Sözlü Tarih Sertifikalı Eğitim Programı: “Eşraf Ailelerinde Kadın Anlatıları” – IV. Oturum / 26 Mayıs 2018

Temel amacı sözlü tarih yöntemini feminist söylemle ele almak, anlatmak, alanda çalışacak araştırmacılara yol göstermek, sözlü tarih çalışmalarının yaygınlaşmasını sağlamak olan “Sözlü Tarih Sertifikalı Eğitim Programı”nın 4. oturumu, 26 Mayıs 2018 Cumartesi günü yapıldı. “Eşraf Ailelerinde Kadın Anlatıları” başlıklı bu oturumun konuşmacıları, sözlü tarih alanında deneyimlerini ve çalışmalarını paylaşmak üzere gönüllü olarak programa katılan hocalarımız Ayşe Durakbaşa ve Meltem Karadağ idi. Programın bir diğer gönüllü hocası Birsen Talay Keşoğlu, bu eğitim programı sonrası yazdığı makalede 4. oturumun içeriğini şu şekilde özetliyor:

Dördüncü oturumda ise Ayşe Durakbaşa ve Meltem Karadağ’ın ‘Eşraf Ailelerinde Kadın Anlatıları’ adlı sunumları oldu. Ayşe Durakbaşa, Meltem Karadağ ve Gül Özsan’ın birlikte gerçekleştirdiği ‘Türkiye’de Taşra Burjuvazisinin Oluşum Sürecinde Yerel Eşrafın Rolü ve Taşra Kentlerinde Eşrafın Rolü’ başlıklı TÜBİTAK projesini ve elde ettikleri sonuçları paylaştılar. 16 aile ile görüşmeler yaptıklarını, bu ailelerden 11 erkek ve 19 kadın görüşmeci ile mülakatları yarı-yapılandırılmış biçimde gerçekleştirdiklerini belirttiler. Taşradaki eşraf ailesinde kadınların kendilerini nasıl ve hangi sebeplerle merkezde konumlandırdıklarını aktardılar. Bu sözlü tarih çalışmasını Muğla, Denizli, Aydın, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te gerçekleştirdiklerini belirttikten sonra, görüşmelerin videoları ve fotoğraflarını da paylaştılar. Eşraf ailesinden gelen kadınların, kendi aile kökenlerini çok önemsediği ve bunu kocalarına karşı bir güç oluşturmak için yaptıkları ifade edildi. Eşraf ailelerindeki kadınların, erkeklerden farklı anlatılar kurduklarını, öne çıkan başlıkların oldukça farklılaştığını vurguladılar. Sonuç olarak, Türkiye’de ulusallığın ve modernleşmenin taşrada kadınlar üzerinden nasıl kurgulandığını aktardılar. Eşraf ailelerinin kızlarının eğitimi için kız enstitülerinin tercih edildiği, bu kızların meslek sahibi olmasının hedeflenmediği, eğer bir mesleği olacaksa öğretmen olmasının tercih edildiği açıklandı.

Görüşmecilere, görüştükleri kişilere öncelikle çocukluklarını anlattırmakla başlamaları tavsiye edildi. Soru biçimleri için de Paul Thompson’ın Geçmişin Sesi (Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1999) adlı kitabının arkasındaki sorulara bakmaları önerildi. Ayrıca, kadın araştırmacıların kadınlarla yaptığı görüşmelerin çok daha verimli sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Görüşme sırasında albüme konulmak için seçilen fotoğrafların da birçok konuda yol gösterici olduğu ifade edildi.

Meltem Karadağ, elit kesimle ilişki kurmak için, onların yoksullaşmış akrabaları, arkadaşları ya da çalışanları ile iletişim kurmanın sonuç alınabilecek bir yol olduğunu, başka bir deyimle aşağıdan yukarı doğru iletişim ağının sonuç verebildiğini anlatı. Sosyal sermaye ve sembolik sermaye yaratılmasında eşraf ailesinin kadınlarının öneminin altı çizildi. Taşra eşraf ailesindeki evlatlıklar meselesi ise, Ferhunde Özbay’ı da anarak şu şekilde özetlendi: Evlatlık almak için kız çocukları tercih edilir, ömür boyu süren bir ilişki biçimidir ve yüksek bir emek sömürüsü vardır.”*

*Kaynak:http://www.feministyaklasimlar.org/sayi-34-35-haziran-2018/kadin-sozlu-tarih-semineri-uzerine/

Bu gönderiyi paylaş