çalışmaları (Anıt Sayaç) ile aylık veri raporları birlikte anılmış; belediyelerin kadın-çocuk birimleri ve eşitlik raporları, kurumsal programlarda şiddetle mücadele başlıklarını yaygınlaştırmıştır. UN Women Türkiye’nin 16 Gün kampanyası, yerel etkinliklerle eşzamanlı görünürlük üretmiştir. İl il yayımlanan eylem çağrıları (Ankara Kolej Meydanı, Antalya Aydın Kanza Parkı vb.) sloganın coğrafi dolaşımını pekiştirmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XKadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler-tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu-bulundu
- Yeni Dünya İçin Çağrı: https://ydicagri.org/mucadelemiz-yasaklanamaz
- AGOS: https://www.agos.com.tr/tr/yazi/27857/25-kasim-da-gozalti-ve-siddet-dalgasi-neler-yasandi
- İBB Kadın: https://webapi.ibb.istanbul/uploads/IBB_KADIN_VE_COCUK_RAPOR_2024_2_46e7f90d4e.pdf
Kod: HB_025
Başlık / Etiket: #Eşitlikİstiyoruz
Başlatıcı Olay: #Eşitlikİstiyoruz etiketi, kadınların çalışma yaşamında, siyasette ve yasal düzenlemelerde karşılaştıkları ayrımcılığa tepki olarak ortaya çıkmıştır. Kadın örgütlerinin ve bağımsız feministlerin, toplumsal cinsiyet eşitliğini anayasal bir hak olarak savunmak amacıyla başlattığı ortak bir kampanyadır.
Tarih ve Yer: 2020, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Ekonomik Eşitsizlik, Siyasi Temsilde Kadın, Eşit Ücret Mücadelesi, Eğitimde Fırsat Eşitliği, İstanbul Sözleşmesi Savunusu, Kadınların Çalışma Hakları, Kamusal Alanda Kadın, Feminist Politik Talepler, Dijital Aktivizm
İlgili Terimler: Eşitlik İstiyoruz, Toplumsal Cinsiyet, Kadın İstihdamı, Eşit Temsil, Eşit Ücret, Feminist Politika, İstanbul Sözleşmesi, Anayasal Hak, Kadın Hareketi, Dayanışma, Dijital Kampanya, Hak Temelli Mücadele
Açıklayıcı Not: #Eşitlikİstiyoruz etiketi, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yaşanan gerilemelere karşı geliştirilen geniş katılımlı bir dayanışma çağrısıdır. 2020’de İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması ve kamusal alanda kadınların görünürlüğünü azaltan politikaların artması üzerine, çok sayıda kadın örgütü tarafından ortak biçimde kullanılmıştır. Etiket, sadece dijital bir kampanya değil, eşit temsiliyet ve hak temelli siyaset talebini görünür kılan bir kolektif eylem biçimi hâline gelmiştir. #Eşitlikİstiyoruz ifadesi, farklı sınıf, yaş ve kimlikten kadınların ortak söylemi olarak feminist bellekte yerini almıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Savunma Ağı, Kadın Koalisyonu, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), İstanbul Feminist Kolektifi, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversite Kadın Dayanışmaları, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İHD Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, Kadın İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği (KİH-YÇ), Human Rights Watch, Amnesty International Türkiye, yerel yönetimlerin kadın müdürlükleri ve eşitlik birimleri, sendika kadın sekreterlikleri, akademisyenler, feminist hukukçular, medya çalışanları, sanatçılar, sivil toplum kuruluşları, genç feministler, LGBTİ+ bireyler, öğrenci toplulukları, sosyal medya aktivistleri, toplumsal cinsiyet eşitliği talebini kamusal alanda dile getiren yurttaşlar, kadın ve erkek eşitliğini savunan sendikalar, yerel platformlar ve bağımsız bireyler.
Medya Yansımaları: Etiket, 2020 yazından itibaren İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmaların yoğunlaştığı dönemde Twitter ve Instagram’da kısa sürede gündem olmuştur. “Eşitlik istiyoruz çünkü hayatlarımız buna bağlı” sloganıyla paylaşılan gönderiler on binlerce etkileşim almış; Bianet, Gazete Duvar, Medyascope ve BBC Türkçe gibi kaynaklarda haberleştirilmiştir. Ana akım medya çoğu zaman sessiz kalsa da, bağımsız medya kadınların eşitlik talebini gündemde tutarak söylemsel bir görünürlük sağlamıştır. Kampanyaya destek veren sanatçılar, akademisyenler ve sivil inisiyatifler sosyal medyada videolar, afişler ve açık mektuplarla dayanışma mesajları yayımlamıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #Eşitlikİstiyoruz etiketi, mor ve beyaz tonlarda hazırlanan afişler, sosyal medya görselleri, dijital pankartlar ve video kampanyalarında sıkça kullanılmıştır. “Eşitlik istiyoruz, vazgeçmiyoruz” sloganı özellikle 8 Mart ve 25 Kasım eylemlerinde dövizlerde, ışıklı pankartlarda ve stickerlarda öne çıkmıştır. Feminist sanatçılar tarafından tasarlanan dijital illüstrasyonlar, eşitlik talebini estetik bir direniş diline dönüştürmüştür. Ayrıca bu etiket, üniversitelerdeki panolardan yerel belediye etkinliklerine kadar kamusal alanlarda feminist bir görünürlük oluşturmuştur.
Kaynaklar, Linkler
- XEŞİK: https://esikplatform.net/
- Bianet: https://bianet.org/haber/ayvalik-8-mart-kadin-platformu-hayatin-her-alaninda-esitlik-istiyoruz-292890
- https://bianet.org/haber/kadin-orgutleri-vekilleri-uyardi-firsat-degil-esitlik-istiyoruz-112529
- Jineps: https://jinepsgazetesi.com/2024/01/yerelde-de-esitlik-istiyoruz/
Kod: HB_026
Başlık / Etiket: #Feministİsyan
Başlatıcı Olay: #Feministİsyan etiketi, 2022 yılında kadınların ataerkil şiddete, cezasızlığa ve özgürlük kısıtlamalarına karşı yükselen toplumsal tepkisiyle ortaya çıkmıştır. İran’da Jina Mahsa Amini’nin öldürülmesinin ardından Türkiye’de feminist hareketin dayanışma ve direniş çağrısına dönüşmüştür.
Tarih ve Yer: 2022, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Adaleti, Patriyarkal Şiddetle Mücadele, Feminist Dayanışma, Kamusal Alan Direnişi, Dijital Feminist Aktivizm, Cezasızlığa Karşı Mücadele.
İlgili Terimler: Devlet Şiddetine Tepki, Feminist Bellek ve Hafıza, Ulusötesi Kadın Mücadeleleri
Feminist İsyan, Cinsiyet Eşitliği, Patriyarka, Cezasızlık, Dayanışma Eylemleri, Dijital Kampanya, Sokak Eylemleri, Feminist Politika, Kadın Hareketi, Toplumsal Direniş
Açıklayıcı Not: #Feministİsyan etiketi, Türkiye’de ve bölgede yükselen kadın özgürlük hareketleriyle eşzamanlı olarak feminist taleplerin yeniden görünürleştiği bir dönemin dijital belleğini oluşturmuştur. Eylemler, kadın cinayetlerinden İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine, LGBTQİ+ haklarının hedef alınmasından toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik gerilemelere kadar birçok başlıkta örgütlenmiştir. Etiket, feminist öznelerin “yaşam hakkı, özgürlük ve adalet” taleplerini bir araya getirerek ulusötesi bir dayanışma hattına dönüştürmüştür. Bu bağlamda #Feministİsyan, hem dijital hem fiziksel alanda politik bir karşı duruşu simgeler; feminist hareketin kolektif belleğinde dönüm noktalarından biri olarak kayda geçmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Mor Dayanışma, Kadın Savunması, Kadınlar Birlikte Güçlü, EŞİK Platformu, Bağımsız Feministler, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, LGBTİ+ örgütleri (Kaos GL, SPoD), feminist akademisyenler, yerel kadın meclisleri ve uluslararası dayanışma ağları.
Medya Yansımaları: Etiket, özellikle 2022 sonu ve 2023 başında hem dijital platformlarda hem sokak eylemlerinde yoğun biçimde görünür olmuştur. Bianet, Gazete Duvar, Artı Gerçek, Evrensel ve Medyascope gibi bağımsız medya organları #Feministİsyan çağrılarını düzenli biçimde aktarmış; “Kadınlar Sokakta, Feminist İsyan Her Yerde” ve “Kadınlar Yaşam İçin Direniyor” başlıklı haberlerle gündemde tutmuştur. Sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan eylem görüntüleri, pankartlar ve gece yürüyüşlerinden fotoğraflar etiketin dolaşımını artırmış; ana akım medyada yer bulamayan feminist talepler alternatif dijital ağlarda görünürlük kazanmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #Feministİsyan etiketi, mor zeminli afişler, ışıklı yazılar, duvar yazıları ve pankartlarda sıkça kullanılmıştır. “Yaşam, Özgürlük, Eşitlik” temalı dövizler ve el yazılı posterler feminist eylemlerde ortak estetik unsurlara dönüşmüştür. Kampanya sürecinde üretilen dijital kolajlar, video montajları ve stencil çalışmaları kadınların kamusal alandaki varlığını görünür kılmış; etiket hem sosyal medya hafızasında hem kent duvarlarında direnişin sembolü olarak yer almıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/haber/kadinlarin-aciklamasi-esit-ve-ozgur-bir-dunya-kurmadan-feminist-isyan-bitmeyecek-258791
- https://bianet.org/haber/feminist-isyan-her-yerde-240504
- Çatlak Zemin: https://catlakzemin.com/2022de-yoksulluga-feminist-isyan-var/
- Kadın İşçi: https://www.kadinisci.org/farplasta-feminist-isyan/
- Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi: https://haberdetoplumsalcinsiyet.org/haber-ve-soylesiler/haberler/kadinlarin-aciklamasi-esit-ve-ozgur-bir-dunya-kurmadan-feminist-isyan-bitmeyecek/
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/feminist-isyan-379937
Kod: HB_027
Başlık / Etiket: #GüçlüKadınlar
Başlatıcı Olay: #GüçlüKadınlar etiketi, kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki başarılarını görünür kılmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırmak amacıyla, 2010’ların ortalarından itibaren Türkiye’de ve dünyada 8 Mart, 25 Kasım ve kampanya temalı dönemlerde yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır.
Tarih ve Yer: 2010’lar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadınların Güçlenmesi, Ekonomik Bağımsızlık, Liderlik Ve Temsil, Eğitime Erişim, Çalışma Hayatında Eşitlik, Girişimcilik, Dayanışma Ve İlham, Medya Görünürlüğü
İlgili Terimler: Kadın Liderliği, Girişimci Kadınlar, Eşit Temsil, Kadın Dayanışması, İlham Veren Kadınlar, Kadın İstihdamı, Kadınların Güçlenmesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Rol Model Kadınlar, UN Women Türkiye
Açıklayıcı Not: #GüçlüKadınlar etiketi, kadınların bireysel başarı hikâyelerini kamusal görünürlükle birleştirerek dayanışma duygusunu pekiştirmektedir. Dijital platformlarda hem kişisel hem kurumsal düzeyde kullanılan bu etiket, kadın girişimciliği, liderliği ve ekonomik bağımsızlığı odağına almaktadır. Türkiye’de özellikle 8 Mart ve 25 Kasım dönemlerinde markalar, sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşları tarafından desteklenmiş; UN Women Türkiye ve yerel yönetimler, “kadınların güçlenmesi” temalı projelerde etiketi yaygın biçimde kullanmıştır. Böylece #GüçlüKadınlar, kadınların yalnız bireysel başarılarını değil, aynı zamanda kolektif dayanışmalarını da temsil eden bir üst başlığa dönüşmüştür.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: UN Women Türkiye, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, yerel yönetimlerin kadın eşitlik birimleri, özel sektör markalarının toplumsal cinsiyet projeleri, medya kuruluşları ve bağımsız kadın odaklı platformlar.
Medya Yansımaları: #GüçlüKadınlar etiketi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde televizyon, gazete ve dijital medya aracılığıyla sıklıkla kullanılmış, özellikle kadın girişimciliğini öne çıkaran kampanyalarla desteklenmiştir. 2024 yılında UN Women Türkiye’nin “Güçlü Kadınlar, Güçlü Toplumlar” temalı videosu geniş kitlelere ulaşmış, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları bu tema etrafında sosyal medya kampanyaları yürütmüştür. Kurumsal düzeyde KAGİDER ve KEDV’in paylaşımları kadın istihdamına ilişkin verilerle güçlendirilmiş, haber mecralarında kadın liderlerin deneyimleri ilham kaynağı olarak aktarılmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #GüçlüKadınlar etiketi, kadınların görünürlüğünü ve dayanışmasını kutlayan afişler, belgeseller, kısa filmler ve kampanya videoları aracılığıyla kültürel alanda güçlü bir temsil kazanmıştır. UN Women Türkiye’nin “Kadınlar İçin Eşitlik” kampanyasında kullanılan görseller, yerel belediyelerin sokak panolarında ve metro ekranlarında yer almış; KAGİDER’in “Güçlü Kadınlar, Güçlü Türkiye” mottosuyla yürüttüğü medya çalışmaları televizyon ve dijital mecralarda geniş yer bulmuştur. Sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan ilham veren kadın portreleri, sanat, spor ve bilim alanındaki başarı öykülerini kolektif bir belleğe dönüştürmüştür.
Kaynaklar, Linkler
- XGümüşhane Lisesi: https://gumushanelisesi.meb.k12.tr/icerikler/guclu-kadinlar-guclu-toplum-projesiyle-yeni-bir-adim_15849676.html
- Fonzip: https://fonzip.com/kadindayanismavakfi/kampanya/guclu-kadinlar
- Retail Türkiye: https://retailturkiye.com/firmalardan/bicenden-guclu-kadin-guclu-toplum-projesi/
- MemurSen: https://www.memursen.org.tr/guclu-kadin-guclu-bir-gelecegin-habercisidir
Kod: HB_028
Başlık / Etiket: #İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz
Başlatıcı Olay: #İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz, 20 Mart 2021’de Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ilanı ve 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe girmesi sonrasında, sözleşmenin ilke ve hükümlerinden vazgeçilmemesi çağrısını ifade eden çatı etikettir. Kadın örgütleri ve hak savunucuları bu başlıkla kararın geri alınmasını ve şiddetle mücadelede uluslararası standartların korunmasını savunmuştur.
Tarih ve Yer: Mart 2021’den itibaren, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele, Uluslararası İnsan Hakları Standartları, İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilme Kararı, Hukuki ve Kurumsal Sorumluluk, Cezasızlıkla Mücadele, Kamusal Alan Eylemleri, Dijital Feminist Aktivizm, Adalet ve Yaşam Hakkı, Yerel ve Ul
İlgili Terimler: İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanı Kararı 3718, Çekilme Bildirimi, 1 Temmuz 2021, Sözleşmeyi Uygula, Cezasızlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Koruma Mekanizmaları, Bağımsız Medya, Duruşma Nöbeti, Basın Açıklaması, Kampanya Ağı
Açıklayıcı Not: #İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz etiketi, 20 Mart 2021’de Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının açıklanmasıyla birlikte kadın hareketinin ortak tepkisini görünür kılan bir ifade biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Çekilme kararının ardından yürütülen sokak eylemleri, basın açıklamaları ve dijital paylaşımlar aracılığıyla sözleşmenin şiddetle mücadeledeki rolü yeniden gündeme taşınmıştır. Etiket, sözleşmenin temel ilkeleri olan önleme, koruma, kovuşturma ve bütüncül politika alanlarında yaşanan geri çekilmeye dikkat çekmiş; devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesine ilişkin eleştiriler kamuya açık biçimde tartışılmıştır.
#İstanbulSözleşmesindenVazgeçmiyoruz, kısa sürede Türkiye’deki kadın hareketinin kolektif belleğinde bir dönüm noktasına dönüşmüş; ulusal sınırları aşan dayanışma çağrılarıyla ulusötesi feminist ağlar tarafından da sahiplenilmiştir. Böylece etiket, yalnızca bir tepki aracı değil, aynı zamanda hak temelli bir direnişin, belgelenmiş bir toplumsal hafıza sürecinin ifadesi hâline gelmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, yerel kadın platformları, baroların kadın hakları merkezleri, bağımsız feministler, sendikaların kadın komisyonları; uluslararası insan hakları örgütleri.
Medya Yansımaları: Bağımsız medya kuruluşları kampanyayı düzenli biçimde izlemiş; Bianet, Gazete Duvar, Evrensel ve Medyascope sahadan aktarımlar ve il düzeyinde derlemeler yayımlamıştır. T24 ve DW Türkçe gibi mecralar, gelişmeleri ulusal ve uluslararası izleyiciye taşımıştır. Ana akım medyanın sınırlı ilgi gösterdiği dönemlerde, alternatif medya ağları eylem çağrılarını, katılım verilerini ve alan notlarını düzenli olarak dolaşıma sokarak görünürlüğün sürmesini sağlamıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Kampanyanın görsel dili, mor ve siyah renk paletinin birlikte kullanımı, büyük tipografik pankartlar ve el yazılı dövizlerle kurulmuştur. 8 Mart ve 25 Kasım yürüyüşleri ile adliye önleri, eylemlerin ana sahneleri olarak belirginleşmiştir. Meydan ve sahil şeritlerinde uzun pankartlar açılmış; köprü yaklaşımlarında sıralı kortej düzenleri uygulanmış; gece yürüyüşlerinde ışıklı yazılar ve projeksiyon yansımaları tercih edilmiştir. Sloganların ritimle tekrarlandığı yürüyüşler, toplu duruşlar ve basit koreografiler aracılığıyla ses ile görüntü arasında kurulan bağ güçlendirilmiştir. Alan kayıtları (canlı yayınlar, kısa klipler, fotoğraf serileri) sosyal ağlarda yeniden dolaşıma sokulmuş; böylece dijital belleğin sürekliliği pekiştirilmiştir. Yerel illüstrasyonlar, bilgilendirici kartlar, sticker ve stencil çalışmaları yıl dönümleri ile duruşma günlerinde yeniden kullanılmış; “Vazgeçmiyoruz” ifadesi farklı mecralarda ortak bir görsel işaret olarak yerini almıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XDİSK – İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!
- Sivil Sayfalar: https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/20/kadinlar-istanbul-sozlesmesini-yasatmakta-kararli/
- Ankara Tabip Odası: https://ato.org.tr/haberler/2021-haberleri/2410-istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz.html
- İstanbul Barosu: https://www.istanbulbarosu.org.tr/HaberDetay.aspx?ID=17713&Desc=%C4%B0stanbul-S%C3%B6zle%C5%9Fmesi%27nden-ve-6284-Say%C4%B1l%C4%B1-Kanun%27dan-Vazge%C3%A7miyoruz!
- KİH: https://kadinininsanhaklari.org/istanbul-sozlesmesi-bizim-vazgecmiyoruz-28-kasimda-danistaydayiz/
- Bianet: https://bianet.org/haber/120-kadin-orgutunden-istanbul-sozlesmesi-mitingine-cagri-245638
- Kadın Koalisyonu: https://kadinkoalisyonu.org/2021/09/30/istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz/
- t24 – Eşitlik İçin Kadın Platformu: https://t24.com.tr/haber/esitlik-icin-kadin-platformu-istanbul-sozlesmesi-nden-haklarimizdan-ve-hayatlarimizdan-vazgecmiyoruz,1043834
Kod: HB_029
Başlık / Etiket: #KadınCinayetleriniDurduracağız
Başlatıcı Olay: #KadınCinayetleriniDurduracağız etiketi, kadın cinayetlerinin durdurulması talebini görünür kılmak ve sistematik izleme, dava takibi ve kamuoyu baskısı yoluyla hesap verebilirliği güçlendirmek amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.
Tarih ve Yer: 2010’lar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetlerinin Sistematik Takibi, Cezasızlığın Önlenmesi, Adalete Erişim, Dava İzleme ve Duruşma Nöbetleri, İstanbul Sözleşmesi Tartışmaları, 6284 Sayılı Kanun’un Uygulanması, Yerel ve Ulusal Ölçekte Dayanışma, Kamu Politikalarının İzlenmesi.
İlgili Terimler: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Erkek Şiddeti, Yıllık Rapor, Anıt Sayaç, Bianet Erkek Şiddeti Çetelesi, 25 Kasım, 8 Mart, Adalet Nöbeti, İstanbul Sözleşmesi, 6284 Sayılı Kanun.
Açıklayıcı Not: Etiket, veri temelli raporlama ve duruşma izleme faaliyetleriyle birlikte, cinayetlerin münferit olmadığına ve kamusal sorumluluk gerektirdiğine işaret eden bir çağrı niteliği taşır; Platform’un 3 Ocak 2025’te yayımladığı 2024 yıllık veriler, “en az 394 kadın cinayeti ve 259 şüpheli kadın ölümü” tespitini kamuoyuna duyurmuş, bu bulgular çok sayıda haber mecrasında yeniden üretilmiştir. 2023’te Platform’a açılan kapatma davasının İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddi, çalışmanın sürekliliğini ve kamusal meşruiyetini pekiştirmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Meclisleri (Türkiye Kadın Meclisi, İl, İlçe, Lise, Üniversite, İşçi, Kıbrıs, Almanya Kadın Meclisleri), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Emekçi Hareket Partili Kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisleri, Ev İşçileri Dayanışma Sendikası, İstanbul LGBTT, Kadın Kapısı, Sosyalist Demokrasi Partisi Kadınlar, Sosyalist Gençlik Derneği Kadınları, Tüm İGD’li Kadınlar, BDP Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Emek Partili Kadınlar, İHD Kadın Komisyonu, İstanbul Kadın Hakları Koruma Derneği, İşçi Cephesi’nden Kadınlar, Özgürlük ve Dayanışma Partili Kadınlar, Şefkat-Der, Türkiye Komünist Partili Kadınlar, Yeni Demokrat Kadın, bağımsız kadın örgütleri, meslek örgütlerinden kadınlar, sendikalardan kadınlar, barolardan kadın avukatlar, LGBTİ+ örgütleri, sosyal medya aktivistleri ve şiddet mağduru kadın yakınları.
Medya Yansımaları: Bağımsız medya, aylık ve yıllık veri duyurularını haberleştirerek sayısal görünürlüğü artırmış, raporlardaki tespitler Ekmek ve Gül başta olmak üzere yerel ve ulusal mecralarda öne çıkarılmıştır; Bianet’in “Erkek Şiddeti Çetelesi” düzenli biçimde veri akışını tamamlayıcı bir kaynak olarak kullanıma sunulmuştur. Uluslararası ajanslar, 2024 ve 2025 haberlerinde Platform’un yıllık toplam cinayet sayıları ve eylem çağrılarını referans göstermiş, 25 Kasım 2024’te İstanbul’daki gözaltılar haberleştirilirken Platform verileriyle bağ kurmuştur. Sosyal medya kanalları (X, Instagram) üzerinden eşzamanlı çağrılar, duruşma takvimleri ve yerel eylem bilgileri dolaşıma girmiş, kapatma davasının reddi hem yerel hem uluslararası sitelerde güncel gelişme olarak yayımlanmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Etiket, pankart, döviz, sticker ve duvar yazılarında doğrudan kullanılmış; 25 Kasım ve 8 Mart yürüyüşlerinde slogan olarak yinelenmiştir. Dijital üretimlerde mor zeminli tipografik afişler, veri görselleştirmeleri ve infografikler yaygınlaşmış, Anıt Sayaç gibi çevrimiçi bellek projeleriyle birlikte anılmıştır. Platform’un X ve Instagram hesapları aracılığıyla yayılan eylem çağrıları, kısa video kayıtları ve duruşma çıkışı açıklamaları, etiketin süreklilik gösteren bir kamusal kayıt aracına dönüşmesine katkıda bulunmuştur.
Kaynaklar, Linkler
- XKadın Cinayetlerini Durduracağiz Platformu: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3129/2024-yilinda-erkekler-tarafindan-en-az-394-kadin-olduruldu-259-kadin-supheli-sekilde-olu-bulundu
- MLSA Turkey: https://www.mlsaturkey.com/tr/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-kapatma-davasi-reddedildi
- Yetkin Report: https://yetkinreport.com/2022/04/14/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformuna-fesih-davasi/
Kod: HB_030
Başlık / Etiket: #KadınlarİçinAdalet
Başlatıcı Olay: “#KadınlarİçinAdalet” hashtagi, Türkiye’de kadın cinayetleri ve cinsel şiddet davalarında cezasızlıkla mücadele ve etkin yargılama talebinin ortak, kapsayıcı sloganı olarak yükseldi. Özellikle 2019’da Şule Çet ve Emine Bulut davaları etrafında kitlesel bir adalet çağrısına dönüştü; bağımsız feminist medya, dayanışma platformları ve barolar bu söylemi görünür kıldı.
Tarih ve Yer: 2010’lu Yıllar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Adalete erişim, Cezasızlıkla Mücadele, Kadın Cinayetleri ve Erkek Şiddeti, Etkin Soruşturma ve Yargılama, Kurumsal Sorumluluk ve Politika, Dijital ve Fiziksel Dayanışma, İstanbul Sözleşmesi’nin Uygulanması.
İlgili Terimler: Kadın cinayetleri, Adalete erişim, Cezasızlık, İstanbul Sözleşmesi, Şule Çet Dayanışma Platformu, KCDP, Mor Çatı, Baro kadın hakları merkezleri, Anıt Sayaç (dijital anıt).
Açıklayıcı Not: #KadınlarİçinAdalet, bireysel dosyalar etrafında yükselen bir çağrı olmakla birlikte, yargısal süreçlerin şeffaf ve özenli yürütülmesi, mağdur destek hizmetlerinin güçlendirilmesi ve cezasızlığın önlenmesi yönünde kalıcı mekanizmaların tesisini hedefleyen daha geniş bir söylemin parçası haline gelmiştir. Türkiye’de kadınların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik kamu ve uluslararası kuruluş programları, baroların kadın hakları merkezleri ve sivil toplum örgütlerinin dava izleme çalışmaları bu söylemi kurumsal düzeyde desteklemiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi, Van Kadın Derneği (VAKAD), Antalya Kadın Dayanışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, HDP Kadın Meclisi (Kadınlar İçin Adalet kampanyası), Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) – “Kadınlar İçin Adalet” Projesi, Avrupa Konseyi & Avrupa Birliği “Türkiye’de Kadınların Adalete Erişiminin Desteklenmesi” Programı (proje desteği), Ordu Barosu (yerel uygulama ortağı), Mersin Kadın Platformu, Adana Kadın Platformu.
Medya Yansımaları: Bağımsız haber mecraları 2019’dan itibaren “kadınlar için adalet” talebini yansıtan duruşma haberlerini, dava öncesi ve sonrası açıklamaları ve eylem çağrılarını düzenli biçimde yayımladı. Ekmek ve Gül, Şule Çet davasına ilişkin duruşma tarihleri ve katılım çağrılarını yayımladı; Antalya Kadın Platformu’nun “Şule ve bütün kadınlar için adalet” çağrısı bölgesel basına ve kadın odaklı mecralara yansıdı. Bianet, Emine Bulut davasını ilk duruşmadan hükme kadar haberleştirdi ve karar sonrasındaki itiraz süreçlerini izledi. Baroların kadın hakları birimleri, kurumsal siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden “adalet” çağrısıyla duruşma gözlemlerini ve açıklamalarını paylaştı. Bu yayıncılık çizgisi, etiketin kamusal görünürlüğünü güçlendirdi ve farklı illerde eş zamanlı dayanışma mesajlarının dolaşıma girmesini sağladı.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KadınlarİçinAdalet ifadesi, sokak eylemlerinde pankart, döviz ve stickerlarda yoğun biçimde kullanıldı. Özellikle dava nöbetlerinde “Şule için adalet”, “Emine için adalet” pankartları geniş kortejlerde taşındı. Dijital kültürde tipografik afişler, illüstrasyonlar ve mor zeminli tasarımlar üretildi. Üniversite kampüslerinde duvar yazılarında, feminist sanatçıların illüstrasyon ve performanslarında etiket sıkça görünür oldu. Ayrıca, feminist dijital arşivlerde ve “Anıt Sayaç” gibi bellek çalışmalarında yerini aldı. 25 Kasım ve 8 Mart gibi kitlesel eylemlerde slogan olarak ritmik bir şekilde tekrarlandı, kolektif performanslara dahil edildi. 2025’e gelindiğinde baroların düzenlediği eğitim programlarında ve Avrupa Konseyi destekli projelerde resmi belgelerde de yer alarak kültürel-politik bir çerçeveye taşındı.
Kaynaklar, Linkler
- XEkmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/antalya-kadin-platformu-sule-ve-butun-kadinlar-icin-adalet
- Vikipedi: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eule_%C3%87et_cinayeti
- Council of Europe: https://www.coe.int/en/web/genderequality/fostering-women-s-access-to-justice-in-turkey https://www.coe.int/tr/web/ankara/fostering-women-s-access-to-justice-in-turkey1
- https://esitlikadaletkadin.org/hatayli-kadinlar-regl-bakimi-ve-hijyen-ihtiyaclarinda-adalete-erisimde-yetersizlikler-suruyor/
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/kadinlarin-adalete-erisimi/
Kod: HB_031
Başlık / Etiket: #Kadınlarİsyanda
Başlatıcı Olay: #Kadınlarİsyanda, 2019’dan itibaren artan sokak eylemleri ve dijital mobilizasyonla kadınların şiddet, eşitsizlik ve hak gasplarına karşı kolektif direnişini görünür kılan çatı etikettir; 25 Kasım–8 Mart hattındaki düzenli eylemlerle süreklilik kazanmıştır.
Tarih ve Yer: 2010’lu yıllar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetleri ve Cezasızlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, İstanbul Sözleşmesi Sonrası Hak Savunusu, Kamusal Alan Eylemleri, Feminist Direniş ve Dayanışma, Dijital Feminist Aktivizm, Adalet ve Yaşam Hakkı Talebi, Beden Politikaları, Emek ve Güvencesizl
İlgili Terimler: Kadınlar İsyanda, 25 Kasım, 8 Mart, İstanbul Sözleşmesi, Cezasızlık, Feminist Eylem, Kamusal Alan, Dijital Kampanya, Dayanışma, Yaşam Hakkı, Kadın Hareketi, Toplumsal Direniş
Açıklayıcı Not: #Kadınlarİsyanda, kadın hareketinin yıllık döngüsel eylem takvimi (25 Kasım ve 8 Mart) boyunca biriken talep ve deneyimleri ortak bir söylemde toplamış; “İtaat yok, isyan var”, “Kadınlar isyandayız” gibi sloganlarla görünürlük kazanmıştır. Etiket, 2021 sonrası dönemde şiddet, yoksullaşma ve hak kayıplarını aynı çerçevede birleştirerek hem sokakta hem dijital alanda yaygın bir karşı duruşun kaydı hâline gelmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, sendikaların kadın komisyonları, yerel kadın platformları ve bağımsız medya/aktivist ağları. (Bu kurumlar #Kadınlarİsyanda çerçevesindeki 25 Kasım–8 Mart eylem hattında düzenli yer alır.)
Medya Yansımaları: Bağımsız medya (Bianet, Gazete Duvar vb.) #Kadınlarİsyanda kapsamındaki yürüyüş ve mitingleri düzenli biçimde haberlemiş; polis barikatları ve müdahaleleri dâhil eylem koşullarını, sloganları ve talepleri ayrıntılı aktarmıştır. 25 Kasım ve 8 Mart içerikleri, etiketin hem gündem hem arşiv etkisini güçlendirmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: Mor/siyah ağırlıklı afiş ve dövizler; ışıklı yazılar; ritmik sloganlı yürüyüşler; kısa video ve canlı yayınlar; duvar yazıları; “isyan” temalı dijital kolajlar ve metin-görsel paylaşımlar etiketin yaygın ifade formlarıdır. Bu üretimler, eylemlerin sosyal medyada tekrar dolaşıma girerek kalıcı bir dijital bellek oluşturmasını sağlamıştır.
Kaynaklar, Linkler
- XMilli İrade: https://www.milliirade.com/kadinlar-isyanda-2
- Bianet: https://bianet.org/haber/kadinlardan-iktidara-itaat-yok-isyan-var-288453 https://bianet.org/haber/yoksulluga-karsi-feminist-isyan-istanbul-sokaklarinda-257816
- Gazete Duvar: https://www.gazeteduvar.com.tr/kadin-cinayetleri-protesto-edildi-yasamlarimiz-ozgurluklerimiz-icin-yakanizda-olmaya-devam-edecegiz-haber-1725569
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/kadinlar-yasta-degil-isyanda-565079
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/kadinlar-isyanda-istanbul-sozlesmesinden-vazgecmiyoruz
- Jineps: https://jinepsgazetesi.com/2021/10/kadinlar-isyanda/
Kod: HB_032
Başlık / Etiket: #KızlarOkusun
Başlatıcı Olay: #KızlarOkusun, kız çocuklarının okula erişimi ve devamını güçlendirmek amacıyla kullanılan toplumsal bir çağrıdır.
Tarih ve Yer: 2003, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Okullulaşma ve devamsızlık, ailelere maddi destek ve burslar, yurt ve barınma olanakları, izleme ve veri üretimi, çocuk hakları ve eşitlik, yerel ve ulusal kamu politikaları, kurumsal işbirliği ve saha uygulamaları.
İlgili Terimler: Haydi Kızlar Okula!, Baba Beni Okula Gönder, Kardelenler, Dünya Kız Çocukları Günü, Milli Eğitim Bakanlığı, UNICEF Türkiye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Aydın Doğan Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
Açıklayıcı Not: #KızlarOkusun, Türkiye’de kız çocuklarının ilköğretime kaydı ve okula devamı alanında uzun soluklu girişimlerin ortak ifadesi olarak kullanılmaktadır. 2003’te Milli Eğitim Bakanlığı ile UNICEF tarafından başlatılan “Haydi Kızlar Okula!” kampanyası, 53 ilde kız-erkek ilköğretim kaydı arasındaki farkın kapatılmasını hedeflemiş, erişim engellerini (okul eksikliği, uzaklık, toplumsal nedenler) tanımlayarak hane temelli ziyaretler ve yerel işbirlikleriyle müdahale seti geliştirmiştir. 2005 sonrası dönemde sivil toplumun burs, yurt ve mentorluk eksenli çalışmaları (#KızlarOkusun söylemiyle) devam etmiş; “Baba Beni Okula Gönder” kampanyası 10.524 kız çocuğuna burs, 33 kız öğrenci yurdu gibi kalıcı çıktılar üretmiştir. 2024’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Kızlar Okusun Diye” programı, ilkokul çağındaki ihtiyaç sahibi kız çocukları için ailelere 3.000 TL nakdi destek sağlayarak yerel yönetim ölçeğinde hedefli bir araç sunmuş, ilk ay 10 bin aile başvuru kotasında 15 öğrencinin okulla yeniden buluştuğu bildirilmiştir. Bu çizgi, kamu, yerel yönetim ve sivil toplumun birbirini tamamlayan girişimleriyle, eğitime erişimde cinsiyet temelli eşitsizliklerin azaltılmasına yöneliktir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Milli Eğitim Bakanlığı, UNICEF Türkiye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Aydın Doğan Vakfı,“Baba Beni Okula Gönder” girişimi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Turkcell’in “Kardelenler” programı, yerel yönetimler, eğitim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları.
Medya Yansımaları: Kız çocuklarının eğitime katılımını önceleyen ulusal seferberlikler 2003–2005 döneminde yaygın haber ve tanıtım materyalleriyle kamuoyuna duyurulmuş, UNICEF ve MEB’in ortak yayınları aracılığıyla kampanyanın hedefleri ve illere göre uygulama çerçevesi düzenli biçimde aktarılmıştır. 2005 sonrasında “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasının sayısal çıktıları ve yurt yatırımları, vakıf ve kampanya sayfalarında periyodik güncellemelerle yayımlanmış, geniş bağışçı kitlesi ve yerel basın görünürlüğü ile sürdürülmüştür. 2024 Ekim-Kasım döneminde “Kızlar Okusun Diye” başlığının sosyal medya ve belediye kanallarında duyurulması, Dünya Kız Çocukları Günü etrafında yoğunlaşan paylaşımlarla birlikte, hedefli nakdi destek modelinin görünürlüğünü artırmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KızlarOkusun, afiş, saha duyuruları ve sosyal medya içeriklerinde burs, kayıt, devamsızlıkla mücadele ve yurt olanaklarına ilişkin çağrılarla birlikte kullanılmıştır; Dünya Kız Çocukları Günü’nde farkındalık amaçlı kısa videolar, bilgi notları ve saha fotoğraflarıyla yaygınlaştırılmıştır. “Kardelenler” ve “Baba Beni Okula Gönder” gibi uzun süreli programlar, bireysel başarı öykülerini paylaşıma açarak sembolik anlatılar üretmiş, bu anlatılar #KızlarOkusun söylemini güçlendirmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XİBB: https://sosyalhizmetler.ibb.gov.tr/haberdetay.aspx?ID=9124
- UNICEF: https://www.unicef.org/turkiye/media/1066/file/TURreport_girlseducationbrochure.pdf.pdf
- Baba Beni Okula Gönder: https://www.bbog.org/bbog.aspx
- ÇYDD: https://www.cydd.org.tr/haber/bir-kardelen-oykusu-2-57
- Ekrem İmamoğlu Sitesi: https://www.ekremimamoglu.com/gundem/kizlar-okusun-diye-egitim-destegi-basladi
- TUKD: https://www.tukdistanbul.org/kizlar-okusun-hayata-dokunsun/
Kod: HB_033
Başlık / Etiket: #LasTesisTürkiye
Başlatıcı Olay: #LasTesisTürkiye etiketi, Şilili feminist kolektif Las Tesis’in 2019’da başlattığı “El violador eres tú” (Tecavüzcü sensin) performansının Türkiye’deki feministler tarafından yeniden yorumlanmasıyla doğmuştur. Bu performans, erkek şiddetine ve devletin cezasızlık politikalarına karşı kolektif bir isyan çağrısı olarak hızla yayılmıştır.
Tarih ve Yer: Aralık 2019 – Türkiye’nin birçok ili (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Eskişehir)
Dil: Türkçe (bazı eylemlerde İngilizce ve İspanyolca özgün metin kısımları korunmuştur.)
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet, Erkek Şiddetine Karşı Direniş, Cezasızlık Eleştirisi, Kamusal Alan Performansı, Feminist Dayanışma, Ulusötesi Kadın Mücadelesi, Feminist Sanat ve Protesto, Devlet Şiddetine Karşı Beden Politikası, Küresel Kadın Hareketi,
İlgili Terimler: Las Tesis, Tecavüzcü Sensin, Erkek Şiddeti, Cezasızlık, Feminist Performans, Kolektif Beden, Kadın Direnişi, Ulusötesi Dayanışma, Kamusal Eylem, Feminist Sanat, Feminist Politika, Küresel Kampanya
Açıklayıcı Not: #LasTesisTürkiye, Şili’deki feminist performansın uluslararası bir politik dile dönüşerek Türkiye’deki feminist mücadeleye eklemlenmesinin örneklerinden biridir. Kadınlar, “Tecavüzcü sensin, devlet, yargı, polis, erkekler” sözlerini Türkçeye çevirerek meydanlarda, kampüslerde ve kent merkezlerinde yeniden sahnelemiş; eylemler bedenin politik bir araç olarak kullanıldığı feminist performans geleneğini Türkiye’ye taşımıştır. Bu etiket, kadınların hem yerel hem küresel düzeyde patriyarkaya karşı ortak bir ses oluşturduğunu göstermiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK Platformu, Sosyalist Feminist Kolektif, Feminist Mekanlar Kolektifi, Ankara Kadın Platformu, bağımsız kadın inisiyatifleri, üniversiteli kadın kolektifleri, LGBTİ+ örgütleri (Kaos GL, SPoD), feminist akademisyenler, sanatçı kolektifleri ve kültür-sanat toplulukları.
Medya Yansımaları: #LasTesisTürkiye performansları, 2019 Aralık ve 2020 başında hem ulusal hem uluslararası medyada geniş yankı bulmuştur. Bianet, Gazete Duvar, Evrensel, T24, DW Türkçe ve The Guardian gibi mecralar bu eylemleri küresel feminist dayanışmanın sembolü olarak değerlendirmiştir. “Tecavüzcü sensin” performansları sırasında bazı illerde polisin müdahalesi ve gözaltılar, medyada “feminist sanatın kriminalize edilmesi” tartışmasını başlatmıştır. Buna rağmen sosyal medya üzerinden paylaşılan yüzlerce video, eylemin dijital belleğini oluşturmuş; #LasTesisTürkiye etiketi kısa sürede uluslararası feminist ağlarda görünür olmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #LasTesisTürkiye performansları, meydanlarda gözleri bağlı kadınların koreografik hareketlerle “Tecavüzcü sensin” sözlerini hep bir ağızdan söylemesiyle hafızalara kazınmıştır. Eylemlerde mor, siyah ve kırmızı renkler öne çıkmış; dövizlerde “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” ifadeleri yer almıştır. Bu performansın kayıtları YouTube, Instagram ve Twitter üzerinden dolaşıma girmiş; feminist müzik grupları ve tiyatro toplulukları tarafından yeniden sahnelenmiştir. Türkiye’deki feminist sanat üretiminde #LasTesisTürkiye, bedenin politik bir ifade aracı olarak yeniden tanımlanmasının önemli bir örneği olmuştur.
Kaynaklar, Linkler
- XBianet: https://bianet.org/haber/las-tesis-ten-turkiyeli-kadinlara-ve-lgbti-lara-destek-241412
- Sessiz Kalma: https://www.sessizkalma.org/tr/savunucu/las-tesis-eylemcileri
- BBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-50708514
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/antalyali-kadinlardan-valilik-engeline-ragmen-las-tesis-eylemi
- Dergi Park: https://dergipark.org.tr/tr/pub/saukad/issue/92041/1475899
- Feminisite: https://feminisite.net/index.php/2019/12/las-tesis-istanbul-eylemine-dair-notlar/
- Sivil Sayfalar: https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/25/dunya-kadinlari-ayni-sarkiyi-soyluyor-las-tesis/
Kod: HB_034
Başlık / Etiket: #MeToo, #BenDe, #SenDeAnlat
Başlatıcı Olay: #MeToo etiketi, 2006’da Tarana Burke’ün cinsel şiddet deneyimi olan genç kadınlar arasında empati ve iyileşme alanı açmak için başlattığı topluluk temelli bir girişimdir. 2017’de Harvey Weinstein hakkındaki haberler sonrası aktris Alyssa Milano’nun 15 Ekim 2017 tarihli tweet’iyle küresel bir ifşa ve dayanışma hareketine dönüştü.
Tarih ve Yer: —#MeToo: 2006, ABD
—15 Ekim 2017 – Küresel (Milano’nun tweet’i).
—#BenDe, #SenDeAnlat: Ekim 2017, Türkiye
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Cinsel şiddet ve tacizin ifşası, güç ilişkileri ve istismar, kurumsal hesap verebilirlik, dijital dayanışma, çalışma yaşamında taciz/mobbing, feminist hafızanın inşası.
İlgili Terimler: Tarana Burke, Alyssa Milano, Harvey Weinstein, Time’s Up, dijital feminizm, ifşa, dayanışma, #HowIWillChange, Türkiye’de #BenDe.
Açıklayıcı Not: #MeToo/#BenDe, bireysel anlatıların toplumsal ölçekte paylaşılması yoluyla sessizliği kıran bir çağrı olarak, 2017 sonbaharında hızlı bir yayılım göstermiş ve kurumsal yapılara yönelik hesap sorma taleplerini artırmıştır. Girişimin kurucu çizgisi Tarana Burke tarafından 2006’dan beri “empati yoluyla güçlenme” ve iyileşme odaklı tanımlanmış, 2017’de görünürlük artışı Milano’nun tweet’i ile sağlanmıştır. 2018 Altın Küreler’de siyah kıyafet ve Time’s Up rozetleriyle gerçekleştirilen toplu görünürlük, işyerlerinde tacizle mücadeleye destek çağrılarını geniş kitlelere taşımıştır. Türkiye’de aynı dönemde #BenDe ve #SenDeAnlat etiketiyle paylaşımlar ve haberleştirmeler, deneyim aktarımı ve kamusal farkındalık üretmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Me Too International, Time’s Up girişimleri ve hukuk destek fonları, bağımsız kadın odaklı medya ağları, Türkiye’de kadın ve LGBTİ+ örgütleri ile haber mecraları, üniversite ve meslek birlikleri, yerel dayanışma grupları,
sanat/akademi çevrelerinden destek ağları.
Medya Yansımaları: 2017 Ekim’inde sosyal ağlarda milyonlarca paylaşım, uluslararası ve yerel medya tarafından yoğun biçimde aktarılmıştır; New York Times’ın 5 Ekim 2017 tarihli dosyası başlangıç eşiğini belirlemiş, Milano’nun 15 Ekim çağrısı küresel yayılımı hızlandırmıştır. 2018 Altın Küreler kırmızı halı eylemi, Time’s Up odaklı mesajlarla protestonun görünür platformlardan birine taşınmasına örnek gösterilmiştir. Türkiye’de 2017 Ekim’den itibaren Bianet başta olmak üzere çeşitli mecralar #BenDe- #SenDeAnlat paylaşımlarını haberleştirmiş, “#BenNasılDeğişeceğim” gibi yan etiket tartışmaları gündeme gelmiştir. Sonraki yıllarda medya, davalar, işten çıkarma ve kurum içi soruşturmalar gibi sonuçları geniş biçimde izlemiş, güncel gelişmelerle hareketin haber değeri sürmüştür.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: 2017 sonbaharında hızla küreselleşen #MeToo/#BenDe- #SenDeAnlat anlatıları, kısa metin ve tanıklık videolarının yanı sıra ödül törenlerinde simgesel eylemlerle görünürlük kazandı: 2018 Altın Küreler’de siyah kıyafet ve Time’s Up rozetleri ortak bir “kıyafetli protesto”ya dönüştü, bazı oyuncular kırmızı halıya kadın hakları savunucuları ile birlikte çıkarak hukuki destek fonuna dikkat çekti. 2018 Grammy Ödülleri’nde beyaz gül, müzik endüstrisinin #MeToo ve Time’s Up ile dayanışma işaretine dönüştü, tören sırasında Lady Gaga “Time’s up” mesajını sahneden duyurdu. 2018 Cannes Film Festivali’nde Cate Blanchett ve Agnès Varda’nın öncülüğünde kırmızı halıda “82 kadın”ın el ele yürüyüşü, festival tarihinde yarışan kadın yönetmen sayısına gönderme yapan sayısal bir performans olarak kayda geçti, eşitlik ve kapsayıcılık taahhüdü çağrısıyla sonuçlandı.
Kitle iletişiminde dönüm noktalarından biri olarak TIME’ın 2017 “Yılın Kişisi” kapağında “Silence Breakers” başlığının kullanılması, tanıklıkların kültürel ana akıma taşındığını gösterdi. Müzik alanında MILCK’in “Quiet” parçasının Women’s March 2017 performansları ve sonrasında yapılan kayıtları, sessizliği bozma temasını ortak bir marşa dönüştürdü.
Türkiye’de aynı dönemde #BenDe etiketiyle paylaşımlar, bağımsız mecralarda haberleştirildi ve çevrimiçi arşiv niteliğindeki derlemeler aracılığıyla süreklilik kazandı.
Kaynaklar, Linkler
- XMe too.:https://metoomvmt.org/get-to-know-us/history-inception
- Harpers Bazaar: https://www.harpersbazaar.com/celebrity/red-carpet-dresses/a14773793/celebrities-wearing-black-golden-globes-quotes-2018
- Womens History: https://www.womenshistory.org/education-resources/biographies/tarana-burke
https://ekmekvegul.net/gundem/gunun-cagrisi-kadinlar-bende-etiketiyle-yasadiklari-cinsel-tacizleri-anlatiyor - Feminist Bellek: https://feministbellek.org/metoohareketi/
https://www.bbc.com/turkce/articles/crg3jk3rzweo - Gönüllü Psikolog: https://gonullupsikolog.org/blog/me-too-hareketi-nedir
- Bianet: https://bianet.org/haber/turkiyede-metoo-neyi-degistirdi-neyi-gorunur-kildi-311512
https://bianet.org/haber/bir-basari-hikayesi-metoo-hareketi-230578 - MedyaScope: https://medyascope.tv/2025/08/25/turkiye-de-metoo-hareketi-buyuyor-uzmanlar-ne-diyor/
Kod: HB_035
Başlık / Etiket: #TuruncuÇizgimiz, #OrangeTheWorld
Başlatıcı Olay: #TuruncuÇizgimiz, Türkiye’de “Orange the World/16 Günlük Aktivizm” sürecinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti sona erdirme çağrısını görünür kılmak amacıyla kullanılan bir katılım ve farkındalık etiketidir.
Tarih ve Yer: 2021’den İtibaren, Her Yıl 25 Kasım-16 Aralık, Dünya Geneli
Dil: İngilizce, Türkçe
Konu Başlıkları: Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele, Önleyici Politikalar ve Hizmetler, Dayanışma ve Farkındalık Kampanyaları, Kurumsal Sorumluluk ve İşbirliği, Dijital Katılım ve Taahhüt, Yerel Yönetim Uygulamaları, Spor ve Kültür Alanlarında Savunuculuk
İlgili Terimler: Orange The World, 16 Günlük Aktivizm, UN Women Türkiye, UN Türkiye, UNFPA Türkiye, ILO Türkiye, Turuncu Aydınlatma, Karanlığı Aydınlat, Ateş Böcekleri Kampanyası, Yoğurtçu Parkı Işık Enstalasyonu, Turuncu Zirve, HeForShe
Açıklayıcı Not: #TuruncuÇizgimiz, “#OrangeTheWorld/16 Gün” çağrısının Türkiye’deki görünürlüğünü artıran ortak bir üst etikettir; kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, spor kulüpleri ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği etkinliklerde turuncu rengin sembolik kullanımıyla (bina aydınlatma, afiş, sosyal medya kartları) şiddetsiz yaşam çağrısı yinelenir. UN Türkiye 2024’te “Dijital 16 Gün” başlığıyla bireysel taahhütlerin toplanmasını ve mesajların dijital alıntı kartlarıyla yayılmasını teşvik etmiş; 16 Gün’ün amaçları UN ajanslarının program iletişiminde tutarlı biçimde vurgulanmıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: UN Women Türkiye, UN Türkiye (çok ajanslı koordinasyon), UNFPA Türkiye, ILO Türkiye, yerel yönetimler ve belediye birimleri, üniversiteler, kadın örgütleri ve meslek birlikleri, Soroptimist International Türkiye kulüpleri, spor kulüpleri ve HeForShe ağları.
Medya Yansımaları: 16 Gün döneminde UN Women Türkiye’nin mekan temelli yerleştirmeleri ve ışık enstalasyonları (örneğin “Karanlığı Aydınlat” sergisi ve Yoğurtçu Parkı etkinlikleri) sosyal ağlarda ve kurum kanallarında yayımlanmış; UN Türkiye 2024’te dijital taahhüt kartlarıyla kampanyanın çevrimiçi erişimini genişletmiştir. UNFPA ve ILO, Türkiye sayfalarında 16 Gün’ün amaçlarını, şiddetin türlerine ilişkin bilgilendirme ve kampanya çağrılarını düzenli biçimde paylaşmıştır. Spor alanında HeForShe kapsamında Fenerbahçe’nin turuncu formalarla görünürlük üretmesi, etiketin kitle sporları yoluyla da yayılabildiğini göstermiştir. Yerel kulüpler ve derneklerin (ör. Soroptimist) “Turuncu Günler/Turuncu Çizgimiz” başlıklı etkinlik duyuruları, il düzeyinde afiş, bilboard ve aydınlatma uygulamalarını haberleştirmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #TuruncuÇizgimiz etiketi, her yıl 25 Kasım–10 Aralık arasında turuncu rengin şiddetsiz bir dünya simgesi olarak kamusal alana taşınmasıyla görünürlük kazanır. Galata Kulesi, Atakule ve İzmir Saat Kulesi gibi yapılar turuncu ışıkla aydınlatılır, etkinlik alanları turuncu ögelerle donatılır. UN Women Türkiye’nin “Karanlığı Aydınlat” temalı ışık enstalasyonları ve Yoğurtçu Parkı’ndaki sergiler, kampanyanın sanatla birleşen yüzünü oluşturur. Aynı dönemde dijital taahhüt kartları ve sosyal medya paylaşımları aracılığıyla bireyler “turuncu çizgilerini” tanımlar. HeForShe işbirliğiyle spor kulüplerinin turuncu formalarla sahaya çıkması, sivil toplumun afiş, bilboard ve yerel aydınlatma etkinlikleriyle birleşerek etiketi hem dijitalde hem kamusal alanda güçlü bir dayanışma sembolüne dönüştürür.
Kaynaklar, Linkler
- XBM Türkiye: https://turkiye.un.org/tr/284459-bm-t%C3%BCrkiye-dijital-16-g%C3%BCnl%C3%BCk-aktivizm-kampanyas%C4%B1n%C4%B1-ba%C5%9Flatt%C4%B1
- https://turkiye.un.org/tr/160399-16-g%C3%BCnl%C3%BCk-toplumsal-cinsiyete-dayal%C4%B1-%C5%9Fiddetle-m%C3%BCcadele-kampanyas%C4%B1-ba%C5%9Flad%C4%B1
- Uluslararası Çalışma Örgütü: https://www.ilo.org/tr/resource/news/toplumsal-cinsiyete-dayal%C4%B1-%C5%9Fiddete-kar%C5%9F%C4%B1-16-g%C3%BCnl%C3%BCk-aktivizm-de%C4%9Fi%C5%9Fim-i%C3%A7in
- HeForShe: https://www.heforshe.org/tr/fenerbahce-spor-kulubu-16-gunluk-aktivizm-kapsaminda-kadinlara-yonelik-siddete-tahammulumuzyok
- Türkiye Soroptimist Kulüpleri Derneği: https://www.soroptimistturkiye.org/icerik/savunuculuk-etkinlikleri
- Un Women: https://www.unwomen.org/en/what-we-do/ending-violence-against-women/unite/orange-the-world
https://www.unwomen.org/en/what-we-do/ending-violence-against-women/unite/toolkit
Kod: HB_036
Başlık / Etiket: #YastaDeğilİsyandayız
Başlatıcı Olay: #YastaDeğilİsyandayız etiketi, Türkiye’de kadın cinayetlerine karşı gelişen kamusal tepkinin dönüm noktalarından biri olarak özellikle 2019 yılında Emine Bulut’un öldürülmesi sonrasında ülke genelinde kitlesel protestolarla toplumsal bir simgeye dönüşmüştür.
Tarih ve Yer: 2019, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetleri ve Cezasızlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Erkek Şiddeti, Devletin Koruma Yükümlülüğü, Feminist Direniş, Yasın Politikleştirilmesi, Adalet Talebi, Dijital Aktivizm, Kamusal Alan Eylemleri, Kadın Dayanışması, Beden ve Yaşam Hakkı, İst
İlgili Terimler: Emine Bulut, Pınar Gültekin, Şule Çet, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, “Ölmek istemiyoruz”, Erkek Şiddeti, Cezasızlık, Erkek Adalet, Gerçek Adalet, Kadın Dayanışması, Kadın Hareketi, İstanbul Sözleşmesi, Feminist Direniş, Dijital Kampanya, Toplumsal Yas, Feminist Bellek, Sokak Eylemi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, Kadın Meclisleri, Feminist Gece Yürüyüşü, Beden Politikaları, Yaşam Hakkı, Adalet Arayışı, Kolektif Yas, Dijital Hafıza.
Açıklayıcı Not: #YastaDeğilİsyandayız, Türkiye’de kadın hareketinin yas tutma biçimini politik bir direniş alanına dönüştürmesinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Slogan, kadın cinayetlerinin ardından gelişen toplumsal yasın pasif bir duygu olmaktan çıkarılıp kamusal ve politik bir eyleme dönüştürülmesini temsil etmektedir.
2019’da Emine Bulut’un öldürülmesi, kadınların bireysel kayıplar yerine yapısal şiddeti tartışmaya yönelttiği bir dönüm noktası olmuştur. Bu olaydan sonra “Yasta değil, isyandayız” ifadesi ülke çapında mitinglerde, kortejlerde, sosyal medya paylaşımlarında ve dijital kampanyalarda sürekli olarak kullanılmıştır. Kadınlar, bu slogan aracılığıyla hem adaletsiz yargı süreçlerini hem de devletin koruma yükümlülüğündeki yetersizlikleri görünür kılmıştır.
Etiket, aynı zamanda feminist hareketin kendi içindeki dil dönüşümünü de göstermektedir: yasın bir “sessizlik” hâli olmaktan çıkarılıp kolektif bir direniş sesi hâline getirilmesi, kadınların “acı” ve “öfke” duygularını örgütlü bir güç olarak sahaya taşımasının simgesi olmuştur.
Bu bağlamda #YastaDeğilİsyandayız yalnızca bir slogan değil, Türkiye’de feminist politikanın duygusal, toplumsal ve kültürel belleğinde süreklilik kazanan bir dayanışma ifadesidir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Kadınlar Birlikte Güçlü, Mor Dayanışma, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Savunma Ağı, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Koalisyonu, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, bağımsız feminist inisiyatifler, yerel kadın dernekleri, sanatçılar, akademisyenler, kadın gazeteciler, sosyal medya aktivistleri, sendika temsilcileri, genç feministler, feminist dayanışmayı destekleyen yurttaşlar, öğrenci toplulukları, mahalle dayanışmaları, LGBTİ+ bireyler ve bağımsız katılımcılar.
Medya Yansımaları: #YastaDeğilİsyandayız etiketi, özellikle 2019 yılında Emine Bulut’un öldürülmesinin ardından Türkiye genelinde düzenlenen protestolarla birlikte ulusal ve yerel medyada geniş yer bulmuştur. Eylemler; Bianet, Gazete Duvar, BirGün, Evrensel, Cumhuriyet, Ekmek ve Gül, Medyascope, Artı Gerçek ve sendika.org gibi haber kaynaklarında sıklıkla haberleştirilmiştir.
Ana akım medya kuruluşları, eylemleri genellikle olayın trajik yönü üzerinden ele almış; buna karşın bağımsız medya organları, kadın cinayetlerinin yapısal nedenlerine, cezasızlık sorununa ve kadın örgütlerinin taleplerine daha fazla yer vermiştir.
Sosyal medya platformlarında etiket, geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından paylaşılmıştır. Twitter ve Instagram’da yapılan paylaşımlarda “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet” ve “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz” gibi ifadeler öne çıkmıştır. Bu süreçte feminist örgütlerin, sanatçıların, akademisyenlerin ve sivil toplum aktörlerinin paylaşımları aracılığıyla #YastaDeğilİsyandayız etiketi, dijital alanda da görünürlük kazanmıştır.
Görsel materyallerde ağırlıklı olarak mor ve siyah renklerin kullanıldığı; pankartlarda, dövizlerde ve yürüyüşlerde yas temasının isyana dönüştürüldüğü sembolik bir ifade biçimi görülmüştür.
Genel olarak medya yansımaları, etiketin yalnızca bir eylem çağrısı değil; aynı zamanda kadın cinayetlerine karşı sürdürülen toplumsal farkındalık ve dayanışma sürecinin bir parçası olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #YastaDeğilİsyandayız etiketi, Türkiye’de kadın hareketinin kültürel belleğinde “yas” kavramının dönüşümünü simgeleyen önemli bir ifade biçimi oluşturmuştur. Etiket, hem sokakta hem dijital ortamda üretilen görseller, sloganlar ve eylem biçimleri aracılığıyla ortak bir duygusal ve politik estetik yaratmıştır.
Eylemlerde mor ve siyah tonların ağırlıkta olduğu pankartlar, “yas değil isyan” temalı dövizler, mum ışıklarıyla yapılan anmalar, ritmik sloganlarla yürüyüşler ve dijital kolajlar öne çıkmıştır. Bu estetik unsurlar, kadın cinayetleri karşısındaki tepkilerin yalnızca bir protesto biçiminde kalmamasını; kolektif bir hafıza ve kimlik üretimine dönüşmesini sağlamıştır.
Sokak performansları, dans ve ritim gruplarıyla bütünleşen eylemler, kadınların kamusal alanda hem “acı”yı hem “direnci” görünür kıldığı bir ifade biçimi geliştirmiştir. Sosyal medyada paylaşılan kısa videolar, fotoğraf dizileri ve dayanışma mesajları, bu kültürel üretimi dijital belleğe taşımıştır.
Benzer şekilde, eylemlerden türeyen görsel materyaller — afişler, illüstrasyonlar, karikatürler ve duvar yazıları — #YastaDeğilİsyandayız söylemini feminist sanatın parçası hâline getirmiştir. Bu üretimler, bireysel yasın politik bir hafızaya dönüşümünü desteklemiş; kadınların kolektif öfkesini estetik bir dil aracılığıyla kamusallaştırmıştır.
Genel olarak etiketin ifade biçimleri; beden, ses, renk ve görsel hafıza üzerinden gelişen bir feminist kültür pratiğini temsil etmektedir. Bu yönüyle #YastaDeğilİsyandayız, Türkiye’deki çağdaş kadın hareketinin yalnızca politik değil, kültürel bir ritüel alanı olarak da değerlendirilebilir
Kaynaklar, Linkler
- Xtmmob: https://www.tmmob.org.tr/icerik/kadinlar-alanlarda-yasta-degil-isyanda
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/bursa-kadin-platformu-yasta-degil-isyandayiz
- Bianet: https://bianet.org/haber/kadinlardan-iktidara-itaat-yok-isyan-var-288453
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/kadinlar-yasta-degil-isyanda-565079
- Gazete Duvar: https://www.gazeteduvar.com.tr/kadin-cinayetleri-protesto-edildi-yasamlarimiz-ozgurluklerimiz-icin-yakanizda-olmaya-devam-edecegiz-haber-1725569
- Milli İrade: https://www.milliirade.com/kadinlar-isyanda-2
- Jineps: https://jinepsgazetesi.com/2021/10/kadinlar-isyanda/
Kod: HB_037
Başlık / Etiket: #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü
Başlatıcı Olay: 5 Aralık 1934’te Türkiye’de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu tarih, Türkiye kadın hareketi açısından siyasal temsilde eşitliğin yasal zeminini simgeler. 2016 sonrasında KA.DER ve UN Women Türkiye gibi kurumlar, bu günü sosyal medya ve kamuoyu kampanyalarıyla yeniden dolaşıma sokarak hem tarihsel bir kazanımın hatırlanmasını hem de mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin eleştirel biçimde tartışılmasını sağlamıştır.
Tarih ve Yer: Çıkış Tarihi: 1934, Dolaşıma Girme Tarihi: 2010’lar, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadınların Siyasal Temsili, Eşit Yurttaşlık, Oy Hakkı Mücadelesi, Kadın Haklarının Tarihsel Gelişimi, Feminist Hafıza, Demokrasi ve Cinsiyet Eşitliği, Temsilde Adalet, Meclis ve Yerel Yönetimlerde Kadın Oranı, Kota ve Eşit Temsil Politikaları, Kadın Harek
İlgili Terimler: Kadın Hakları, Seçme ve Seçilme Hakkı, Siyasal Temsil, Eşit Yurttaşlık, TBMM, 1934 Anayasa Değişikliği, Kadın Milletvekilleri, Feminist Hafıza, KA.DER, UN Women Türkiye, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, KEİG, Kadın Koalisyonu, Kota Sistemi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Demokrasi, Kadın Hareketi, Temsilde Adalet, Cinsiyet Kotası, Kadın Emeği, Yerel Yönetimlerde Kadın Temsili, 5 Aralık Etkinlikleri, Dijital Kampanyalar.
Açıklayıcı Not: #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü, Türkiye’de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1934 tarihli anayasal düzenlemenin yıldönümüdür. Bu tarih, kadınların siyasal temsilde eşit yurttaşlık mücadelesinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Etiket, 2010’lu yıllardan itibaren dijital alanda yaygın biçimde kullanılmaya başlanmış; kadın örgütleri tarafından her yıl 5 Aralık’ta yapılan açıklamalar, kampanyalar ve etkinliklerle yeniden gündeme taşınmıştır.
Kadın hareketi açısından bu gün, yalnızca tarihsel bir kazanımın kutlanması değil, temsildeki eşitsizliklerin, siyasal şiddetin ve kadınların karar alma mekanizmalarındaki görünmezliğinin hatırlatıldığı bir gündür. Etiket, “kutlama” söyleminin ötesinde, kadınların siyasette eşit temsil hakkını talep ettikleri politik bir farkındalık alanına dönüşmüştür.
#5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü böylece, Türkiye’de kadınların geçmişte kazandıkları hakların sürekliliğini hatırlatan; aynı zamanda mevcut temsil dengesizliğine karşı kolektif bir hatırlama ve talep pratiği oluşturan bir ifade biçimidir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Mor Dayanışma, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Savunma Ağı, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Trans Feminist Kolektif, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, yerel kadın dernekleri, sanatçılar, akademisyenler, gazeteciler, sendika temsilcileri, genç feministler, öğrenci toplulukları ve bağımsız katılımcılar.
Medya Yansımaları: #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü, her yıl 5 Aralık haftasında ulusal ve yerel basında geniş yer bulmaktadır. Gün, özellikle Bianet, Gazete Duvar, Ekmek ve Gül, BirGün, Evrensel, Cumhuriyet, T24, BBC Türkçe ve UN Women Türkiye gibi medya kuruluşları tarafından ele alınmaktadır.
Haber içeriklerinde, kadınların siyasal temsildeki oranları ve eşitsizlikler öne çıkarılmaktadır. Ana akım medya bu tarihi çoğunlukla “kutlama” başlığı altında işlerken, feminist medya ve sivil ağlar aynı günü “devam eden mücadele” vurgusuyla değerlendirmektedir.
Sosyal medyada etiket, her yıl 5 Aralık günü devlet kurumları, kadın örgütleri, sendikalar, üniversiteler ve bireysel kullanıcılar tarafından yaygın biçimde paylaşılmakta; kadın milletvekillerinin portreleri, istatistiksel veriler ve tarihsel infografikler aracılığıyla farkındalık amaçlı içerikler üretilmektedir.
Bu yönüyle #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü, medya alanında hem tarihsel bir kazanımın hatırlatıldığı hem de eşit temsile ilişkin politik taleplerin yinelendiği bir gün olarak konumlanmaktadır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü, her yıl 5 Aralık haftasında ulusal ve yerel basında geniş yer bulmaktadır. Gün, özellikle Bianet, Gazete Duvar, Ekmek ve Gül, BirGün, Evrensel, Cumhuriyet, T24, BBC Türkçe ve UN Women Türkiye gibi medya kuruluşları tarafından ele alınmaktadır.
Haber içeriklerinde, kadınların siyasal temsildeki oranları, karar alma mekanizmalarındaki eşitsizlikler ve kota uygulamaları öne çıkarılmaktadır. Ana akım medya bu tarihi çoğunlukla “kutlama” başlığı altında işlerken, feminist medya ve sivil ağlar aynı günü “devam eden mücadele” vurgusuyla değerlendirmektedir.
Sosyal medyada etiket, her yıl 5 Aralık günü devlet kurumları, kadın örgütleri, sendikalar, üniversiteler ve bireysel kullanıcılar tarafından yaygın biçimde paylaşılmakta; kadın milletvekillerinin portreleri, istatistiksel veriler ve tarihsel infografikler aracılığıyla farkındalık amaçlı içerikler üretilmektedir.
Bu yönüyle #5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü, medya alanında hem tarihsel bir kazanımın hatırlatıldığı hem de eşit temsile ilişkin politik taleplerin yinelendiği bir gün olarak konumlanmaktadır.
Kaynaklar, Linkler
- XTrend: https://www.sabah.com.tr/trend/galeri/yasam/dunya-kadin-haklari-gunu-sozleri-5-aralik-dunya-kadin-haklari-gunune-ozel-resimli-anlamli-duygulu-mesajlar/2
- TİHEK: https://www.tihek.gov.tr/5-aralik-kadin-haklari-gunune-iliskin–basin-aciklamasi
- Hak-İş: https://hakis.org.tr/haberler.php?action=haber_detay&htype=1&id=3919
- TKKD: https://tkkd.org/5-arali-dunya-kadin-haklari-gunu/
- Uşak Valiliği: http://www.usak.gov.tr/vali-dr-naci-aktasin-5-aralik-dunya-kadin-haklari-gunu-mesaji#:~:text=5%20Aral%C4%B1k%201934%20tarihinde%20kad%C4%B1nlara,i%C3%A7in%20ayr%C4%B1%20bir%20gurur%20kayna%C4%9F%C4%B1d%C4%B1r.
- KKTCB: https://kktcb.org/tr/cumhurbaskani-ersin-tatar-5-aralik-dunya-kadin-haklari-gunu-dolayisiyla-11781
Kod: HB_038
Başlık / Etiket: #RojinKabaiş, #RojinKabaişİçinAdalet
Başlatıcı Olay: #RojinKabaişİçinAdalet etiketi, Van YYÜ öğrencisi Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaybolması ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedeninin bulunması sonrasında, ölüm nedenine ilişkin belirsizlikler ve cezasızlık endişeleri etrafında dolaşıma girmiştir. 2024 sonundan itibaren aile ve kadın/hak örgütlerinin adalet çağrılarıyla sosyal medyada yaygınlaşan etiket, 2025 boyunca süren soruşturma-rapor tartışmaları (ATK/DNA bulguları) ve basın açıklamalarıyla görünürlüğünü artırmıştır.
Tarih ve Yer: 15 Ekim 2024, Van
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Cinayetleri, Adalet ve Cezasızlık, Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet, Hukuk ve Soruşturma Süreçleri, Kadın Hareketi ve Dayanışma, Dijital Aktivizm, Medya Sorumluluğu, Kadınların Yaşam Hakkı, Feminist Adalet Arayışı, Toplumsal Tepki ve Kamuoyu Baskıs
İlgili Terimler: Rojin Kabaiş, Kadın Cinayetleri, Adalet Talebi, Cezasızlık, Kadın Hareketi, Feminist Dayanışma, Kadınların Yaşam Hakkı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Mor Dayanışma, Kadın Savunma Ağı, Kadın Meclisleri, EŞİK, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Medya Sorumluluğu, Dijital Aktivizm, #Kadınlarİsyanda, #KadınCinayetleriPolitiktir, Genç Kadınların Güvenliği, Feminist Adalet Mücadelesi, Kamuoyu Tepkisi.
Açıklayıcı Not: #RojinKabaişİçinAdalet etiketi, 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş için başlatılmıştır. Olay, ölüm nedenine ilişkin çelişkiler ve yürütülen soruşturmada açıklığa kavuşturulamayan noktalar nedeniyle kamuoyunda büyük bir yankı uyandırmıştır.
Kadın örgütleri, Rojin Kabaiş’in ölümünü münferit bir vaka olarak değil, kadınlara yönelik sistematik şiddetin ve cezasızlığın bir yansıması olarak değerlendirmiştir. Etiket, genç bir kadının hayatının karanlıkta kalmaması için yürütülen adalet arayışının sembolü hâline gelmiştir.
#RojinKabaişİçinAdalet, kadınların yaşam hakkı ve güvenliği konusunda devletin sorumluluğunu hatırlatan; Rojin’in hikâyesini toplumsal hafızaya kazıyan güçlü bir çağrıdır. Bu etiket, sessizliğe karşı bir ses, unutturulmak istenen bir hayatın adaletle anılması talebidir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Türkiye Barolar Birliği (TBB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Mor Dayanışma, Kadın Savunma Ağı, Kadın Meclisleri, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri, kadın gazeteciler, akademisyenler, feminist hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve bağımsız aktivistler
Medya Yansımaları: #RojinKabaişİçinAdalet etiketi, Ekim 2024’ten itibaren özellikle Bianet, Gazete Duvar, BirGün, Cumhuriyet, Evrensel, Artı Gerçek ve JinNews gibi bağımsız medya kuruluşlarında geniş biçimde yer bulmuştur. Haberlerde, olayın aydınlatılmasına yönelik çabalar, adli süreçteki eksiklikler ve aile ile kadın örgütlerinin adalet talepleri öne çıkarılmıştır.
Bianet’in yayımladığı haber dizilerinde, Van Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin açıklamaları, DNA raporlarındaki çelişkiler ve soruşturma sürecine dair eksiklikler ayrıntılı biçimde aktarılmıştır. Cumhuriyet Gazetesi, CHP Milletvekili Asu Kaya’nın Adalet Bakanı’na yönelttiği “iki farklı DNA raporunun neden gizlendiğine” ilişkin soru önergesini gündeme taşımıştır. Artı Gerçek ve Evrensel, Rojin Kabaiş’in ailesinin Adalet Bakanlığı’na yaptığı resmi başvuruları kamuoyuna duyurmuş, JinNews ise bölgedeki kadın örgütlerinin açıklamalarına yer vermiştir.
Sosyal medyada ise etiket, kadın örgütlerinin, hukukçuların, sanatçıların ve gazetecilerin paylaşımlarıyla geniş bir dayanışma ağı oluşturmuştur.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #RojinKabaişİçinAdalet etiketi, kadın hareketinin toplumsal belleğinde hem yasın hem de direnişin ifadesi olarak yer edinmiştir. Olay sonrasında sosyal medyada paylaşılan görsellerde mor ve siyah tonlar, Rojin Kabaiş’in portreleri, “Adalet Rojin için, tüm kadınlar için” ve “Gerçeği açığa çıkarın” ifadeleri dikkat çekmiştir. Bu görsel dil, kadın cinayetlerine karşı yürütülen mücadelede adaletin gecikmesine ve faili meçhul bırakılan vakalara karşı ortak bir tepkinin simgesi hâline gelmiştir.
Kadın örgütleri ve öğrenciler, Van, Diyarbakır, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok şehirde sessiz yürüyüşler ve anma etkinlikleri düzenlemiştir. Mum yakma törenleri, şiir okumaları, sessiz oturma eylemleri ve duvar yazılamaları, hem Rojin’in adının unutulmaması hem de kadınların yaşam hakkının savunulması için gerçekleştirilen kültürel dayanışma biçimleri olmuştur.
Dijital alanda ise feminist sanatçılar, Rojin’in gülümseyen fotoğraflarını mor zemin üzerinde “adalet” vurgusuyla yeniden üretmiş; illüstrasyonlar, kısa videolar ve yazı dizileri aracılığıyla onun hikâyesini kolektif hafızaya taşımıştır.
Bu yönüyle #RojinKabaişİçinAdalet, yalnızca bir etiket değil; kadınların yaşam hakkı mücadelesini, yas ve dayanışmayı bir araya getiren güçlü bir kültürel ifade alanı olarak varlık göstermektedir.
Kaynaklar, Linkler
- XKadın Cinayetlerini Durduracağız: https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/aciklamalar/3154/rojin-kabais-icin-adalet-gercegi-gizleyenlerden-hesap-soracagiz
- Bianet: https://bianet.org/haber/rojin-kabais-icin-adalet-dna-yok-dediler-simdi-nasil-bulas-oluyor-312714
-https://bianet.org/haber/rojin-kabais-dosyasi-cinsel-saldiri-ihtimali-ortaya-cikti-312474 - Evrensel: https://www.evrensel.net/haber/579391/mersin-kadin-platformundan-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi
- Aras Gazetesi: https://www.arasgazetesi.com.tr/rojin-kabais-icin-adalet-istiyoruz/57163/
- Anka Haber: https://ankahaber.net/haber/detay/tunelde_rojin_kabais_icin_adalet_yuruyusu_rojin_icin_adalet_tum_kadinlar_icin_yasam_hakki_267890
- BirGün: https://www.birgun.net/haber/vanda-stklerden-rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-661473
- Van Olay: https://www.vanolay.com/baskan-ilhan-rojin-kabais-icin-adalet-istiyoruz
- BBC: https://www.bbc.com/turkce/articles/c8695wvqw6jo
- Ekmek ve Gül: https://ekmekvegul.net/gundem/rojin-kabais-doyasinda-dnalarin-alindigi-yerler-neden-1-yil-sonra-rapora-eklendi
Kod: HB_039
Başlık / Etiket: #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır
Başlatıcı Olay: #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır etiketi, ilk kez 1993 yılında Viyana Dünya İnsan Hakları Konferansı’nda dile getirilen “Women’s Rights Are Human Rights” ifadesinin Türkiye’deki karşılığı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu söylem, kadınların yaşam hakkı, özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerinin insan hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Etiket, Türkiye’de özellikle 2010’lu yıllardan itibaren öne çıkmıştır.
Her yıl 10 Aralık İnsan Hakları Günü haftasında yoğun biçimde kullanılan etiket, kadınların hak taleplerinin temel insan hakkı niteliğinde olduğunu hatırlatan küresel bir söylemin Türkiye’deki yansımasıdır.
Tarih ve Yer: 2010’lu yıllar, Türkiye Geneli (Köken:1993, Viyana)
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Kadın Hakları, İnsan Hakları, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Uluslararası İnsan Hakları Belgeleri, İstanbul Sözleşmesi, 6284 Sayılı Kanun, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele, Eşit Yurttaşlık, Hukukun Üstünlüğü, Devletin Koruma Yükümlülüğü, Feminist Hukuk Yakl
İlgili Terimler: Kadın Hakları, İnsan Hakları, Eşitlik, Özgürlük, Adalet, İstanbul Sözleşmesi, 6284 Sayılı Kanun, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kadına Yönelik Şiddet, CEDAW, Birleşmiş Milletler, BM Kadın Birimi (UN Women), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Feminist Hukuk, Kadın Dayanışması, Kamu Politikası, Cinsiyet Temelli Ayrımcılık, İnsan Hakları Savunucuları.
Açıklayıcı Not: #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır etiketi, kadınların yaşam hakkı, özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerinin insan hakları kavramının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamak için kullanılmaktadır. Kökeni 1993 Viyana Dünya İnsan Hakları Konferansı’na dayanan bu söylem, Türkiye’de özellikle İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açıldığı 2021 yılı itibarıyla yeniden güç kazanmıştır.
Kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları, etiket aracılığıyla devletin şiddete karşı koruma sorumluluğunu, yargı süreçlerindeki cinsiyetçi tutumları ve kadınların eşit yurttaşlık haklarının ihlal edilmesini görünür kılmıştır. Bu ifade, kadınların yalnızca “korunmaya muhtaç bireyler” olarak değil, hak sahibi özneler olarak tanınması gerektiğini savunur.
Etiket, hem küresel bir feminist mirasın yerel dildeki karşılığı hem de Türkiye’de kadınların temel haklarının korunması yönünde evrensel hukuk ilkelerine dayalı bir dayanışma çağrısı olarak konumlanmıştır.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Kadın Savunma Ağı, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG), KA.DER – Kadın Adayları Destekleme Derneği, Mor Dayanışma, Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), GREVIO/Avrupa Konseyi mekanizmaları, kadın akademisyenler, gazeteciler, hukukçular, sendika temsilcileri ve bağımsız feminist inisiyatifler.
Medya Yansımaları: #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır etiketi, özellikle 10 Aralık İnsan Hakları Günü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü haftalarında medya gündeminde sıkça yer almaktadır.
Bianet, Gazete Duvar, Ekmek ve Gül, BirGün, Evrensel, Cumhuriyet, T24 ve BBC Türkçe gibi mecralarda, etiketin taşıdığı “kadın haklarının insan haklarından ayrı tutulamayacağı” vurgusu öne çıkarılmıştır. Haberlerde kadın örgütlerinin açıklamaları, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi sürecine karşı yürütülen protestolar, 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasındaki eksiklikler ve yargıdaki cinsiyetçi tutumlara ilişkin değerlendirmeler yer almıştır.
Televizyon ve dijital medya platformlarında ise etiket; kadın hakları savunucularının, hukukçuların ve akademisyenlerin katıldığı söyleşilerde sıkça dile getirilmiştir. Sosyal medyada ise “Kadın Hakları = İnsan Hakları”, “Eşitlik Bir Lütuf Değil Haktır” gibi ifadeler, mor-beyaz görseller ve insan hakları evrensel bildirgesiyle birlikte paylaşılmıştır.
Bu yönüyle #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır, medya alanında yalnızca bir hatırlatma değil; kadın haklarının evrensel hukuki statüsünü yeniden teyit eden bir söylem olarak konumlanmıştır.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır etiketi, Türkiye’de kadın hareketinin ortak hafızasında evrensel bir hukuk dilinin yerel bir karşılığı olarak konumlanmıştır. Her yıl 10 Aralık haftasında düzenlenen yürüyüşlerde, açık oturumlarda ve dijital etkinliklerde mor ve beyaz renklerin ağırlıkta olduğu afişler, “Eşitlik Bir Lütuf Değil, Haktır”, “Kadın Hakları İnsan Haklarıdır” ve “Adalet, Eşitlik, Özgürlük” sloganlarıyla birlikte taşınmaktadır.
Kadın örgütleri, baroların kadın komisyonları ve üniversite toplulukları tarafından hazırlanan kısa filmler, belgeseller, dijital sergiler ve afiş kampanyaları; kadın haklarını insan hakları perspektifinden anlatan birer kültürel ifade aracı hâline gelmiştir. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da yapılan etkinliklerde feminist sanatçılar tarafından hazırlanan poster ve illüstrasyonlarda, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 1. maddesi ile kadınların portreleri birlikte kullanılmıştır.
Sosyal medya paylaşımlarında sıkça “Kadın Hakları = İnsan Hakları” ve “Eşitlik Yaşamdır” etiketleriyle birlikte kullanılan görseller, hem uluslararası dayanışmayı hem de yerel mücadeleyi birleştiren sembolik bir ifade biçimi oluşturmuştur.
Bu yönüyle #KadınHaklarıİnsanHaklarıdır, yalnızca bir hatırlatma değil; kadınların insan hakları mücadelesinin kültürel, hukuki ve sanatsal boyutlarını bir araya getiren kalıcı bir hafıza alanıdır.
Kaynaklar, Linkler
- XKİH: https://kadinininsanhaklari.org/kadinin-insan-haklari/
- Medica Mondiale: https://medicamondiale.org/en/violence-against-women/womens-rights-are-human-rights
- Kamer: https://www.kamer.org.tr/menuis/kadin_haklari_insan_haklaridir.pdf
- Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu: https://www.ttb.org.tr/kollar/_kadinhekim/haber_goster.php?Guid=14ffae34-5994-11ec-bb51-0733eb004042
- WAMS: https://wams.nyhistory.org/end-of-the-twentieth-century/the-information-age/womens-rights-are-human-rights/
- Psikiyatri.org: https://psikiyatri.org.tr/4003/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kadin-haklari-insan-haklaridir
- İHD: https://www.ihd.org.tr/images/pdf/8_Mart_Dunya%20Kadinlar_Gunu_2002.pdf
- Feminist Bellek: https://feministbellek.org/kadin-haklari-2/
https://feministbellek.org/kadinin-insan-haklari-yeni-cozumler-dernegi/
Kod: HB_040
Başlık / Etiket: #HandeKadereSesVer, #HandeİçinAdalet
Başlatıcı Olay: #HandeKadereSesVer ve #HandeİçinAdalet etiketi, 2016 yılının Ağustos ayında İstanbul’da yaşayan 22 yaşındaki trans kadın Hande Kader’in yakılarak katledilmesinin ardından ortaya çıkmıştır. Kader, bir süre kaybolduktan sonra Zekeriyaköy mevkiinde yol kenarında yakılmış hâlde bulunmuş, olaya ilişkin soruşturma uzun süre sonuçsuz kalmıştır.
Kadın örgütleri, LGBTİ+ inisiyatifleri, insan hakları savunucuları ve sanatçılar, Hande Kader’in isminin unutulmaması ve trans kadınların yaşam hakkının korunması için #HandeKadereSesVer etiketiyle güçlü bir dayanışma başlatmıştır.
Tarih ve Yer: Ağustos 2016, Türkiye Geneli
Dil: Türkçe
Konu Başlıkları: Transfobi ve Nefret Suçları, Cinsiyet Kimliği ve Yaşam Hakkı, Cezasızlık Politikaları, LGBTİ+ Hakları, Kadın ve Trans Dayanışması, İnsan Hakları, Devletin Koruma Yükümlülüğü, Medyada Nefret Söylemi, Adalet Arayışı, Toplumsal Eşitlik, Feminist ve Queer Day
İlgili Terimler: Hande Kader, Transfobi, Nefret Cinayetleri, LGBTİ+ Hakları, Cinsiyet Kimliği, Trans Kadınların Yaşam Hakkı, Feminist Dayanışma, Kadın Cinayetleri Politiktir, Adalet, Cezasızlık, Devletin Sorumluluğu, Kaos GL, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, SPoD, Mor Dayanışma, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Trans Anma Günü, 25 Kasım, Toplumsal Eşitlik, Yaşam Hakkı.
Açıklayıcı Not: #HandeKadereSesVer ve #HandeİçinAdalet etiketi, 2016 yılında İstanbul’da yakılarak katledilen trans kadın Hande Kader’in ardından yükselen toplumsal adalet çağrısını simgeler. Hande Kader, hem bir trans hakları savunucusu hem de feminist eylemlerde aktif yer alan bir aktivistti. Onun vefatı, Türkiye’de trans kadınların maruz kaldığı sistematik şiddetin, cezasızlığın ve görünmezleştirmenin çarpıcı bir göstergesi olmuştur.
Etiket, yalnızca Hande Kader’in anısını yaşatmak için değil, transfobiye dayalı nefret suçlarının insan hakkı ihlali olarak tanınması amacıyla da kullanılmıştır. Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, feminist hukukçular ve insan hakları savunucuları, “adalet” talebini bu olay üzerinden yeniden tanımlamış; trans kadınların güvenlik, barınma, istihdam ve sağlık hakkına erişim mücadelesini görünür kılmıştır.
#HandeKadereSesVer, Türkiye’de feminist ve queer hareketin kesişim noktasını temsil eder. Etiketin altında toplanan sesler, “Yaşam Hakkı Herkes İçindir” ve “Trans Kadınlar Vardır, Yaşasın!” sloganlarıyla kamusal alanda yankılanmış; Hande Kader’in adı, transfobiye karşı kolektif bir hafıza ve direniş sembolü hâline gelmiştir.
Katılımcı Kurumlar ve Paydaşlar: Kaos GL Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, SPoD (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği), Mor Dayanışma, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Kadın Meclisleri, EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Kadın Koalisyonu, Kadın Savunma Ağı, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı (KADAV), Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD), Feminist Gece Yürüyüşü Kolektifi, Üniversiteli Kadın Kolektifleri, KESK Kadın Meclisi, DİSK Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen Kadın Sekreterlikleri, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, Avrupa Kadın Lobisi (EWL), ILGA-Europe, Amnesty International, Human Rights Watch, Bağımsız Sanatçılar Kolektifi, feminist hukukçular, gazeteciler, akademisyenler ve bağımsız queer inisiyatifler.
Medya Yansımaları: #HandeKadereSesVer etiketi, 2016 yılının Ağustos ayından itibaren hem ulusal hem uluslararası basında geniş yer bulmuştur. BBC Türkçe, Deutsche Welle, Bianet, Kaos GL, Gazete Duvar, Cumhuriyet, BirGün, Evrensel ve JinNews gibi mecralar, Hande Kader’in vefatını ve ardından yükselen adalet çağrılarını ayrıntılı biçimde haberleştirmiştir.
Bianet ve Kaos GL platformlarında yayımlanan yazılar, olayın bir nefret cinayeti olarak ele alınmasını; Cumhuriyet ve BirGün haberlerinde ise Hande Kader’in toplumsal bir sembole dönüşmesini vurgulamıştır. Uluslararası basında The Guardian, Reuters ve BBC haberleri, Türkiye’de LGBTİ+ bireylere yönelik şiddet ve cezasızlık sorununu gündeme taşımıştır.
Sosyal medyada #HandeKadereSesVer etiketiyle paylaşılan içeriklerde “Hande Kader İçin Adalet”, “Trans Kadınlar Vardır, Yaşasın!” ve “Sessiz Kalmayacağız” sloganları öne çıkmıştır. Görsel materyallerde siyah fonlar, mor-beyaz yazılar ve Hande Kader’in gülümseyen portreleri kullanılmış; bu paylaşımlar hem yasın hem direnişin sembolü olmuştur.
Bu yönüyle #HandeKadereSesVer, yalnızca bir medya olayı değil, Türkiye’de transfobiye karşı toplumsal vicdanın uyanışını temsil eden bir dönüm noktası hâline gelmiştir.
Kültürel İzler ve İfade Biçimleri: #HandeKadereSesVer etiketi, Türkiye’de feminist ve queer hareketin ortak belleğinde derin bir yer edinmiştir. Olayın ardından düzenlenen yürüyüşlerde ve anmalarda mor, siyah ve gökkuşağı renkleri, Hande Kader’in portreleri ve “Trans Kadınlar Vardır, Yaşasın!”, “Adalet Hande İçin, Tüm Kadınlar İçin!” yazılı pankartlar öne çıkmıştır.
Sanatçılar, öğrenciler ve aktivistler tarafından hazırlanan illüstrasyonlar, performanslar ve kısa filmler Hande Kader’in gülümseyen yüzünü adalet çağrısının sembolü hâline getirmiştir. Tiyatro ve performans sanatlarında onun hikâyesi, “yaşam hakkı” ve “onur” temalarıyla yeniden üretilmiştir.
Sosyal medyada paylaşılan görsellerde mor ve siyah tonlar, “Hande Kader İçin Adalet”, “Sessiz Kalmayacağız” ve “Yaşamak Haktır” ifadeleri öne çıkmış; bu söylemler kültürel hafızada hem yasın hem direnişin dili olarak yer etmiştir.
Bu yönüyle #HandeKadereSesVer, bir bireyin anısını aşarak trans kadınların görünürlüğü, yaşam hakkı ve onur mücadelesinin kültürel sembolü hâline gelmiştir.
Kaynaklar, Linkler
- XBBC: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37141548
- DW: https://www.dw.com/tr/hande-kaderin-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BClmesi-protesto-edildi/a-19491684
- Bianet: https://bianet.org/haber/hande-kader-dayanismasi-gasp-edilen-hakkin-minik-bir-iadesi-258680
https://bianet.org/etiket/hande-kader-47794 - Kadının İnsan Hakları: https://kadinininsanhaklari.org/wp-content/uploads/2018/09/CSBR_JusticeforHandeKader_31Aug2016.pdf
- KaosGL: https://kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/hande-kaderrsquoin-katili-hanginizin-evinden-cikacak
- STGM: https://www.stgm.org.tr/hande-kaderin-ardindan-oldurulen-trans-kadin-olunca
- MedyaScope: https://medyascope.tv/2016/08/18/yakilarak-oldurulen-trans-kadin-hande-kader-icin-ses-veriliyor/
- Platform24: https://platform24.org/hande-kader-den-ne-ogrenebiliriz/
Etik Metin
İçeriklerin Amacı
Hashtag Belleği Koleksiyonu, bilimsel araştırmalarda kolaylık sağlaması, kadın hareketinin dijital alanda ürettiği söylem ve mücadele biçimlerinin görünür kılınarak derlenmesi, belgelenmesi ve kalıcı hale getirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Sosyal medya mecralarında ortaya çıkan hashtag’ler, kadınların toplumsal, hukuki ve politik taleplerini ifade ettikleri önemli kolektif hafıza unsurlarıdır. Bu çalışma, söz konusu hashtag’leri geçici gündemler olarak değil, kadın hareketinin tarihsel sürekliliği içinde değerlendirilmesi gereken belgesel kaynaklar olarak ele alır. Kütüphane olarak Türkiye’de kadın hareketi tarafından üretilen hashtag’ler arasından seçilen örneklerin kataloglanmasıyla, dijital aktivizmin izleri sistematik biçimde kayda geçirilmekte; araştırmacılar, öğrenciler ve ilgililer için erişilebilir bir başvuru alanı oluşturulmaktadır. Böylece kadınların hak mücadelesinin dijital belleği korunmakta ve geleceğe aktarılmaktadır.
İçeriklerin Kaynağı
Hashtag Belleği koleksiyonunda yer alan tüm içerikler, feminist arşiv etiği ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile uyumlu biçimde düzenlenmiştir. Paylaşılan hashtag metinleri, kamusal alanda dolaşıma açık veriler arasından seçilmiş; kişisel veri içeren, güvenlik riski oluşturabilecek ya da dijital şiddet, hedef gösterme ve özel hayatın gizliliğinin ihlali niteliği taşıyan içerikler titizlikle ayıklanmıştır.
İçerik Kaldırma Talepleri
Arşiv, rıza, güvenlik, görünürlük ve dayanışma ilkelerini temel alarak tasarlanmış olup, kişisel hak ve mahremiyete ilişkin endişeler doğrultusunda içerik kaldırma talepleri için kadineserleri@gmail.com adresinden iletişime geçilebilir. Müracaatınızın ardından talebiniz değerlendirilerek, başvuru yaptığınız mail adresinizden dönüş yapılacaktır.
İçerik kaldırma talepleri için: kadineserleri@gmail.com (Lütfen mailde adınız ve soyadınızı, iletişim bilgilerinizi, ihlal olduğunu düşündüğünüz belge no ve ihlal sebebini belirtiniz.)

