Özel Arşivler Konferans Dizisi: “Şahıs Arşivleri” / 23 Ocak 2019

Her şey arşiv mi? Arşivin değerini kim belirliyor? Kimlerin arşivini topluyoruz? Belgeler üzerinden eriştiğimiz bilgiler ne kadar doğru? Ya ulaşamadığımız bilgiler…

Özel Arşivler Konferans Dizisi kapsamında, 23 Ocak 2019 Çarşamba günü Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tûba Çavdar Karatepe’nin “Şahıs Arşivleri” başlıklı konuşmasını dinledik. Kütüphanecilik açısından önemli bir isim olan araştırmacı ve bibliyograf Seyfettin Özege’nin arşivini konuşmasının odağına alan Tûba Çavdar, arşivin hikâyesi, düzenlenmesi, belgelerin tanımlanması sürecinden ve arşivin diğer öznelerinden bahsederek, sorduğu sorularla kişi özel arşivlerindeki belgelerin anlattıklarına/ anlatamadıklarına, her bir belgenin aynı zamanda birden fazla ifadesinin olduğuna ve bu noktada arşivcinin rolü üzerine odaklandı.

Kurum arşivi nedir? Özel arşiv malzemesi nedir, ne içerir? sorularıyla başladığı konuşmasında, arşiv belgeleri ya da bağlantılı belgeler üzerinden ulaşılan bilgilerin ne kadar gerçeği yansıttığı, bütün bir yaşamı ortaya koymanın gerekli olup olmadığı, görünen ve erişilenin aksine görünmeyenin de akılda tutulması gerektiği üzerine görüşlerini dile getirdi. Şahıs arşivleri ya da arşivlerin düzenlenmesi ile ilgili literatürdeki çalışmalar üzerinden pek fazla soru üretemediğini söyleyen Tûba Çavdar, bir bilgi ve belge uzmanının, arşivlerin düzenlenmesinde sosyal bilimlerin farklı dallarında yapacağı okumalarla -Berat Açıl, İsmail Kara, Edhem Eldem’in yazılarından ve Michel Rolph Trouillot’nun “Geçmişi Susturmak: Tarihin Üretilmesi ve İktidar” adlı kitabından örnekler vererek- yeni bakış açıları kazanmasının mümkün olduğunu belirtti.

Konuşmasının devamında tanımlama konusunun önemi üzerinde duran Tûba Çavdar, her araştırmacının arşivlerde başka bir bilginin peşinde olduğu gerçeğinden hareketle mükemmel tanımlamadan söz etmenin mümkün olmayacağını ifade etti. Arşivcinin bu noktada kapsayıcı, sade ve net, objektif bir tanımlama yapması gerektiğinin ve tanımlayan tek bir kişi değilse, dilde birlik sağlamak adına belirli bir biçim saptanıp bu biçim üzerinden devam edilmesinin önemi üzerinde durdu.

 

 

Bu gönderiyi paylaş