Sözlü Tarih Sertifikalı Eğitim Programı: “Kadınlardan Öğrenmek: Kadınların Kuşaklar ve Sınıflar Arası Bilgi Aktarımı” – V. Oturum / 27 Mayıs 2018

Sözlü Tarih Sertifikalı Eğitim Programı: “Kadınlardan Öğrenmek: Kadınların Kuşaklar ve Sınıflar Arası Bilgi Aktarımı” – V. Oturum / 27 Mayıs 2018

Temel amacı sözlü tarih yöntemini feminist söylemle ele almak, anlatmak, alanda çalışacak araştırmacılara yol göstermek, sözlü tarih çalışmalarının yaygınlaşmasını sağlamak olan “Sözlü Tarih Sertifikalı Eğitim Programı”, 5 – 27 Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Beş oturum boyunca katılımcıların edindikleri bilgiler doğrultusunda gruplar oluşturarak genel hatlarıyla sözlü tarih projesi tasarlamaya çalıştıkları programın sonuncusu “Kadınlardan Öğrenmek: Kadınların Kuşaklar ve Sınıflar Arası Bilgi Aktarımı” başlıklı oturumun konuşmacıları Elif Ekin Akşit ve Funda Şenol Cantek’ti. Programa gönüllü olarak katılan ve bilgilerini bizlerle paylaşan değerli hocalarımızdan Nişantaşı Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tarih Bölümünden Doçent Birsen Talay Keşoğlu, programdan sonra yazdığı makalede sonuncu oturumun içeriğini şu şekilde özetliyor:

“Beşinci ve son oturumda Funda Şenol Cantek ve Elif Ekin Akşit sunumlarını yaptılar. Akşit’in Ankara’dan video konferansla katıldığı oturumda Cantek ve Akşit, sözlü tarih çalışmaları ile ilgili deneyimlerini ve yaptıkları çalışmanın detaylarını aktardı. Dört yıl önce Elif Akşit ile birlikte yaptıkları Ankara Üniversitesi, BAP projesi olan, ‘Kadınlardan Öğrenmek: Kadınların Sınıflar ve Kültürlerarası Bilgi Aktarımı’ projesinin bir özetini sundular. Bu çalışmadan yola çıkarak, ‘feminist metodoloji doğrultusunda mülakat, sözlü tarih görüşmesi, odak grup görüşmesi ve katılımlı gözlem nasıl yapılır, etik sorunlar nelerdir’ gibi soruların yanıtlarını öğrencilerle birlikte nasıl aradıklarını aktardılar.

Cantek, kadınların kuşaktan kuşağa, kültürden kültüre geleneksel bilgi ile kurumsal bilgiyi taşıdıklarını, bazen birinin, bazen diğerinin öne çıktığını ama ikisinin de önemini koruduğunu temel varsayım olarak ortaya koydu. Kadınlar arası bilgi aktarım pratikleri ve metotlarının toplumsal cinsiyet ilişkilerini belirlediğini, bazen daha özgürleştirici ve bazen de daha baskılayıcı olduğunu iddia etti. Bu bilginin aktarılması için uygun mekânlar, ortamlar ve bağlamlar hakkında bilgi verdi. Mutfak, homososyal mekânlardan hamam, kabul günleri, doğum, lohusalık, evlilik gibi kadınlar için önemli olan eşiklerin de bu bilginin aktarılması için vesile olduklarını belirtti.”*

Oturum sonrası eğitimcilere teşekkür belgeleri, katılımcılara ise katılım sertifikaları takdim edildi. Programa gönüllü olarak katılan, zamanını ayıran, çalışmalarını, deneyimlerini ve bilgilerini paylaşan hocalarımıza ve programa ilgi gösteren katılımcılara tekrar teşekkür ederiz.

*Kaynak:http://www.feministyaklasimlar.org/sayi-34-35-haziran-2018/kadin-sozlu-tarih-semineri-uzerine/

Bu gönderiyi paylaş